KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/2260 E., 2022/3509 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2022
- Esas No
- 2021/2260
- Karar No
- 2022/3509
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sigorta Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Sigorta acenteliği faaliyetinde bulunan davacı tarafından, 2007 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, sigortacılıkla ilgili bir kavram olan "sovtaj" işleminin, hasara uğrayan mallardan arta kalan kısmın hasarın tazmini amacıyla sigorta şirketlerince elden çıkartılması olduğu, sigorta konusu malların hasara uğraması halinde, sigortalının hasarın tazminini talep etme hakkı doğması üzerine, halefiyet ilkesi gereği sigorta şirketinin talep edilen sigorta bedelini ödedikten sonra,
hukuken sigortalının yerine geçtiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen söz konusu ilke uyarınca, sigorta şirketi hasarı tazmin etmekle hasarlı malların tasarruf hakkına sigortalının hukuku çerçevesinde sahip olup, bu kapsamda söz konusu malların satılması halinde elde edilen gelirlerin sovtaj geliri olarak tanımlandığı,
banka sigorta muameleleri vergisinde vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi için bir muamele yapılması ve bu muamele sonucu lehe para kalması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğinden her işlemin bağımsız olarak dikkate alınması ve o işlem sonucu lehe alınan paranın vergilendirilmesi gerektiği, vergilemede işlem esas alındığından, vergiye tabi matrah bulunurken, bir işlemden elde edilen gelirden, başka bir işlemden elde edilen zararın düşülemeyeceği, sonuç olarak;
olayda, her bir sovtaj işlemi kendi içinde değerlendirilerek sigorta tazminatından düşülen sovtaj gelirlerinin sigorta şirketi lehine kalan para üzerinden verginin hesaplanması gerekirken, davacı şirketin 2007 yılına ilişkin sovtaj geliri elde edip etmediği hususunun gerekli inceleme ve araştırmalar ile ortaya konulamadığı, sigortalılarından hurda bedeline devir aldığı hasarlı araçları bu bedelin üstünde bir bedelden sattığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı, satmış olduğu hurda araç toplamının sovtaj geliri olarak değerlendirildiği,
satılan araçlar için asıl araç sahiplerine ödenen tutarların indirimi yapılarak davacı tarafından sovtaj geliri elde edilip edilmediğinin ortaya konulması gerekirken, inceleme elemanınca bu hususlara değinilmediği, bu durumda, olayın gerçek mahiyetini ortaya koymaktan uzak olan eksik incelemeye dayalı vergi inceleme raporu esas alınarak tesis edilen işlemde yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu vergi ve cezaların iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sovtaj geliri ile tazminat giderinin iki ayrı işlem olduğu, birinden elde edilen zararın diğer işlemden tenzil edilemeyeceği, iktisadi amaçla kurulmuş olan şirketin nihai amacının kar elde etmek olduğu, pert araçların satışından elde edilen gelir üzerinden vergi hesaplanması gerektiği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/2260, K. 2022/3509, 28 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama