KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3200 E., 2024/1650 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Mart 2024
- Esas No
- 2022/3200
- Karar No
- 2024/1650
- Temyiz eden (davacı)
- ... Lojistik Uluslararası Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı adına
Karar Metni
879 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava Konusu İstem: 06/01/2020 tarihinde Türkiye'den çıkış yapmak üzere Gürbulak Gümrük Müdürlüğü sahasına gelen ... sayılı Transit Rekafat Belgesi muhteviyatı "led lamba aksam ve parçaları" cinsi eşyayı taşıyan 5... plakalı TIR aracı içinde yer alan beyan harici cep telefonu ile bu telefonlara ait ana kart, batarya, tuş takımı ve kapak cinsi eşyanın bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca davacı adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; rejim hak sahibinin, kendi adına ve hesabına gümrük beyanını yapan veya hesabına gümrük beyanı yapılan kişi veya bu kişilere ait bir gümrük rejimi ile ilgili hakların ve yükümlülüklerin devredildiği kişi olarak tanımlandığı,
asıl sorumlu deyiminin, transit rejiminde rejim hak sahibini ifade ettiği, asıl sorumlunun eşyayı öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan önlemlere uymak suretiyle varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmak ve transit rejimine ilişkin hükümlere uymakla, transit rejimine göre taşındığını bilerek eşyayı kabul eden taşıyıcı veya alıcının da, eşyayı, öngörülen süre içerisinde ve gümrük idareleri tarafından eşyanın ayniyetinin tespiti amacıyla alınan tedbirlere uygun olarak, varış gümrük idaresine sağlam ve noksansız olarak sunmakla yükümlü olduğu,
bu bağlamda transit rejime göre sevk edilen eşyanın beyan edilen eşya ile ayniyetine ilişkin olarak eşyayı kabul eden taşıyıcının da rejim hak sahibi kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilerek transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın giriş gümrük idaresinde yapılan kontrolü neticesinde beyan edilenden açıkça farklı olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın kolayca anlaşılabilir olması halinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezasının kesilebileceği, olayda, davalı idarece,
yapılan aramalar neticesinde beyan harici eşyanın da bulunması nedeniyle 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte eşyanın gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olması karşısında, satış bedeli yönteminin somut bir sebep olmaksızın idarece terk edilerek kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan verilerin esas alınmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlık konusu beyan dışı eşyanın 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca tasfiye edilecek eşya niteliğinde olduğu, para cezasının eşyanın satış bedeline göre değil, Tasfiye Yönetmeliği'nin "eşya bedelinin tespiti" başlıklı 31. maddesine göre belirlenmesi gerektiği, olayda,
davalı idare tarafından internet ortamında araştırılmak suretiyle eşyanın CIF kıymetinin anılan Yönetmelik hükümleri uyarınca rayiç değer esas alınarak her bir eşya için maktu özel tüketim vergisi ve toplam tutara %18 katma değer vergisi uygulanmak suretiyle hukuka uygun bir biçimde ve davacı lehine olacak şekilde belirlendiği, bu durumda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasından sonra davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Beyan harici eşyaya ilişkin olarak satıcı veya alıcı sıfatı bulunmadığından hukuki sorumluluğu cihetine gidilemeyeceği, eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar verenDanıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
06/01/2020 tarihinde Türkiye'den çıkış yapmak üzere Gürbulak Gümrük Müdürlüğü sahasına gelen ... sayılı Transit Rekafat Belgesi muhteviyatı "led lamba aksam ve parçaları" cinsi eşyayı taşıyan ...plakalı TIR aracı içinde yer alan beyan harici cep telefonu ile bu telefonlara ait ana kart, batarya, tuş takımı ve kapak cinsi eşyanın bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendi uyarınca davacı adına karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 235. maddesinin 5. fıkrasının (c) ve (d) bendlerinde sırasıyla transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyaya ilişkin olarak "beyana göre eksik" ve "beyana göre fazla" olduğunun tespit edilmesi hâlinde idari para cezası yaptırımları öngörülmüş olup, bu husus kanun koyucunun eksik veya fazlalığın değerlendirilmesinde temel kriter olarak beyanı esas aldığını ortaya koymaktadır.
Olayda, beyana göre fazla çıkan eşya değil, beyan edilenden farklı cinste eşyanın bulunduğunun tespit edilmesi söz konusu olup, bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un 235. maddesinin 5. fıkrasının (d) bendinin uygulanabilme koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/3200, K. 2024/1650, 25 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama