KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2019/969 E., 2022/4457 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2022
- Esas No
- 2019/969
- Karar No
- 2022/4457
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Dış Ticaret ve Tekstil Sanayi Anonim Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı beyannameler muhteviyatı eşya nedeniyle karara bağlanan para cezalarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, savunma dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu ödeme emrinden önce asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrine ait tebliğ zarfına "İlgili mahallede söz konusu adres bulunmamaktadır.
Çıkış mercine iade" şerhi düşülerek tebligatın iade edilmesinden sonra tekrar posta yoluyla tebligat denenmediği gibi bahsi geçen ödeme emrine ait tebligatın posta yoluyla yapılamadığına ilişkin hususun, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesinin son fıkrasında öngörüldüğü şekilde, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda durumun taahhüt ilmühaberine yazılarak, tarih ve imza konularak hazır bulunanlara imzalatılması gerekirken, sadece posta memuru tarafından tarih ve imza konulmak suretiyle tebligatın iade edilmesi üzerine,
akabinde, ilanen tebliğ yoluna gidildiğinin görüldüğü, bu durumda, asıl kamu borçlusu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, ortada asıl vergi borçlusu şirket hakkında usulüne uygun şekilde gerçekleştirilmiş bir takibin varlığından söz edilemeyeceğinden, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2019/969, K. 2022/4457, 14 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama