KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2017/47 E., 2020/4294 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2020
- Esas No
- 2017/47
- Karar No
- 2020/4294
- Temyiz eden (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Karşı taraf (davacı)
- ... Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- Davacı adına, hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2012 yılının Ekim ayının (1.) dönemi için re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle açılan davada verilen ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının; dilekçede yazılı nedenlerle bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca, Tetkik Hâkimi ...'ın açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde, ehliyet hususu, ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; bu hükümlere göre, idari davalarda davayı açan ve davanın yöneltildiği kişilerde dava ehliyetinin varlığı, açılan davaların incelenebilmesi için zorunlu bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dosyanın incelenmesinden; dava açıldığı tarih itibarıyla tüzel kişiliği devam eden ancak, ticaret sicilindeki kaydının tasfiye sonucu silindiği hususunun 27/01/2016 tarihli ve 8998 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanması suretiyle tüzel kişiliği sona eren davacı şirket adına tesis edilen işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen mahkeme kararının bozulması istemiyle davalı idare tarafından temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre, şirketlerin tüzel kişilikleri, ticaret sicilinden silinmeleriyle sona erer. Olayda, adına işlem tesis edilen şirketin tüzel kişiliği de, ticaret sicilinden silindiği tarihte sona ermiş bulunmaktadır. Bu tarihten sonra, sözü edilen şirketin haklara sahip olması, borçlu kılınması ve temsili hukuken mümkün değildir.
Bu durumun sonucu olarak, tüzel kişiliğin sona ermesinden önce tesis edilen işlemlerin de, herhangi bir hukuki sonuç doğurması; hukuki sonuç doğurmayan işlemlerin ise, herhangi bir kişinin menfaatini ihlal etmesi söz konusu olamaz.
Ancak, mevzuatta sorumluluklarını düzenleyen hükümler uyarınca, münfesih şirketin ortakları veya kanuni temsilcileri ya da tasfiye memurları adına bu sıfatları nedeniyle tesis edilen veya edilecek işlemlerin bunların menfaatini etkileyeceği tartışmasızdır.
Bu hukuki durum karşısında; münfesih şirket adına tesis edilen işlemin ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada verilen mahkeme kararının herhangi bir hukuki sonuç doğurması söz konusu olmadığından, davalı idare tarafından yapılan temyiz başvurusunun esasının incelenmesi olanaklı değildir.
Danıştay 7. Daire, E. 2017/47, K. 2020/4294, 2 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama