KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/26 E., 2022/3523 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/26
- Karar No
- 2022/3523
- Temyiz eden (davacı)
- … İnşaat Nakliyat Turizm Petrol Ürünleri Kimyevi Maddeler Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Madeni yağ ve müstahzarları imalatı ile alım satımı faaliyetinde bulunan davacının 2009 takvim yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporunda, davacı tarafından üretilen ürünlerin 27.10 pozisyonunda beyan edilmesi gerekirken 34.03 pozisyonunda beyan edilerek vergi kaybına sebebiyet verildiğinden bahisle 2009 yılı Aralık ayının 2. dönemi için re'sen salınan özel tüketim vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dava dosyası muhteviyatı davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile.
Gres ve Madeni Yağ Nakliyecilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen görüş ve öneri raporunda yer alan, davacının envanter defterinde sadece para birimi bazında kayıt yapıldığından stok miktar bilgilerinin temin edilemediği, yeminli mali müşavir üretim tasdik raporlarından, üretimde kullanılan baz yağ ve katık maddelerin %96 baz yağı ve %4 katık maddesi formülüyle kullanıldığı, madeni yağ üretmek üzere baz yağ alımı ve ithalatı yapan davacı ile anılan firma ve.
Petrol Ürünleri Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi yetkilileri arasında organik bağ bulunduğu, üç firmayı da fiili olarak … adlı şahsın sevk ve idare ettiği, anılan firmalar arasında yüksek tutarlı fatura alış verişinin bulunduğu, ayrıca çokca işlem yapılan … ve … firmalarının ortaklarının aynı şahıslar olduğu, mal ve hizmet hareketi bakımından diğer üç firma ile kendi aralarında irtibatlı oldukları, firmaların madeni yağları veya baz yağı akaryakıt olarak kullanılmak üzere solventle incelterek veya doğrudan akaryakıt olarak satan kişi veya firmalara yüksek tutarlı satışlarının bulunduğu,
davacının da aralarında bulunduğu üç firmanın muhasebe kayıtlarının birbirleriyle ilişkili olduğu, iş yerlerinin ortak kamera sistemiyle gözetlendiği, davacı tarafından makine, cihaz ve taşıt yağlama müstahzarı olarak teslim edilen ürünün kamyon, tır ve otobüs garajlarında nihai kullanıcılara akaryakıt yerine kullanılmak üzere satıldığının yakalamalar ile ortaya konulduğuna ilişkin tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından 34.03 pozisyonunda üretildiği iddia olunan malın 27.10 pozisyonunda sınıflandırılması gerektiği sonucuna ulaşıldığından,
dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Vergi Mahkemesince, vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerle yetinilip ayrıca araştırma yapılmadığı, vergi inceleme elemanınca mamûlün GTİP'inin bile tam olarak belirlenmediği, üretilen ürünün pozisyonunun bilirkişi incelemesi ile saptanması gerektiği, eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulmasının icap ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/26, K. 2022/3523, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama