KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2021/801 E., 2021/2289 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2021
- Esas No
- 2021/801
- Karar No
- 2021/2289
- Temyiz eden (davalı)
- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) …
- Karşı taraf (davacı)
- … Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Anonim Şirketiyle imzalanan sözleşme uyarınca satın alınan doğalgaz nedeniyle ihtirazi kayıtla anılan kuruma 2007 yılının Nisan dönemi için ödenen özel tüketim vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Ödenen özel tüketim vergilerinin iadesi istemi yönünden bozma kararına uymak suretiyle, ülkenin siyasi sınırları içinde olmakla beraber gümrük vergileri ile ticaret politikaları ve kambiyo mevzuatının uygulanması bakımından Türkiye Gümrük Bölgesi dışında olduğu kabul edilen serbest bölgelere yapılan teslimlerin ihracat istisnası hükümleri çerçevesinde işlem görmesi gerekmekte olup 19 sayılı Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği'nin 1. maddesinin,
serbest bölgelere yapılan teslimlerin ihracat sayılmamasına ilişkin düzenlemesinin bu gerekçeyle iptali yolunda verilen Danıştay Üçüncü Dairesinin 23/01/2014 tarih ve E:2013/869, K:2014/141 sayılı kararına yönelik temyiz istemi de Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2014 tarih ve E:2014/768, K:2014/893 sayılı kararıyla reddedilmiş olduğundan 4760 sayılı Kanun'un 5. maddesinde düzenlenen ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi gereken doğalgaz satın alma işlemi nedeniyle davacıdan özel tüketim vergisi tahsil edilmesinde yasal isabet bulunmadığı; faiz istemi yönünden bozma kararı üzerine,
tahsil edilen tutarın faiziyle davacıya iadesinin icap ettiği gerekçesiyle ödenen vergilerin tecil faiziyle iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Serbest bölgeye yapılan teslimlerin ihracat istinası kapsamına girmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Ödenen özel tüketim vergisinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 22/05/2019 tarih ve E:2016/7953, K:2019/3517 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, fazladan ödenen tutarların, hesaplanacak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faize isabet eden kısmı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Mahkeme kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, İdarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.
İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüştüğünden, uyuşmazlık konusu tutarın idarenin tasarrufunda kaldığı süre için, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, hangi oranda faiz ödenmesi gerektiğini düzenleyen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesine göre, davacı şirket lehine yasal faize hükmedilmesi gerekmekte olup,
temyize konu edilen kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, … Anonim Şirketiyle imzalanan sözleşme uyarınca satın alınan doğalgaz nedeniyle ihtirazi kayıtla anılan kuruma 2007 yılının Nisan dönemi için ödenen özel tüketim vergisinin yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın, ödenen özel tüketim vergisinin iadesine ilişkin hüküm fıkrasının Dairemizin 22/05/2019 tarih ve E:2016/7953, K:2019/3517 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, anılan hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Mahkeme kararının, fazladan ödenen tutarların, hesaplanacak tecil faiziyle iadesine ilişkin hüküm fıkrasının yasal faize isabet eden kısmı aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Mahkeme kararının, faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
İdareyi, eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü tutan Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrası, yargı yeri kararı uyarınca iadesi gereken bir miktar paranın, İdarenin tasarrufunda kalan sürede ilgilisi tarafından tasarruf edilememesinden doğan zararın giderilmesini de kapsamaktadır.
İadesi gereken tutar yönünden vergi idaresi ile davacı arasındaki ilişki, iadenin yargı kararıyla hüküm altına alınması nedeniyle yönetilen-idare ilişkisi olmaktan çıkarak, bir borç ilişkisine dönüştüğünden, uyuşmazlık konusu tutarın idarenin tasarrufunda kaldığı süre için, Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu'na göre faiz ödenmesi gereken hallerde, hangi oranda faiz ödenmesi gerektiğini düzenleyen 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesine göre, davacı şirket lehine yasal faize hükmedilmesi gerekmekte olup,
temyize konu edilen kararın faize ilişkin hüküm fıkrasının yasal faiz oranını aşan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2021/801, K. 2021/2289, 18 Mayıs 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama