KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/1797 E., 2024/2881 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Esas No
- 2022/1797
- Karar No
- 2024/2881
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Tekstil Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
568 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı adına 2017 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 63 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen eşyalar için yapılan ödemelerin ihracatçının yurt içi banka hesabına transfer edildiği ve bu ödemenin “peşin ödeme” sayılamayacağından bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen kaynak kullanımını destekleme fonu payı ve buna ait katma değer vergisi ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın 9 adet beyannemeye ait ödemelerin yurt dışı para transferi olduğu anlaşıldığından anılan beyannameler yönünden kabulü ile diğer beyannameler yönünden reddine ilişkin işlemin, redde dair kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ihtilaf konusu beyannameler muhteviyatı eşya bedelinin beyannamelerin tescil tarihinden önce ihracatçı firmanın yurt içinde bulunan banka hesabına ödendiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın, ihracatçının yurt içinde bulunan hesaplarına yapılan bu ödemelerin peşin ödeme olarak kabul edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu,
mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, ödeme şekillerine ilişkin Merkez Bankası Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Müdürlüğünce yayımlanan mülga 23/06/2004 tarih ve 2004/YB-50 sayılı Genelgede yer alan tanımlar dikkate alındığında, gümrük beyannamesi ve eklerinin gümrük idaresine onay için ibraz edildiği tarihe kadar yapılan ödemenin peşin ödeme sayılacağı, bu tanımda, ödemenin, ihracatçının yurt dışı veya yurt içi hesaplarına yapılması hususunda bir ayrıma yer verilmediği, bu husustaki ayrımın 2014/22 sayılı Genelge ile getirildiği, anılan Genelgenin yasal bir dayanağının bulunmadığı,
öte yandan, eşya bedelinin kabul kredili, vadeli akreditif veya mal mukabili ödeme şekillerine göre ödendiği yönünde davalı idarece yapılmış herhangi bir tespit ve araştırmanın da bulunmadığı dikkate alındığında, ihracatçı firmanın yurt içinde bulunan hesaplarına beyannamelerin tescil tarihinden önce yapıldığı anlaşılan ödemelerin peşin ödeme olarak kabul edilmesi gerektiğinden tesis edilen işlemin dava konusu edilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin anılan kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının eşya bedelinin gönderici firmanın yurtdışı hesabına beyannamenin tescilinden önce gönderildiğini kanıtlayamadığı, bu nedenle ödemenin peşin ödeme sayılamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/1797, K. 2024/2881, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama