KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2676 E., 2024/1855 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Esas No
- 2022/2676
- Karar No
- 2024/1855
- Temyiz edenler
- 1- (DAVACI) ... Kompany
- Vekili
- Av. ...
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2- (DAVALI) ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem:Davacı adına kayıtlı ... plakalı çekici ve dorseyle, yurtta kalış süresinin geçerli mazereti olmaksızın aşılması suretiyle geçici ithalat rejimi hükümlerinin ihlal edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararı üzerine, ara kararına istinaden sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; rejim ihlaline konu aracın 26/05/2016 tarihinde ülkeye girdiği, rejim ihlalinin ise 12/06/2017 tarihinde tespit edildiği,
aracın gümrük vergileri toplamının 18.688,51 TL olduğunun anlaşılması karşısında, gümrük mevzuatından kaynaklanan para cezaları bakımından da uygulanacağı kuşkusuz bulunan "lehe olan kanun hükümlerinin geçmişe yürüyeceği" yolundaki ceza hukukunun temel ilkesi çerçevesinde, uyuşmazlığın,
davacının eylemine uyan 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 238. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca ceza miktarı bakımından değerlendirilmesi neticesinde dava konusu işlemin 18.688,51 TL'ye isabet eden kısmı ile aracın yurda giriş yaptığı ve rejim ihlalinin tespit edildiği tarihler arasında geçen süre için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre tespit edilen gecikme zammı oranında hesaplanan faize ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bu tutarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin kısmen iptaline kısmen de davanın reddine,
ilk derece mahkemesince davacı vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, ihtilafa konu aracın amacı dışında kullanılmadığı ve ticari bir muameleye tabii tutulmadığından rejim ihlalinin söz konusu olmadığı, somut olaya 4458 sayılı Kanun'un 238. maddesinin değil, 241. maddesinin tatbik edilmesi gerektiği, nihai kararda davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek duruşma yapılması istenilmekte; davalı idarece, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtilafa konu aracın satılmak suretiyle tasfiye edildiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI
Taraflarca karşılıklı olarak istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair hüküm fıkrası dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyizen incelenen kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine dair hüküm fıkrasına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son paragrafında, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınarak avukatlık ücretine hükmedileceği belirtilmiştir.
Öte yandan, 20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının birinci bölümünün 4/(b) bendinde, yargı yerlerinde, İcra ve İflas Dairelerinde yapılan ve konusu para olsa veya para ile değerlendirilebilse bile maktu ücrete bağlı hukuki yardımlara ödenecek duruşmalı davalar için maktu vekalet ücreti belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlemin 18.688,51 TL'yi aşan kısmının iptal edilmesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı lehine duruşmalı işler için maktu vekalet ücreti olan 3.675,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/2676, K. 2024/1855, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama