KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/1132 E., 2023/4665 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/1132
- Karar No
- 2023/4665
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ... Otomobil Pazarlama İşletme ve Sanayi Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu...
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin .... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bazı araçların alış bedelinden daha düşük fiyatlara satıldığı ve araca eklenmek suretiyle satışı yapılan otomatik ayna, çelik jant, boya koruyucu gibi aksesuarların bedellerinin satış faturasına dahil edilmediğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2011 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ....
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacı tarafından satışı gerçekleştirilen araçlar için beyan edilen özel tüketim vergisi matrahının, aracın alındığı ithalatçı firma tarafından düzenlenen satış faturasındaki bedelden düşük olduğunun faturaların karşılaştırılması suretiyle ortaya konulduğu, satış fiyatları belirlenirken araçların müşterilere teslim edildiği tarihe kadar distribütör firmaca yapılan ya da sonradan iptal edilen iskonto tutarlarının da dikkate alındığı,
bu nedenle, cezalı tarhiyatın özel tüketim vergisi matrahının alış fiyatlarından düşük gösterilmesi suretiyle vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden bahisle yapılan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, davacı şirketin sadece motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti ile değil, genel bakım ve onarım hizmetleri faaliyetiyle de iştigal ettiği, bu iki faaliyet konusunun birbirinden bağımsız olduğu, genel bakım ve onarım hizmetleri faaliyetlerinin motorlu kara taşıtlarının perakende ticareti faaliyetiyle ilgisinin bulunmadığı,
yurt dışından ithal edilen araçların genel bakım ve onarım hizmetleri faaliyetinin özel tüketim vergisine tabi olduğu yönünde bir düzenleme bulunmadığı, yurt dışından ithal edilen ve davacının bayilik sözleşmesi kapsamında satın aldığı araçların satış bedelleri üzerinden zaten özel tüketim vergisi hesaplandığı, alıcının aracı istediği servise bakım ve onarım için götürebileceği gibi istediği firmaya giderek aksesuar taktırabileceği, söz konusu işlemin aracın satışından sonra da yapılabileceği, özel tüketim vergisine tabi olan faaliyetin yurt dışından ithal edilen aracın nihai tüketiciye yapılan ilk satışı olduğu,
davacı firmanın aksesuar alış ve satışları için ayrıca fatura düzenlediği, bu itibarla cezalı tarhiyatın aksesuar bedellerinin matraha eklenmesi suretiyle yapılan kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 12. maddesinin yanlış yorumlandığı, bayiler için ithalattaki katma değer vergisi matrahının dikkate alınamayacağı, vergi inceleme raporunun somut tespitlere dayanmadığı; davalı idarece, araçlar ile birlikte satışı yapılan aksesuarların bedellerinin araçların fiyatlarına eklenilmemesi suretiyle vergi ziyaına sebebiyet veren davacı adına tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/1132, K. 2023/4665, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama