KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/1210 E., 2023/1665 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Mart 2023
- Esas No
- 2020/1210
- Karar No
- 2023/1665
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının bandrolsüz alkollü içki bulundurduğunun tespit edildiğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2019 yılının Ocak dönemine ilişkin re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergileri ile kesilen vergi ziyaı cezalarını ihtiva eden vergi/ceza ihbarnameleri ile bu vergilerin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, 17/06/2019 tarihinde tebliğ edilen ihbarnameler üzerine davacı tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi çerçevesinde 26/06/2019 tarihinde Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğüne düzeltme başvurusunda bulunulduğu, vergi dairesinin istemi reddetmesi üzerine 02/08/2019 tarihinde Manisa Vergi Dairesi Başkanlığına aynı istemle başvurulduğu, Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Grup Müdürlüğünün istemin reddine ilişkin cevabının davacıya 12/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafından 11/10/2019 tarihinde ilk davanın açıldığı,
idareye başvurmakla durduğu varsayılan ve ret cevabı ile işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresinden kalan 21 günlük süre geçirildikten sonra ilk davanın açıldığı göz önüne alındığında, ihbarnamelerin tebliği üzerine süresinde dava açılmadığı gibi, davacı lehine hareketle vergi dairesine yapılan başvurunun reddi üzerine dava açıldığının kabulü halinde dahi uyuşmazlık konusu ihbarnamelerin tebliğinden sonra dava açma süresi içinde vergi dairesine başvurmakla durduğu varsayılan ve ret cevabı ile işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresinden kalan 21 günlük süre geçirildikten sonra açılan davada süre aşımının bulunduğu;
öte yandan, dilekçe ret kararı verilen ilk davada davacı tarafından dava konusu edilmeyen ve davacıya ilk dava açma tarihinden sonra 22/10/2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrinin de dava konusu edildiği, ilk davada dava konusu edilmeyen işlemlerin Mahkemece verilen dilekçe ret kararı üzerine davaya dahil edilmesinin davanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğu anlaşıldığından, ödeme emrinin iptali isteminin yargı merciince incelenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen süre aşımı nedeniyle reddine, kısmen de incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İstinaf kararının Anayasa’nın 36. ve 40. maddelerine aykırı olduğu, hak arama hürriyeti ile adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ve dava konusu işlemlerde dava açma sürelerinin belirtilmediğinden bahisle mahkemeye erişim hakkının engellendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/1210, K. 2023/1665, 21 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama