KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/4591 E., 2020/4952 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
- Esas No
- 2019/4591
- Karar No
- 2020/4952
- Temyiz eden (davacı)
- … Madeni Yağ Tekstil Kimyasalları Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca, madeni yağ imalatı faaliyetinde bulunan davacı şirket tarafından üretilen mamüllerin 34.03 pozisyonunda değil, 27.10 pozisyonunda yer alan diğer madeni yağlar kısmında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle, 2011 yılının Ocak ilâ Aralık aylarına ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kısmen tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda; davacıdan ürün alan müşteriler nezdinde yapılan karşıt inceleme beyan ve tutanaklarında, alınan ürünlerin işleme tabi tutulmadan akaryakıt olarak kullanıldığı ya da akaryakıt olarak kullanılmak üzere nakliye veya taşıma ticareti yapan müşterilere satıldığının ifade edildiği,
davacı tarafından (I) sayılı listeye dahil olmayan 38.11. pozisyonunda yer alan "akışkanlığı düzenleyici müstahzar" ve "endüstriyel aromatik yağ" imalinde kullanılma taahhüdü ile alınan baz yağlara yurt içinden temin edilen katkı maddeleri eklenmek suretiyle çeşitli yağlama müstahzarları üretilip satıldığı, üretim tasdik raporlarında imal edilen ürünlerin 34.03 pozisyonunda yer aldığının belirtilmesine karşın "lanolin" ve "molibden disülfitin" alımlarına rastlanılmadığı,
bu nedenle içeriğindeki baz yağı oranı %70 ve üzerinde olan bu müztahzarların 27.10 pozisyonunda yer alan ürünler kapsamında olduğu hususunun, yasal defter kayıt ve belgelerinin incelenmesinden, dönem içi hammadde ve katkı maddeleri alış miktarları ile dönembaşı ve dönemsonu stok miktarları dikkate alınmak suretiyle imalata sevk edilen hammadde ve katkı maddelerinin miktarları üzerinden yapılan tespitler ile mal sattığı firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemeler ve firma yetkililerinin ifadeleriyle açıkça ortaya konulması karşısında, özel tüketim vergileri ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı.
2010 yılının Eylül dönemine ilişkin olarak kesilen ve 2011 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının 2011 yılı için kesilen vergi ziyaı cezaları bakımından tekerrüre esas alınmasının hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle, bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle attırılan kısmının ise iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bozma kararı üzerine verilen Mahkeme kararının, eksik incelemeye dayandığı, imalat süreci ile üretilen ürünlerin niteliğinin bilirkişi incelemesi suretiyle belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın redde ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacının, temyiz isteminin kabulü ile eksik incelemeye dayanılarak düzenlenen vergi inceleme raporundaki tespitlere dayanılak verilen mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyu ile, karara katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/4591, K. 2020/4952, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama