KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/2221 E., 2022/128 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
- Esas No
- 2018/2221
- Karar No
- 2022/128
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... (...) Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2007 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında işlem gören eşyaya ilişkin dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle gümrük ve katma değer vergileri, dampinge karşı vergi ile kaynak kullanımını destekleme fonu payı ile anılan vergiler ve fon payı üzerinden 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 238.maddesi uyarınca karara bağlanan para cezasının itirazsız kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı adına düzenlenen ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında 2007 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 14 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin dahilde işleme rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle, muafiyet kapsamından çıkarılan eşyaya isabet eden gümrük ve katma değer vergileri,
dampinge karşı vergi ile kaynak kullanımını destekleme fonu payının tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesi uyarınca tesis edilen işlem ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesi uyarınca hesaplanan para cezası kararına ilişkin tebligat evrakına ''gösterilen adresin yetersiz ve muhatabın tanınmıyor'' yolunda şerh düşülerek anılan işlemlerin davacıya tebliğ edilemediği hususunun muhtar imzasıyla tespit edildiği, bunun üzerine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebliğ yoluna gidildiği,
söz konusu kamu alacağının ödenmemesi üzerine düzenlenen ödeme emrinin ise davacının MERNİS adresine 21/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, 7201 sayılı Kanun'un 10, 21 ve 28. maddeleri uyarınca tebligatın öncelikle davacının bilinen adresine yapılmaya çalışılması;
bilinen adreste tebligat gerçekleştirilemezse aynı Kanun'un 21. maddesinde belirtilen usule göre MERNİS adresine tebliğ yoluna gidilmesi gerekmekte olup, dava konusu ödeme emrinin davacının adres sorgulama sisteminde yer alan adresine tebliğ edildiği de göz önüne alındığında, ödeme emrinin dayanağı işlemlerin, usulüne uygun tebliği yoluna gidilmeden, doğrudan ilanen tebliğ edilmek suretiyle kesinleştirildiğinden bahisle düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan işlemler davacıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri doğrultusunda tebliğ edilerek, itiraz edilmeksizin kesinleştiğinden alacağın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/2221, K. 2022/128, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama