KÜNYE
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2024/733 E., 2024/2985 K.·T.C. Danıştay Yedinci Daire
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas No
- 2024/733
- Karar No
- 2024/2985
- Temyiz eden (davacı)
- … Birliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı adına … Gümrük Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: 09/10/2016 tarihinde tescilli … sayılı TIR Karnesi ile Gürbulak Gümrük Müdürlüğünden Sarp Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen karne muhteviyatı eşyanın varış gümrük idaresine intikal ettirilmeyerek TIR işleminin usulüne uygun olarak sonlandırılmadığından bahisle hesaplanan gümrük, ilave gümrük, katma değer vergileri ve dampinge karşı vergi ile gecikme faizinin kefil kuruluş sıfatıyla, azami tutar olan 60.000,00 Euro'ya isabet eden 204.036,00-TL'nin ödenmesi talebinin dampinge karşı vergi, ilave gümrük vergisi ve gecikme faizine ilişkin kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Kısmen bozma kararına uymak suretiyle, TIR Sözleşmesi'nin 8. maddesi ile 11. maddesinin 4. fıkrası ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 193. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ulusal kefil kuruluşun, ödenmesi gereken vergi ve resimler ile gecikme faizinden ilgili şahıslarla birlikte talep edilecek azami tutara kadar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,
olayda, gümrük vergilerinin hesaplandığı ve ödeme talebinin düzenlendiği tarihler arasındaki süre için gecikme faizinin talep edilmesinde hukuk aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın bu yönden reddine, davacıdan maktu karar harcı alınmasına karar verilmiş ve Mahkemece, ödeme talebinin dampinge karşı verginin matraha dahil edilmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ise de, dava dilekçesinin incelenmesinden davacının bu yönde bir talebinin olmadığı görüldüğünden,
taleple bağlılık ilkesi uyarınca mahkeme kararının dampinge karşı verginin matraha dahil edilmesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, kefil kuruluş olarak gecikme faizinden sorumluluklarının taraflarına gönderilen ödeme talebinin tebliğini takip eden 3 aylık sürenin bitiminden itibaren başlamasının gerektiği, aksi halde, Türkiye'ye giriş tarihinden itibaren faiz hesaplanması halinde, ödeme talebinin davalı idarenin kusuru sebebiyle geç tebliğ edilmesinin külfetine katlanmak zorunda kalacakları, dava konusu işlemin dampinge karşı vergiye isabet eden kısmının iptalinin doğal sonucu olarak bu verginin matraha eklenmesinden kaynaklanan katma değer vergisinin hukuki dayanaktan yoksun kalacağı, sebep unsuru bakımından sakatlanan anılan verginin re'sen yargılama ilkesi uyarınca iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, bölge idare mahkemelerince bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 27/03/2023 tarih ve E:2020/1800, K:2023/1725 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyiz konusu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 7. Daire, E. 2024/733, K. 2024/2985, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama