KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/2205 E., 2021/5169 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/2205
- Karar No
- 2021/5169
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Un İrmik Makarna Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına tanzimli ..., ... ve ... sayılı dahilde işleme izin belgeleri kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden ...Denizcilik Tarım Ürünleri Turizm Nakliye Madencilik Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyannameyle makarnalık buğday yerine adi/ekmeklik buğday ithal edildiğinden bahisle davacı adına 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile 2. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezaları nedeniyle tesis edilen ihtiyati haczin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca borçlunun mallarını kaçırması ve hileli yollara sapması ihtimalinin varlığından bahisle ihtiyati haciz kararı alınmışsa da; ihtiyati hacze konu vergi borcunun büyüklüğü, davacının sermaye yapısı, faaliyetleri, gümrük inceleme raporunda yer alan saptamalar ve idarenin iddiaları ve sunduğu belgeler arasında davacının hileli yollara başvurma ihtimaline ilişkin tespitlerin bulunmadığı, anılan düzenlemede öngörülen koşulların davacı açısından gerçekleşmediği anlaşıldığından,
adına tesis edilen ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Olayda, para cezasının miktarı göz önüne alındığında, borçluların kaçma, mallarını kaçırma ve hileli yollara başvurma durumlarına karşı önlem alınması gerektiğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/2205, K. 2021/5169, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama