KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/3507 E., 2024/4413 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/3507
- Karar No
- 2024/4413
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı adına
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tekstil Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU
... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket adına tescilli ... - ..., ... - ... tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannameleri ekinde eşyanın ilave gümrük vergisi muafiyetinden yararlanmasını sağlayan uzun dönem tedarikçi beyanının bulunmadığından bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen ilave gümrük ve katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, taraflar arasında Fas menşeli olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan eşyaya ilişkin olarak davacının ithalat aşamasında gerekli bilgi ve belgeleri ibraz ettiği ve söz konusu bilgi ve belgelerle eşyanın uyumlu olduğu, davalı idarece, kırmızı hatta alınan eşyanın kontrolünün yapıldığı,
daha sonra arşiv araştırmasında bulunamayan uzun dönem tedarikçi beyanının davacıdan istenilmesi üzerine ibraz edilen tedarikçi beyanında eşyanın menşeinin Türkiye olarak belirtildiği görülmekle beraber, bu ibarenin sehven yazıldığı ve eşyanın menşeinin Fas olduğunun dosyada bir örneği mevcut olan ihracatçı İspanya firması tarafından düzenlenen satış faturalarından anlaşıldığı, sonuç olarak, davacı tarafından ithalatı tamamlanan beyanname muhteviyatı eşyanın Fas menşeli olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı,
bu durumda, ithalat işlemi tamamlandıktan uzun bir süre sonra davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmaksızın davalı idarenin arşivinde bulamadığından bahisle uzun dönem tedarikçi beyanının sonradan davacı tarafından ibrazı sırasında menşe ülkesinin sehven Türkiye olarak yazılmasından kaynaklı olarak alınan ek tahakkuk ve ceza kararına vaki itirazın reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Sonradan ibraz edilen uzun dönem tedarikçi beyanında eşyanın Fas menşeli olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2022/3507, K. 2024/4413, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama