KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/2883 E., 2022/3326 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Esas No
- 2020/2883
- Karar No
- 2022/3326
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu Tasfiye Halinde … Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketinin 2007 yılının Şubat, Mayıs ve Temmuz ila Aralık aylarında satışlarına konu ettiği araçların satış bedellerini ve özel tüketim vergisi matrahlarını ithalattaki katma değer vergisi matrahından düşük göstermek suretiyle vergi kaybına sebebiyet verdiğinden bahisle borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası uyarınca davacı adına re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ve kesilen vergi ziyaı cezaları ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, tasfiyesi tamamlanan şirketlerin tasfiyeden önceki dönemlere ait ancak sonradan ortaya çıkarılan vergisel ödevlerinden kimin ne şekilde sorumlu kılınacağına ilişkin hukuki boşluğun 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 9. fıkra ile giderildiği ve tasfiye edilerek tüzel kişilik kaydı ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin olarak yapılacak her türlü vergi tarhiyatı ve kesilecek cezaların,
müteselsilen sorumlu olmak üzere tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden herhangi biri adına yapılmasını öngören düzenleme getirildiği belirtilerek, olayda, davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu şirketin 03/04/2012 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmek suretiyle tasfiye edildiği anlaşılmakta ise de, anılan düzenlemenin 03/07/2009 tarihinde yürürlüğe girmiş olması nedeniyle davacı adına 2007 yılının Şubat,
Mayıs ve Temmuz ila Aralık dönemlerine ilişkin gerçekleştirilen tarhiyatlarda ve eylemler dolayısıyla kesilen cezalarda uygulanma olanağı bulunmadığından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 21/05/2019 tarih ve E:2016/2069, K:2019/3438 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/2883, K. 2022/3326, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama