KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/22 E., 2023/2823 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2023
- Esas No
- 2021/22
- Karar No
- 2023/2823
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhlerine olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporları uyarınca, ilgili dönemlere ait özel tüketim vergisi beyannamesinin verilmediğinin tespit edilmesi üzerine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezaları, satış faturalarında vergi tutarlarının gösterilmediğinden bahisle 2011 yılının Ocak ila Aralık dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları ile mükerrer 355. maddesine göre tutarı 8.000-TL'yi geçen tahsilat ve ödemelerin banka ya da özel finans kurumu aracılığıyla yapılması gerektiği halde bu yükümlülüğün ihlal edildiğinden bahisle 2011 yılının Ocak ila Aralık dönemine ilişkin kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulszülük cezasına hasren yapılan yargılama üzerine, davacının aldığı düşük oranlı vergiye tabi madeni yağları, yüksek oranda vergiye tabi akaryakıt olarak sattığı ileri sürülmüş ise de, davacının akaryakıt imalatçısı veya ithalatçısı olmaması ve teslim eden durumda bulunmaması nedeniyle özel tüketim vergisi mükellefi olmadığı açık bulunduğundan, uyuşmazlığa konu dönemlerde 4760 sayılı Kanunu'nun 13. maddesinin 2. fıkrası kapsamına giren bir teslimi,
ilk iktisabı veya müzayede yoluyla satışı bulunmayan davacının sadece özel tüketim vergisi mükellefiyet kaydının mevcudiyeti neden gösterilerek beyanname vermesi gerektiğinden bahisle özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda, ...'ye yapılan nakit ödemelerin yasal kayıtlara intikal ettirildiği ve beyannamelerde gösterildiği, bahse konu mal alışlarının gerçek olduğu ve karşılığında fatura düzenlendiği hususlarında davacının beyanının bulunması.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun sözü edilen mükerrer 257. maddesine dayanılarak yayımlanan 320 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan düzenleme uyarınca, belirlenen tutarı aşan ödeme ve tahsilatların banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsikinin zorunlu olması karşısında, anılan belgelerle tevsik edilme zorunluluğuna uyulmadığının açık olduğu gerekçesiyle, ilgili dönemlere ait özel tüketim vergisi beyannamesinin verilmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptaline,
8.000-TL'yi geçen tahsilat ve ödemelerin banka ya da özel finans kurumu aracılığıyla yapılması gerektiği halde bu yükümlülüğün ihlal edildiğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 18/04/2019 tarih ve E:2016/1787, K:2019/2912 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu kararın anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın sözü edilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/22, K. 2023/2823, 8 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama