İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Danıştay 8. Daire E.2016/6549 K.2020/4364

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Esas2016/6549Karar2020/4364Tarih14 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.246 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2016/6549 E., 2020/4364 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
14 Ekim 2020
Esas No
2016/6549
Karar No
2020/4364
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı)
… Mühendislik Müş. Taah. Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. …
Karşı Taraf (Davalı)
… Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri
Av. … - Av. …
İstemin Özeti
... İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi
…
Düşüncesi
İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.246 kelime·6 dk okuma

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava, Aydın İli, Efeler İlçesi Kemer Mahallesi … Cadde üzerinde izinsiz olarak kazı çalışması yapıldığı, gerekli güvenlik önlemi alınmadığı gerekçesiyle Aydın Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Kuruluş Görev Çalışma ve Usulleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca davacı şirkete 36.240,00TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … - … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, Kabahatler Kanunu’nun, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı, AYKOME Yönetmeliği’ne göre verilen idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada para cezalarına itirazda görevli yargı yerini belirleyen bir hükme, gerek Yönetmelikte gerekse anılan Kanunlarda yer verilmediğinden davanın görüm ve çözümünde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinin değişik 1. bendi uyarınca adli yargı görevli bulunduğu gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle idari yaptırım ve türleri ile Kanuniliği hususlarında bir takım belirlemeler yapılarak, niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.

5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanununun yürürlüğe girmesi ile kabahatler, Ceza Kanunu kapsamından çıkartılmış ve karşılığında idari yaptırımlar öngörülen haksızlık olarak Kabahatler

Kanununda yerini almıştır. Kabahatler Kanunun 2. maddesinde; "Kabahat deyiminden, Kanunun, karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır" denilmiştir.

Aynı Kanunun 16. maddesinde, Kabahatler karşılığında uygulanacak yaptırımlar da "İdari Yaptırımlar" başlığı altında idari para cezası ve idari tedbirler olarak belirlenmiştir. Gerek Anayasa Mahkemesi gerekse Uyuşmazlık Mahkemesi çeşitli kararlarında idari yaptırımı; idarenin, bir yargı kararına gerek olmadan, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak ve idare hukukunun ilkelerini dikkate alarak idari işlemlerle uyguladığı cezalar olarak tanımlamış, öğretide bu tanım benzer anlatımlarla kabul görmüştür.

Bu tanımlama ışığında, idari yaptırımdan bahsedebilmek için, yetkisini Kanundan almış bir idarenin, idari işlem vasıtasıyla, idari düzeni ihlal eden kişiye uyguladığı bir yaptırımın bulunması gerekir. Şayet yaptırım kararını veren ve uygulayan, Kanunca yetkilendirilmiş bir idare değilse, idari yaptırımdan söz edilemeyecektir.

5393 sayılı Belediye Kanununun 15. maddesinin (b) bendinde; belediyelerin, kanunların verdiği yetkiye dayalı olarak yönetmelik çıkarıp, belediye yasakları koyup uygulayabileceği ve kanunlarda öngörülen cezaları verebileceği öngörüldüğünden, idari teşkilat içindeki idarelerden biri olan belediyenin yaptırım uygulayabileceğinde kuşku bulunmamaktadır.

Ancak yukarıdaki hükümde açıkça ifade edildiği üzere, idari yaptırımlarda kanunilik ilkesi, tıpkı Ceza Hukukunda olduğu gibi uygulanmaktadır.

Nitekim, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 4. maddesinde; kanunilik ilkesi açıkça düzenlenmiş, hangi fiilin kabahat teşkil edeceğinin kanunda yada kanunla yetkilendirilen idarenin düzenleyici işlemiyle tanımlanacağı ancak yaptırımının (müeyyidesinin) sadece kanunla belirleneceği düzenlenerek, idari yaptırım uygulanacak fiilin karşılığının mutlaka kanunla belirlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Bu açıklamalara göre; belediyeler kabahat teşkil eden fiilleri, düzenleyici işlemleri ile belirleyebilecek, emir ve yasaklar koyabilecek ise de; yaptırımın ne olduğunu belirleyemeyecektir. Zira Kabahatler Kanununun "Emre Aykırı Davranış" başlıklı 32. maddesinde de emre aykırı davranmanın cezası idari para cezası olarak belirlenmiş olup, (burada 1608 sayılı Kanunun 1. maddesindeki yollama da belirtilen müeyyidenin uygulanmasına cevaz vermektedir), İdari para cezasının türü ve miktarının da kanunla belirlendiği görülmektedir.

O halde; belediyece Kabahatler Kanunu yada 1608 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası verilmediği; "cezai bedel" adı altında ne Kabahatler Kanununda ne de belediyeye yetki veren diğer kanunlarda tanımlanmayan ve miktarı da kanuni olmayan bir yaptırım türü belirlendiği görülmüş olup, bu yaptırımın kanuni dayanağının bulunmadığı açıktır.

Buna karşın; davacıdan talep edilen miktarın, belediyenin tasarrufundaki zemine verilen zarar-ziyana karşılık talep edilen tazminat niteliğinde bir bedel olduğu anlaşılmakta olup; böyle bir durumda da belediyeye yetki veren yasal düzenlemelerin ve prosedürün irdelenmesi gerekmiştir.

5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek; (g) bendinde. Büyükşehir Belediyesinin yetki alanındaki meydan, bulvar, cadde ve ana yolları yapmak, yaptırmak bakım ve onarımını sağlamak, büyükşehir belediyesinin görev ve sorumlulukları arasında düzenlenmiş.

"Alt Yapı Hizmetleri" başlıklı 8. maddesinde, alt yapı hizmetlerinin koordinasyon içerisinde yürütülmesi amacıyla alt yapı koordinasyon merkezinin (AYKOME) kurulacağı; bu merkezin çalışma usul ve esaslarının İçişleri Bakanlığınca çıkartılacak bir Yönetmelikle belirleneceğinin hükme bağlandığı, bu hükme dayalı olarak çıkartılan Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliğinin 8. maddesinin (f) bendinde.

AYKOME'nin kazı ruhsatı vereceği ve buna ilişkin bedeli belirleyeceği, 12. maddesinin (ç) bendinde ise; ruhsatsız kazı yapılmasını önleyeceği ve ruhsatsız kazı yapıldığının tespiti halinde, kazı yapanlar hakkında gerekli işlemin yapılmasını sağlayacağı, düzenlemeleri bulunmaktadır.

1608 sayılı Umuru Belediyeye Müteallik Ahkamı Cezaiye Hakkında Kanunun Bazı Maddelerini Muaddil Kanunun 1. maddesinde; "Belediye meclis ve encümenlerinin kendilerine kanun, nizam ve talimatnamelerin verdiği vazife ve salahiyet dairesinde ittihaz ettikleri kararlara muhalif hareket edenlerle belediye kanun ve nizam ve talimatnamelerinin men veya emrettiği fiilleri işleyenlere veya yapmayanlara belediye encümenince Kabahatlar Kanununun 32 nci maddesi hükmüne göre idari para cezası ve yasaklanan faaliyetin menine karar verilir. Bu kararda ilgili kişiye bir süre de verilebilir.

Belediye encümeni kararında belli bir fiilin muayyen bir süre zarfında yapılmasını da emredebilir. Emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde, masrafları yüzde yirmi zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirilir." hükmü yer almaktadır.

Söz konusu madde 23.01.2008 günlü ve 5728 sayılı Kanunun 66. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olup, ilgili kanun gerekçesinde; maddeyle fiilin niteliği dikkate alınarak Kabahatlar Kanununun 32. maddesine yollamada bulunulmuş, ayrıca yeni bir hüküm olarak, belediye hizmetlerinde etkinliğin sağlanması ve ilgili kişinin de bu kanunda belirtilen aykırılık hallerini süratle gidermesi olanağı sağlanmıştır, denilmek suretiyle belediyeye tanınan yetkinin amacı açıklanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; belediyelere bir çok görevler yükleyip, belli hizmetler için yetkiler veren belediye mevzuatı ve ilgili

Yönetmelikte, kamu hizmetlerinin yürütümüne dair kararlarının uygulanabilmesini hizmetlerin etkinliğinin artmasını sağlayıcı, cezai ve yaptırım hükümlerinin bulunmadığı; belediyelerin yasal görevlerini ifa sırasında bu görevin yerine getirilmesini engelleyici davranışların cezalandırılması ile sorumluluk sahasındaki mallara verilen zarar ve ziyanın tazminine ilişkin bir yetkinin belediyelere tanınmadığı anlaşılmakta ise de.

1608 sayılı Yasanın 1. maddesinin belediyeleri bu hususlara ilişkin olarak yetkilendirdiği; bir başka ifade ile; belediyenin kanunla yüklenen görevini yerine getirmesini engelleyici bir davranışta bulunulması halinde; belediye encümenince, söz konusu davranışın ortadan kaldırılmasına karar verileceği; emredilen fiilin ilgili kişi tarafından yapılmaması halinde söz konusu fiilin masrafları %20 zammı ile birlikte tahsil edilmek üzere belediye tarafından yerine getirileceği anlaşılmaktadır.

Olayda; davalı belediye encümenince 1608 sayılı Yasada öngörülen prosedür işletilmek suretiyle, davacı tarafından zemine verilen zarar ve ziyanın belli sürede giderilmesinin istenilmesi, giderilmemesi halinde masrafın %20 fazlasıyla ilgilisinden tahsil edilmek üzere belediyece yerine getirilmesi gerekmekte olup, bu prosedür yerine getirilmeden ilgilisinin resen borçlu kabul edilmesi suretiyle zarar-ziyan bedelinin tek taraflı, tarifeye dayalı olarak istenemeyeceği açıktır.

Uyuşmazlıkta ise belediye encümeni tarafından 1608 sayılı Yasadaki prosedür yerine getirilmeksizin, alacağın (zarar-ziyan bedelinin) davacının doğrudan borçlu kabul edilmesi ve resen zarar hesaplaması yapmak suretiyle, kamu gücüne dayalı olarak idari bir işlemle tahsili cihetine gidildiği sabittir.

Bu hale göre; her ne kadar Kabahatler Kanunu uyarınca idari para cezalarına karşı açılacak davalarda adli yargı görevli ise de, davaya konu edilen işlemin idari para cezası olmadığı gibi bir idari yaptırım olarak kanuni dayanağı da olmayan zarar-ziyan bedelinin tahsiline yönelik, tek yanlı ve icrai; tipik bir idari işlem olduğu görüldüğünden, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada idari yargının görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, davayı görev yönünden reddeden İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 14/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2016/6549, K. 2020/4364, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2016/6549
Karar No
2020/4364
Tarih
14 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2016/6580 K.2020/4379
  • Danıştay 8. Daire E.2016/6610 K.2020/4679
  • Danıştay 6. Daire E.2016/6638 K.2020/9201
  • Danıştay 4. Daire E.2016/6664 K.2020/3707
  • Danıştay 7. Daire E.2016/6692 K.2020/4115
  • Danıştay 7. Daire E.2016/6698 K.2020/3538

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.