KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3167 E., 2024/421 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2024
- Esas No
- 2021/3167
- Karar No
- 2024/421
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Temyiz eden (davacı)
- Tasfiye Halinde … Madeni Yağ İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
- Dava Konusu İstem
- Davacı adına 2011 yılının Eylül ve 2012 yılının Nisan dönemine ait üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergileri ve gecikme faizlerinin takip ve tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 2011 yılının Eylül dönemine ait üç kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Karar Metni
557 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, dosyasının incelenmesinden, 2011 yılının Eylül dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisine ilişkin ihbarnamenin 10/12/2017 tarihinde davacı şirketin elektronik tebligat adresinde tebliğ edildiği, süresi içerisinde dava açılmadığından bahisle de kesinleşen kamu alacaklarının takip ve tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 05/12/2016 tarihli ortaklar kurulu kararında şirketin tasfiyeye girdiği ve …'un tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye işlemlerinin … adresinde yürütüleceğinin belirtildiği,
bu hususun 13/12/2016 tarihinde tescil, 19/12/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği ve şirketin tasfiye halinin halen devam ettiğinin anlaşıldığı.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 32. maddesinde, hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerinin tasfiye memurlarına geçtiği öngörüldüğünden, ticaret sicil gazetesinde yer alan ilanlara göre tasfiye halindeki şirketin sicilde ilan edilen son adresinde ve tasfiye memuruna yapılması gereken tebligatın, bu hususlara riayet edilmeksizin davacı şirketin elektronik tebligat adresinde yapılmasının ödeme emrinin dayanağı ihbarnamenin tebliğini usulsüz hale getirdiği,
bu durumda tarh edilen vergi ve kesilen cezanın kesinleştiğinden söz edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin dava konusu edilen kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Her ne kadar, Vergi Dava Dairesince dava konusu ödeme emri muhteviyatı ihbarnamelere ilişkin tebligatın davacı şirketin ticaret sicil gazetesinde ilan edilen son adresinde ve tasfiye memuruna yapılması gerektiği, bu hususlara riayet edilmeksizin davacı şirketin elektronik tebligat adresinde 10/12/2017 tarihinde yapılmış olması nedeniyle, ödeme emrinin dayanağı ihbarname davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, kesinleşmeyen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin, dava konusu edilen kısmının iptaline hükmedilmiş ise de.
İnternet Vergi Dairesi portalı üzerinden tebliğe çıkarıldığı belirtilen ve tebligat adresine ulaştığı 5. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacak olan ödeme emrinin dayanağı ihbarnamenin tebliği hukuka uygun olmakla birlikte, dosyanın incelenmesinden, anılan ihbarnamelerin tebliğine ilişkin evrakların bulunmadığı anlaşılmış olup, öncelikle tebligata ilişkin belgelerin dosyaya ibrazının sağlanması, usulüne uygun olarak tebligat yapıldığına ilişkin bilgi/belge sunulması halinde ödeme emrinin diğer yönlerden hukuka uygunluğunun incelenmesi suretiyle karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerekmiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/3167, K. 2024/421, 29 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama