KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/4062 E., 2024/939 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/4062
- Karar No
- 2024/939
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 ve 2018 yıllarında tescilli 8 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı "... 60 ml Yanık Kremi" ticari tanımlı 3004.90.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyonunda beyan ve ithal edilen eşyanın, idarece tespit edilen 3304.99.00.90.19 pozisyonunda yer aldığı ve eşyanın menşeine ilişkin olarak ihracatçı beyanı veya menşe şehadetnamesi ibraz edilmesi gerektiği şartının yerine getirilmediğinden bahisle tahakkuk ettirilen ilave gümrük vergisi ile buna isabet eden katma değer vergisine vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; gümrük mevzuatını uygulayarak gümrük işlemlerini yapma yetki ve görevinin gümrük idarelerine verildiği; gümrük mevzuatını uygulamakla görevli olan gümrük idaresinin, ithal edilen eşyaya uygulanacak vergi oranını da her beyanname ile ilgili olarak belirleme görevi bulunduğu, davalı idare tarafından yapılan sonradan kontrol sonucunda, idare tarafından ithalat aşamasında belirlenmeyen bir pozisyona ait yükümlülüğün, tescil aşamasında yerine getirilmediğinden bahisle işlem tesis edildiğinin görüldüğü,
idarenin mezkur tarife pozisyonunu sonradan belirlemesi karşısında, davacının ithalat aşamasında ihracatçı beyanı sunmasının beklenemeyeceği, böyle bir durumda, ithalat beyannamelerindeki, eşyanın Belçika menşeli olduğu yolundaki beyanın doğruluğunun da idarece kontrol edilmesi gerekmekte iken, bu yolda bir araştırma yapılmadığı, davacıdan da bilgi ve belge istenmediği, öte yandan, ilave gümrük vergisi getiren İthalat Rejimi Kararında, eşyanın menşeini beyan etme yükümlülüğü getirilmiş olmakla birlikte, alt düzenleme niteliğindeki Uygulama Tebliği ile yeni bir şart getirilerek ihracatçı beyanı aranacağının belirtildiğinin anlaşıldığı,
vergi salınmasını öngören düzenlemede yer almayan bir şartın, verginin salınmasına yönelik uygulamayı göstermek için çıkarılan alt düzenleyici işlem niteliğindeki Tebliğ ile getirilmesi verginin kanuniliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği, bu durumda, A.TR belgesi eşliğinde ithal edilen ve ithalat beyannamelerinde Belçika menşeli olarak beyan edilen eşyanın, dayanak İthalat Rejimi Kararına göre ilave gümrük vergisine tabi olmadığı, idarece sonradan pozisyonu tespit edilen eşyanın Avrupa Birliği menşeli olmadığı yolunda bir tespitin bulunmadığı,
vergiyi koyan düzenleme ile getirilmeyen bir şartın tescil aşamasında ifa edilmediğinden bahisle tesis edilen işlemde uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyanname ekinde ihracatçı beyanı sunulmaması nedeniyle tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/4062, K. 2024/939, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama