KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2018/902 E., 2021/4558 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/902
- Karar No
- 2021/4558
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- Müflis … Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi adına İflas İdaresi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
648 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından,.
Anonim Şirketi'nden satın alınan 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (I) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan 27.10 tarife pozisyonundaki malların, 2012/3792 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılmak üzere taahhüt verilerek üretilmesinin ardından yapılan mahsuben iade başvurusunun mahkeme kararı üzerine yerine getirilmesinin ardından, inceleme raporu ile imal edilen ürünün liste dışı olmadığının tespit edildiğinden bahisle,
2012 yılının Ekim ayının (2.) dönemi ile Kasım ve Aralık aylarının (1. ve 2.) dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, davacı şirket tarafından teslim alınan baz yağlara, gerçekte, imal edilen ürünü 27.10 tarife pozisyonunda yer alan ürünler sınıfından çıkarmaya (%70'ten daha az baz yağı ihtiva eden ürünler) yetmeyecek kadar az miktarda katkı maddesi eklenerek, üretilen mamülün 27.10 tarife pozisyonunda yer alan ürünler arasında değilmiş gibi beyan edildiği, üretim tasdik raporu, üretim formülleri ve davacı şirket yetkilisinin ifadesinde üretilen ürünlerin %98 oranında baz yağı içerdiği hususunun açıkça yer aldığı,
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kocaeli Laboratuvar Müdürlüğünce üretim formülleri üzerinde yapılan araştırmada da, baz yağı oranlarının %70'ten fazla olduğu, bu ürünlerin bağlayıcı olmamakla birlikte 2710.19 tarife alt pozisyonunda yer alacağının bildirildiği, dolayısıyla üretilen ve %70'ten çok daha fazla oranda baz yağı ihtiva eden mamülün gerçekte 27.10 tarife pozisyonunda yer aldığı, davacı şirketin imalatçı sıfatıyla ithal ettiği ve yurt içinden satın aldığı 4760 sayılı Kanun'un (I) sayılı listesinin (B) cetvelinde yer alan baz yağları taahhütlerine uygun bir şekilde kullanmadığı sonucuna varıldığı;
tekerrüre esas alınan 2011 yılının Nisan dönemine ilişkin vergi ziyaı cezasının 12/11/2012 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği ve 12/12/2012 tarihinde kesinleştiği, dava konusu vergi ziyaı cezasının da aynı takvim yılına ilişkin olduğu göz önüne alındığında, tekerrüre esas alınan cezanın kesinleştiği yılı takip eden yılın başından itibaren kesilen cezalara tekerrür hükmü uygulanabileceğinden vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine,
vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Olayda tekerrür şartları oluştuğundan kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın iptale ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2018/902, K. 2021/4558, 9 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama