KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2020/913 E., 2020/4700 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas No
- 2020/913
- Karar No
- 2020/4700
- Temyiz edenler
- 1- (DAVALI): … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- 2- (davacı)
- … Gıda Sanayi Anonim Şirketi
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına kayıtlı … sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamında temsilcilik sözleşmesine istinaden … Global Tarım Ürünleri Limited Şirketi adına tescilli … tarih ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesiyle makarnalık buğday ithal edilmesi gerekirken ekmeklik buğday ithal edildiğinden bahisle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ödeme emrine konu amme alacağının %10' luk kısmına isabet eden 291.733,00 TL tutarındaki teminatın davalı idarenin hesabında bulunduğu, teminatlı olan bu kısım için, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 56. maddesi uyarınca işlem yapılması gerekirken, doğrudan ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı.
Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi üzerine tahsil edilebilir hale gelen amme alacağının vadesinde ödenmediğinden ve söz konusu mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurulmakla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca istinaf mercii tarafından yürütmenin durdurulmasına karar verilmediği sürece tahsil işlemlerinin devamı gerektiğinden ödeme emrinin teminatsız alacaklara isabet eden 2.625.592,07 TL tutarlı kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,
dava konusu ödeme emrinin teminatlı alacaklara ilişkin olan 291.733,00 TL'ye isabet eden kısmının iptaline, teminatsız alacaklara ilişkin olan 2.625.592,07 TL'ye isabet eden kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davalı idarece, 6183 sayılı Kanun'un 56. maddesinde, "veya" ibaresinden sonra, "diğer şekillerle cebren tahsile devam olunacağı borçluya bildirilir" hükmüne yer verildiği, dolayısıyla söz konusu maddede yer alan "veya" ibaresiyle, davalı idareye seçimlik bir hak tanındığı ve takibatın cebren de yapılabileceğinin açık olduğu; davacı tarafından, tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerinin iptali istemiyle açılan davanın reddine dair mahkeme kararının davalı idareye tebliği üzerine, idarece öncelikle 6183 sayılı Kanun'un 37. maddesi uyarınca vade belirleme işlemi tesis edilmesinin gerektiği, söz konusu karara yönelik temyiz incelemesi devam ettiğinden amme alacağının kesinleşmediği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2020/913, K. 2020/4700, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama