KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/1074 E., 2024/1560 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas No
- 2021/1074
- Karar No
- 2024/1560
- Temyiz edenler
- 1-(DAVACI) : ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
787 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına, yurt dışı menşeli bandrolsüz sigara bulundurduğunun iki ayrı olay yeri tutanağı ile tespit edildiğinden bahisle takdir komisyonu kararına istinaden 2017 yılının Ocak ve Mayıs dönemlerine ilişkin olarak 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 5. fıkrası ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesi 2. fıkrası uyarınca adına re'sen tarh edilen özel tüketim ve katma değer vergisi ve bu vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ithalattan kaynaklanan ve Gümrük İdaresince tarh ve takip edilmesi gereken vergi ve cezalarla ilgili olarak işlem tesis etme yetkisi bulunmayan Maliye İdaresi bünyesinde teşkilatlanan davalı idarece, davacı adına tesis edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı özel tüketim ve katma değer vergisi tarhiyatlarının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile eski hale getirme müessesesinin düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; eski hale getirme talebinin incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Maliye İdaresi'nin beyan dışı bırakılan özel tüketim vergisinin tarhı konusunda yetkili olduğu, bu durumda davacının kaçak sigaraların yurt içinde ticaretini yaptığı ve ticari amaçla satarak başkalarına teslim ettiği veya başka şekilde katma değer vergisine tabi olacak herhangi bir işleme tabi tuttuğu yolunda davalı idarece herhangi bir tespit yapılmadığı,
ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasında açıkça mükellef ifadesinin kullanılması karşısında, fiili ya da kaydi envanterin ancak önceden gelir ya da katma değer vergisi mükellefi olanlar nezdinde yapılabileceği, öte yandan, Kanun'da mükellef olmamakla birlikte yalnızca belirli bir miktarı aşan belgesiz mal bulundurduğu tespit edilenler adına 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 5. fıkrasında yer alan hükme benzer bir düzenlemeye katma değer vergisi açısından yer verilmediği anlaşıldığından, re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile;
dava dışı üçüncü kişinin sevk ve idaresindeki araçta ele geçirilen bandrolsüz sigara ve tütünün, anılan şahsın davacı ile birlikte satmak üzere tedarik ettiklerini beyan etmesi üzerine olay yerine çağrılan davacının itirazı olmadan tutulan 24/01/2017 tarihli tutanağı imzalaması nedeniyle kaçakçılık suçundan adli yargılamadan beraat ettiği olayda dayanak alınan tutanakta yakalanan üçüncü şahsın beyanı dışında davacının bandrolsüz sigaralar ile ilgisini ortaya koyan bir tespit bulunmadığından, 2017 yılının Ocak dönemine ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında hukuka uyarlık.
15/05/2017 tarihli tespit tutanağıyla şoför olarak kullandığı araçta bandrolsüz sigara ele geçirilmesi olayında ise davacının bulunduran sıfatına haiz olduğu somut olarak tespit edildiğinden, 2017 yılının Mayıs dönemi için yapılan vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının, 2017 yılının Mayıs dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan cezalı özel tüketim vergisi yönünden davanın reddine.
2017 yılının Ocak dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ile katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkralarına yönelik istinaf isteminin ise belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından; 2017 yılının Mayıs ayına ilişkin olay nedeniyle ceza yargılamasından beraat ettiği, gümrük idaresinin yetkili olduğu, yetkisiz vergi dairesince işlem tesis edildiği; davalı idarece, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasına göre yapılan tarhiyatlar ile davacının tutanak altında itirazsız imzasının bulunması nedeniyle 2017 yılının Ocak dönemine ilişkin cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci ve Dokuzuncu Dairelerince 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na, 3619 sayılı Kanunla eklenen Ek 1. madde hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/1074, K. 2024/1560, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama