KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3388 E., 2022/3661 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2022
- Esas No
- 2020/3388
- Karar No
- 2022/3661
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı … Başkanlığı
- Karşı taraf (davacı)
- … Sigorta Aracılık Hizmetleri Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak ilâ 2008 yılının Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Bozma kararı üzerine, sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacının yürüttüğü faaliyet nedeniyle banka ve sigorta muameleleri vergisinin mükellefi olmadığı, olayda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinin 2. fıkrasında tanımlanan ve vergilendirme hatası olarak kabul edilen "mükellefiyette hata"nın varlığının kabulü zorunlu olduğundan, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; tahsil edilen tutarın yasal faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile ödenen verginin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İşbu davaya konu vergiler ... Vergi Mahkemesinin E:…, ... Vergi Mahkemesinin E:… dosyalarında da dava konusu edildiğinden mükerrerlik bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin 2007 yılının Ocak ilâ Aralık dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iptaline ve ödenen vergilerin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının onanması, 2008 yılının Ocak ilâ Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak ilâ 2008 yılının Temmuz dönemleri için ödenen banka ve sigorta muameleleri vergisinin iadesi istemiyle yapılan şikâyet başvurusunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile ödenen verginin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda; "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri açıkça düzenlenmemiş ise de, hukuk sistemince kabul edilmiş ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; "aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise "aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" ve "kesin hüküm" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış.
115. maddesinde ise mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış.
303. maddesinin 1. fıkrasında da, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği hükmüne yer verilmek suretiyle aynı uyuşmazlık ile ilgili farklı yargı kararlarının doğmaması amaçlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararının, dava konusu işlemin 2007 yılının Ocak ilâ Aralık dönemlerine isabet eden kısmının iptali ile anılan dönemlere ilişkin vergilerin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Temyize konu kararın, dava konusu işlemin 2008 yılının Ocak ilâ Temmuz dönemlerine isabet eden kısmının iptali ile anılan dönemlere ilişkin vergilerin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
Dosyanın, Dairemizin E:2015/4650 esasında kayıtlı dosyası ile birlikte incelenmesinden; işbu dava konusu işlemin 2008 yılının Ocak ilâ Temmuz dönemlerine ilişkin kısmının ... Vergi Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava konusu edildiği, anılan dosyada verilen ısrar kararına yönelik temyiz başvurusunun Vergi Dava Daireleri Kurulunca reddine karar verildiği, akabinde karar düzeltme aşamasından da geçerek kesinleştiği anlaşıldığından, dava konusu işlemin bu kısmına ilişkin olarak yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri bağlamında kesin hüküm sebebiyle uyuşmazlığın esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığından davanın reddi yönünde karar verilmesi gerekirken, iptali yönünde verilen mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/3388, K. 2022/3661, 6 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama