İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2017/7182 K.2022/2567

21/09/2017 gün ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliğinin “Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi” başlıklı 128. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Esas2017/7182Karar2022/2567Tarih8 Nisan 2022Okuma11 dk · 2.257 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/7182 E., 2022/2567 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
8 Nisan 2022
Esas No
2017/7182
Karar No
2022/2567
Davacı
... Odası
Vekili
Av. ...
Davalı
... Bakanlığı
Vekili
Av. ...
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.257 kelime·11 dk okuma·7 bölüm

21/09/2017 gün ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliğinin “Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi” başlıklı 128. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasının iptali istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI

Maden Kanunu ile Bakanlığa daimi nezaretçilerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esaslarını yönetmelik ile belirleme yetkisi verilmiş ise de; bu yetkiler arasında daimi nezaretçilerin görevinin ne şekilde sona ereceğini belirleme yetkisinin sayılmadığı, dava konusu düzenlemelerin Anayasa’nın “Çalışma ve sözleşme hürriyeti” başlıklı 49. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Daimi nezaretçinin istifa ve azil durumunda veya daimi nezaretçisinin izin, rapor ve görevli olduğu durumlarında uygulanacak olan dava konusu usul ve esasların İş Kanunu'na aykırı olduğu, dava konusu 2. fıkrada yer alan düzenleme yönünden İş Kanunu’nun “Süreli fesih” başlıklı 17. maddesinde belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerektiği ve buna ilişkin sürelerin hüküm altına alındığı, dava konusu 3. fıkrada yer alan düzenleme yönünden ise de; düzenlemenin İş Kanunu’nun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53. maddesi uyarınca yasal hakkını kullanan daimi nezaretçilerin iş akdinin feshi sonucu doğuracağı iddia edilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

3213 sayılı Maden Kanunu ile Bakanlığa daimi nezaretçilerin atanma usul ve esaslarını yönetmelik ile belirleme yetkisi verildiği, Maden Yönetmeliğinin 128. maddesinin dava konusu 2. fıkrası yönünden, daimi nezaretçilikten azil ve istifanın iş sözleşmesinin tek taraflı veya karşılıklı feshi ile birebir örtüşen durumlar olmaması nedeniyle İş Kanunu ile çakışmadığı, bir işveren ile mühendis arasında İş Kanunu kapsamında iş sözleşmesi akdedilmesinin, o mühendisin daimi nezaretçi olacağı anlamına gelmediği, daimi nezaretçi olunabilmesi için işverenin daimi nezaretçi olarak ataması gerektiği; aynı maddenin dava konusu 3. fıkrası yönünden ise, yeni daimi nezaretçi atanmasının mevcut daimi nezaretçinin iş akdinin feshedileceği anlamına gelmediği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...

DÜŞÜNCESİ

Dava, 21.09.2017 gün ve 30187 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maden Yönetmeliğinin 128. maddesinin 2. fıkrasının; dayanak 3213 Maden Kanunun 31. maddesinde Bakanlığa sayma suretiyle daimi nezaretçinin görev, yetki ve sorumlulukları ile atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esaslarını belirleme yetkisinin verildiği, bu yetkiler arasında daimi nezaretçilerin görevinin ne şekilde sona ereceğini belirleme yetkisinin bulunmadığı,

daimi nezaretçinin görev süresinin ne şekilde sona ereceğinin Yönetmelik ile düzenlenmesinin, Maden Kanununa ve iş sözleşmesinin süreli ve derhal feshedilmesine ilişkin hususları kurala bağlayan İş Kanununu hükümlerine aykırı olduğu ve aynı maddenin 3. fıkrasının; daimi nezaretçinin izin gibi yasal bir hakkını kullanırken, geçici olduğu belirtilmeden yeni daimi nezaretçi atanacağının belirtilmesinin, Anayasa ve İş Kanununa aykırı olduğu öne sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.

3213 sayılı Maden Kanununun 3. maddesinde, daimi nezaretçi, işletmede daimi olarak istihdam edilmek üzere ataması talep edilen ve Genel Müdürlük tarafından ataması onaylanan maden mühendisi olarak tanımlanmış olup.

10. maddesinde, daimi nezaretçinin, atandığı ruhsat sahasındaki faaliyetleri düzenli bir şekilde denetleyerek tespit ve önerilerini daimi nezaretçi defterine kaydetmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde daimi nezaretçinin uyarılacağı, ikinci kez aynı ruhsat ile ilgili olarak bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda daimi nezaretçi hakkında beşinci fıkra hükümlerinin uygulanacağı, daimi nezaretçi defterini, daimi nezaretçi ile ruhsat sahibi veya vekilinin imzalayacağı, defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması hâlinde, ruhsat sahibine 20.000 TL idari para cezası verileceği;

''Daimi nezaret ve teknik eleman'' başlığını taşıyan 31. maddesinde, kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde yapılacağı, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesinin zorunlu olduğu,

daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esaslarının Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirleneceği, birinci fıkrada belirtilen istihdam şartlarını sağlamadan maden işletme faaliyetinde bulunulması hâlinde 30.000 TL idari para cezası uygulanarak maden işletme faaliyetlerinin durdurulacağı, istihdam şartlarının sağlanması hâlinde faaliyete izin verileceği kurala bağlanmıştır.

3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanan Maden Yönetmeliğinin dava konusu edilen 128. maddesinin 2. fıkrasında; daimi nezaretçinin istifası veya azli durumunda tarafların dilekçeyi birlikte imzalamamaları halinde tarafların birbirlerine bir hafta önceden noter aracılığıyla haber vermek zorunda olduğu, aksi takdirde daimi nezaretçinin görevinin devam edeceği, 3. fıkrasında ise; daimi nezaretçinin yasal izin, rapor veya görevli olduğu sürelerin tek seferde on beş iş günü aşması halinde yeni daimi nezaretçinin atanmasının zorunlu olduğu, ruhsat sahibinin, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendireceği kurala bağlanmıştır.

04/02/2015 gün ve 6592 sayılı Kanunun 6. maddesi ile 3213 sayılı Kanunun 10. maddesi değişikliğe uğramış olup, 6592 sayılı Kanunun 6. maddesinin gerekçesinde; teknik nezaretçi kaldırıldığından onun yerine bu görevi daimi olarak yürütecek maden mühendisinin yaptığı denetimlerdeki tespit ve önerilerini kaydettiği daimi nezaretçi defterinin ruhsat sahibi veya vekiliyle imzalama sorumluluğu ile defterin ibraz edilmemesi veya düzenli tutulmaması halinde uygulanacak idari para cezasının belirlendiği ifade edilmiştir.

04/02/2015 gün ve 6592 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3213 sayılı Kanunun 31. maddesi değişikliğe uğramış olup, 6592 sayılı Kanunun 16. maddesinin gerekçesinde ise; bu madde ile teknik nezaretçinin kaldırılarak, iş riski en yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerine daimi olarak bir maden mühendisinin nezaretinin getirildiği, faaliyetlerin can ve mal emniyeti açısından daha teknik ve güvenilir şekilde yapılarak kazaların en aza indirgenmesinin hedeflendiği, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olarak,

işletme büyüklüğü ve yapısal durumu gözönüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunluluğunun getirildiği, mühendis istihdam etmeden maden işletme faaliyetinde bulunulması halinde idari para cezası uygulanması yönünde düzenleme yapıldığı belirtilmiştir.

Maden Kanunun 31. maddesi ve madde gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, iş riski yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerinin can ve mal emniyeti ile kazaların en aza indirgenmesi amacıyla maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin maden mühendisi nezaretinde yapılmasının zorunlu kılındığı anlaşılmıştır.

Madencilik faaliyetini yürüten maden işçilerinin can güvenliği ve maden işletmesinin çevre yönünden taşıdığı tehlike dikkate alınarak, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olarak istihdamı ve işletme faaliyetinin maden mühendisinin gözetiminde yapılması konusunda bir istisna öngörülmemiştir.

Nitekim bu durum, maddede maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde diğer bir ifade ile gözetiminde yapılmasının zorunlu olduğu lafzı ile ortaya konulmuştur.

Teknik nezaretçinin kaldırılarak, daimi nezaretçi istihdamının zorunlu kılınmasındaki amacın, bu görevin daimi olarak yürütülmesi ve yapılan denetimlerdeki tespit ve önerilerin düzenli olarak kaydedilmesi olduğundan, maden işletme faaliyetinde bulunulan her bir ruhsat için en az bir maden mühendisinin daimi olarak nezaret görevini yürütmesi gerekmektedir.

Bu durumda, “Daimi nezaretçi” 3218 sayılı Yasada tanımlandığı üzere işletmede daimi olarak istihdam edilmek üzere ataması Maden İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olan maden mühendisi olup, bu haliyle daimi nezaretçilik bir görevlendirme olduğundan, bu görevlendirmenin ne şekilde başlayıp, ne şekilde sona ereceğini belirleyen düzenlemede dayanağı Kanuna aykırılık görülmediği gibi İş Kanunu hükümleri ile de bir ilgisi bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

Dava, 21/09/2017 günlü, 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliğinin “Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi” başlıklı 128. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. 21/09/2017 günlü, 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanununa dayanılarak hazırlanmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE

İlgili Mevzuat: Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 124. maddesinde; Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesine 04/02/2015 tarih ve 6592 sayılı Kanun ile daimi nezaretçi tanımı eklenmiş ve daimi nezaretçi; işletmede daimi olarak istihdam edilen maden mühendisi olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun'un "Daimi nezaret ve teknik eleman" başlıklı 31. maddesinin 1. fıkrasında; "(Değişik: 4/2/2015-6592/16 md.) Kaynak tuzlaları hariç olmak üzere maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetleri, maden mühendisi nezaretinde yapılır. Maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olmak üzere, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu göz önüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunludur.

Daimi nezaretçi ile vardiyalı çalışan işletmelerde işletmenin büyüklüğü ve niteliği esas alınarak her vardiyada zorunlu olarak istihdam edilecek maden mühendisi ve görevlendirilecek diğer mühendislerin görev, yetki ve sorumlulukları, atanma usul ve esasları, eğitimi, çalışma usul ve esasları Bakanlıkça yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almıştır.

Hukuki Değerlendirme:

Anayasanın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile yasa hükümlerine açıklık getirilmesi ve yasa hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanmaktadır.

Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenleme soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içermektedir.

Yasa koyucu düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakır. İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; idare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi ve bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi, uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesi amaçlanmalıdır.

Yönetmeliğin “Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi” başlıklı 128. maddesinin 2. fıkrası ile 3. fıkrası yönünden yapılan inceleme:

Yönetmeliğin "Daimi nezaretçinin görevinin sona ermesi" başlıklı 128. maddesinde; "(1) Daimi nezaret görevi; işveren ile yapılan sözleşmenin feshedilerek ruhsat sahibinin azletmesi, ruhsatların iptali, terki, devri, intikali, tescili (ruhsat sahibi unvan değişikliklerinin sicil kayıtlarına tescili hariç), ruhsatın birleştirilmesi, daimi nezaretçinin istifası veya ölümü halinde sona erer. Bu gibi durumlarda ruhsat sahibi tarafından en geç on beş gün içinde yeni bir daimi nezaretçi atanması zorunludur. Ruhsat sahibi, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendirir. Bu durum nezaretçi defterine yazılır.

(2) Daimi nezaretçinin istifası veya azli durumunda tarafların dilekçeyi birlikte imzalamamaları halinde taraflar birbirlerine bir hafta önceden noter aracılığıyla haber vermek zorundadır. Aksi takdirde daimi nezaretçinin görevi devam eder.

(3) Daimi nezaretçinin yasal izin, rapor veya görevli olduğu süreler tek seferde on beş iş gününü aşarsa yeni daimi nezaretçinin atanması zorunludur. Ruhsat sahibi, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendirir. Bu durum nezaretçi defterine yazılır.

(4) Daimi nezaretçi ataması yapılmadan maden işletme faaliyetinde bulunulması halinde Kanunun 31 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince işlem tesis edilir.

(5) Daimi nezaretçinin azledilmesi veya istifası halinde dilekçesi ekinde, noter ihbarnamesi, görev yaptığı döneme ait sahanın son durumuna ilişkin önerileri içeren raporunu üç nüsha düzenleyip, ruhsat sahibine, YTK’ya ve Genel Müdürlüğe verir. Azledilen daimi nezaretçinin aynı şirkette çalışmaya devam etmesi halinde noter ihbarnamesi aranmaz." düzenlemesi yer almıştır.

Anılan maddenin dava konusu edilen 2. fıkrasında; daimi nezaretçinin istifası veya azli durumunda tarafların dilekçeyi birlikte imzalamamaları halinde tarafların birbirlerine bir hafta önceden noter aracılığıyla haber vermek zorunda olduğu, aksi takdirde daimi nezaretçinin görevinin devam edeceği, 3. fıkrasında ise; daimi nezaretçinin yasal izin, rapor veya görevli olduğu sürelerin tek seferde on beş iş günü aşması halinde yeni daimi nezaretçinin atanmasının

zorunlu olduğu, ruhsat sahibinin, on beş iş gününe kadar olan süre içerisinde bir maden mühendisini nezaretçi olarak görevlendireceği kurala bağlanmıştır.

04/02/2015 gün ve 6592 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3213 sayılı Kanunun "Teknik nezaret" başlıklı 31. maddesi başlığı ile birlikte değişikliğe uğrayarak "Daimi nezaret ve teknik eleman" başlığına almış olup, 6592 sayılı Kanunun 16. maddesinin gerekçesinde; madde ile, teknik nezaretçi kaldırılarak iş riski en yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerine daimi olarak bir maden mühendisinin nezareti getirildiği, faaliyetlerin can ve mal emniyeti açısından daha teknik ve güvenilir şekilde yapılarak kazaların en aza indirgenmesinin hedeflendiği,

maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisi daimi olarak, işletme tekniği, büyüklüğü ve yapısal durumu gözönüne alınarak diğer meslek disiplinlerinden mühendis istihdam edilmesi zorunluluğu getirildiği, mühendis istihdam etmeden maden işletme faaliyetinde bulunulması halinde idari para cezası uygulanması yönünde düzenleme yapıldığı ifade edilmiştir.

Maden Kanunun 31. maddesi ve madde gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, iş riski yüksek olan maden sahalarında yapılacak madencilik faaliyetlerinin can ve mal emniyeti ile kazaların en aza indirgenmesi amacıyla maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin maden mühendisi nezaretinde yapılmasının zorunlu kılındığı anlaşılmıştır. Madencilik faaliyetini yürüten maden işçilerinin can güvenliği ve maden işletmesinin çevre yönünden taşıdığı tehlike dikkate alınarak, maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinde asgari bir maden mühendisinin daimi olarak istihdamı ve işletme faaliyetinin maden mühendisinin gözetiminde yapılması konusunda bir istisna öngörülmemiştir.

Nitekim bu durum, maddede maden ruhsat sahalarındaki işletme faaliyetlerinin, maden mühendisi nezaretinde diğer bir ifade ile gözetiminde yapılmasının zorunlu olduğu lafzı ile ortaya konulmuştur. Teknik nezaretçinin kaldırılarak, daimi nezaretçi istihdamının zorunlu kılınmasındaki amacın, bu görevin daimi olarak yürütülmesi ve yapılan denetimlerdeki tespit ve önerilerin düzenli olarak kaydedilmesi olduğundan, maden işletme faaliyetinde bulunulan her bir ruhsat için en az bir maden mühendisinin daimi olarak nezaret görevini yürütmesi gerekmektedir.

Daimi nezaretçi; Maden Kanunu'nda tanımlandığı üzere işletmede daimi olarak istihdam edilmek üzere ataması Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış olan maden mühendisi olup, bu haliyle daimi nezaretçilik madencilik faaliyetlerinin can ve mal güvenliği sağlanarak yapılmasını amaçlayan bir görevlendirmedir. Bu haliyle dava konusu düzenlemelerin işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemeyi amaçlayan 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerini aşan hükümler içermemektedir.

Bu durumda, daimi nezaret görevi ile ilgili daimi nezaretçinin istifa ve azil durumunda veya daimi nezaretçisinin izin, rapor ve görevli olduğu durumlarında uygulanacak olan usul ve esasları belirleyen dava konusu düzenlemelerde dayanağı Kanuna aykırılık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2017/7182, K. 2022/2567, 8 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Düşüncesi
  7. Türk Milleti Adına
  8. Hukuki Süreç
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2017/7182
Karar No
2022/2567
Tarih
8 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 5. Daire E.2017/7230 K.2022/2450
  • Danıştay 8. Daire E.2017/7300 K.2022/2566
  • Danıştay 8. Daire E.2017/7348 K.2022/2181
  • Danıştay 8. Daire E.2017/7420 K.2022/2465
  • Danıştay 5. Daire E.2017/7473 K.2022/1727
  • Danıştay 8. Daire E.2017/7568 K.2022/2306

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.