KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/3841 E., 2023/1186 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 1 Mart 2023
- Esas No
- 2020/3841
- Karar No
- 2023/1186
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacının boşandığı eşinin ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği gelirleri davacıya ivazsız olarak intikal ettirdiğinden bahisle düzenlenen vergi tekniği raporuna dayalı olarak takdir komisyonu kararına istinaden davacı adına 2011 yılına ilişkin re'sen tarh edilen veraset ve intikal vergisi ile %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine; takdir komisyonu tarafından veraset ve intikal vergisi matrahına ilişkin olarak vergi tekniği raporuna istinaden matrah belirlenmiş olmasına karşın, takdir komisyonu kararında matrah farkının nasıl hesaplandığının davalı idare tarafından ortaya konulamadığı ve bu haliyle belirlenen matrahın hangi veriler esas alınarak belirlendiğinin anlaşılamadığı;
takdir komisyonu kararına dayanak olarak alınan vergi tekniği raporunun incelenmesinden, ...'ın tefecilik suçu işlediği ve bu faaliyeti dolayısıyla elde ettiği geliri menkul ve gayrimenkul olarak muvazaalı şekilde boşandığı eşi davacı ...'a ve kızına ivazsız olarak intikal ettirdiği, davacının ev hanımı olduğu, herhangi bir gelirinin bulunmadığı, intikal eden menkul ve gayrimenkul ile nakit parayla ilgili bildirimde bulunmadığı, durumun tespiti amacıyla ilgili banka şubesinden 2009 ilâ 2013 yılları için hesap dökümlerinin istenildiği,
davacının hesaplarında 2009 yıllarından itibaren çeşitli zamanlarda yatırılan 1.026.770,23-TL tutarında nakit paranın bulunduğu ve bu paranın vadeli hesaplarda değerlendirildiği ancak paranın hangi kaynaktan geldiği hususunun tespit edilemediği, bu defa banka şubesinden ikinci kez detaylı bilgi ve belge istenildiği, banka tarafından, banka işlemlerine ilişkin karşı taraf bilgilerinin sadece son 11 aylık kayıtlarının incelenebildiği ve 2014 yılı öncesi karşı taraf bilgilerine ulaşılamadığının belirtildiği,
banka şubesi ile yapılan yazışmalardan davacının eski eşi ...'dan adına intikal eden paranın bulunup bulunmadığının net bir şekilde tespit edilemediği hususlarına yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, takdir komisyonu kararına done olarak anılan vergi tekniği raporunda ivazsız intikalin mevcudiyetinin somut delillerle net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, eksik incelemeye dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/3841, K. 2023/1186, 1 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama