KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1476 E., 2024/5124 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Esas No
- 2022/1476
- Karar No
- 2024/5124
- Temyiz eden (davalı)
- ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, %50 oranında engelli olduğunu gösteren 06/09/2016 tarihli güncel sağlık kurulu raporu varken %90 oranında engelli olduğu tespitini içeren 18/02/2013 tarihli rapor ibraz edilmek suretiyle özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlanılarak araç alındığından bahisle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen tutanağa dayanılarak 2020 yılının Ağustos dönemi için adına re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...
Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, her ne kadar davalı idarece, Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği'nin 1.5 maddesi gereğince, malul veya engellinin birden fazla engelli sağlık kurulu raporunun bulunması halinde en son tarihli raporun dikkate alınmasının icap ettiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; olayda, davacı tarafından, araç satın alınırken vergi istisnasından yararlanmak için ibraz edilen 18/02/2013 tarihli rapor ile davacının engellilik oranının %90 olarak belirlendiği ve anılan raporun süresiz olarak düzenlendiği;
bu raporun sahteliğine, tahrif edildiğine, geçersizliğine veya yeniden rapor alınmasını gerektiren bir durum bulunduğuna dair davalı idarenin herhangi bir tespitinin bulunmadığı, satış tarihi itibarıyla sağlık kurulu raporundaki sakatlık oranının aksinin de davalı idarece ortaya konulamadığı,
dava konusu cezalı tarhiyata dayanak alınan 06/09/2016 tarihli sonradan alınan raporun önceki raporu geçersiz kılmayacağı, 18/02/2013 tarihli raporun davalı idareye ibraz edildiği tarihte halen geçerli bir sağlık kurulu raporu olduğu ve istisna uygulamasından yararlanmak için gerekli koşulları taşıdığı sonucuna ulaşıldığı ve bu durumda, 4760 sayılı özel Tüketim Vergisi Kanunu ile tanınan özel tüketim vergisinden müstesna tutulmaya ilişkin hakkın, normlar hiyerarşisinde daha altta bulunan Tebliğ ile kısıtlanmasının mümkün olmadığı hususu göz önünde bulundurulduğunda,
davacının özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlandığından bahsedilemeyeceğinden, davacı adına tesis edilen tarh ve ceza kesme işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, %50 oranında engelli olduğunu gösteren 06/09/2016 tarihli güncel sağlık kurulu raporuna rağmen, %90 oranında engelli olduğu tespiti içeren 18/02/2013 tarihli raporun ibraz edilmesi suretiyle özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen tutanağa dayanarak yapılan re'sen tarhiyatta bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediğinden, istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle işlemin iptali yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Davacı tarafından, %50 oranında engelli olduğunu gösteren 06/09/2016 tarihli güncel sağlık kurulu raporu varken %90 oranında engelli olduğu tespitini içeren 18/02/2013 tarihli rapor ibraz edilmek suretiyle özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlanılarak araç alındığından bahisle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen tutanağa dayanılarak 2020 yılının Ağustos dönemi için adına re'sen tarh edilen özel tüketim vergisi ile bir kat tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun tarh ve tahakkuk usulünü düzenleyen ikinci kısmında yer alan re'sen vergi tarhı başlıklı 30. maddesinin 1. fıkrasında; "Re'sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır. İnceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkı re'sen takdir olunmuş sayılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Türk vergi sisteminde asıl olan verginin, mükellef tarafından belli dönemlerde beyan edilen matrah üzerinden hesaplanmasıdır. Mükellef beyanının doğru yapılmadığı, eksik yapıldığı veya süresi içerisinde yapılmadığı hallerde ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda öngörülen tarh yöntemleri kullanılmak suretiyle noksan ödenen veya hiç ödenmeyen vergi, vergi idaresince tamamlatılır. Bu tarh yöntemlerinden biri de re'sen vergi tarhı yöntemidir.
Re'sen vergi tarhını, vergi alacağının yetkililerce re'sen takdir olunan matrah veya matrah farkı üzerinden vergi nispeti uygulanmak suretiyle hesaplanması olarak tanımlamak mümkündür. Vergi İdaresince re'sen vergi tarh olunabilmesi için, öncelikle, re'sen takdir olunmuş bir matrah veya matrah farkının varlığı gereklidir. Başka bir anlatımla, vergi idaresince re'sen yapılan vergi tarhının hukuken geçerli olabilmesi için, tarhiyatın, 213 sayılı Kanun'un 74. maddesi uyarınca matrah takdiri yapmakla görevli bulunan takdir komisyonunca takdir olunan ya da 135. maddesi uyarınca vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından düzenlenen inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah farkına dayandırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, takdir komisyonunca takdir olunan veya vergi inceleme raporuyla belirlenmiş bir matrah ya da matrah farkına dayanmaksızın, sırf Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenen tutanağa dayanılarak yapılan re'sen tarhiyatta bu yönüyle hukuka uyarlık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Daire kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1476, K. 2024/5124, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama