KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/3426 E., 2024/891 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/3426
- Karar No
- 2024/891
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) : ...
- Vekili
- Av. ...
- 2- (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2013 ve 2014 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 71 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinde eşyanın kıymetinin düşük beyan edilmesi nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davaya konu ödeme emri içeriği amme alacaklarının usule uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen dava açılmayarak kesinleştiği, anılan amme alacaklarına ilişkin olarak bölge müdürlüğüne vaki itirazın ek tahakkuk ve para cezası tutarının arttırılması suretiyle düzeltilerek reddedildiği anlaşılmış olup, bu hususta Gümrük Bölge Müdürlüğünün yetkisi bulunmadığından, ödeme emrinin;
ek tahakkuk ile para cezasının bölge müdürlüğünce arttırılan kısmında hukuka uygunluk, arttırıma konu olmayan ek tahakkukun 96.141,20 TL'lik kısmı ile para cezasının 288.423,60 TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, temyize konu kararın davanın reddi yolundaki kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; davalı idarece, Gümrük Bölge Müdürlüğünün itiraza konu tutarı arttırmaya yetkili olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
6183 sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 55. maddesinde, amme alacağının vadesinde ödenmeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, aynı Kanunun 58. maddesinde ise kendilerine ödeme emri tebliğ olunanların, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı adına tescilli muhtelif tarih ve sayılı 71 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesinde eşyanın kıymetinin düşük beyan edilmesi nedeniyle ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin usule uygun olarak davacıya tebliğ edilmesine rağmen dava açılmayarak kesinleştiği, kesinleşen tahakkuk ve para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bir vergi borcunun tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için öncelikle söz konusu vergi borcunun usulüne uygun olarak tahakkuk etmesi ve vadesinde ödenmemiş olması şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir. İncelenen dosyada ise ödeme emrine konu amme alacaklarının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği ve dava konusu edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Olayda, davacının kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilen vergi ve para cezalarına karşı dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların ise, "borcum yoktur" kapsamında değil ancak, tahakkuk ve ceza kararına karşı yapılacak itirazın reddine dair işleme karşı açılacak bir davada değerlendirilebilecek nitelikte olduğu görülmekle, kesinleşerek vadesinde ödenmeyen kamu alacaklarının tahsili için düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı dolayısıyla, temyize konu kararın ödeme emrinin kısmen iptaline dair hüküm fıkrasının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının davalı idarenin temyiz isteminin reddine dair kısmına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/3426, K. 2024/891, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama