KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/6208 E., 2021/5410 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2021
- Esas No
- 2018/6208
- Karar No
- 2021/5410
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... İnşaat Tarım Ürünleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait Özel ... İlkokulu'nun 30 gün süreyle geçici olarak kapatılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararında; 2015-2016 eğitim-öğretim yılında eğitime başlayacak olmasına rağmen 2014-2015 eğitim öğretim yılında öğrenci kaydedildiği, okulda görev yapmak için gerekli şartları taşımayan personelin hukuka aykırı olarak görevlendirildiği, okulda sigortasız personel çalıştırıldığı ve reklam ve ilana ilişkin mevzuatta arana şartların yerine getirilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirket tarafından bahsolunan usulsüz fiiller nedeniyle davacı şirkete ait okul hakkında kapatma işlemi uygulanması gerekmekle beraber, 5580 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü ile bu durumdaki işyerleri hakkında önce idari para cezası uygulanacağının öngörülmüş olması karşısında, lehe olan hükümlerin uygulanması suretiyle davacı şirkete ait eğitim kurumu hakkında para cezası uygulanması gerekeceğinden, davacı şirketin 30 gün süreyle kapatılmasında hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, başvuruya konu kararın kaldırılmasına; 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 5580 sayılı Kanunda yapılan değişiklik öncesinde verildiği ve fiilen uygulandığı, dolayısıyla lehe kanun hükümlerinin dava konusu işleme uygulanma kabiliyetinin bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirket tarafından bahsolunan usulsüz fiiller nedeniyle davacı şirkete ait okul hakkında kapatma işlemi uygulanması gerekmekle beraber, 5580 sayılı Kanunun 7. maddesi hükmü ile bu durumdaki işyerleri hakkında önce idari para cezası uygulanacağının öngörülmüş olması karşısında, lehe olan hükümlerin uygulanması suretiyle davacı şirkete ait eğitim kurumu hakkında para cezası uygulanması gerekeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş olup; lehe kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için dava konusu işlemin uygulanmasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususu önem arz etmektedir.
5580 sayılı Kanunda yer alan lehe kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için değişiklikten önceki kanun hükmü uyarınca tesis edilen işlemin uygulanmasının tamamlanmamış olması gerekmektedir. Somut olayda olduğu gibi uygulanan geçici kapatma cezası gibi idari işlemler söz konusu olduğunda; eski ve yeni mevzuat hükümlerinden davacı lehine olanın uygulanması sureti ile tesis edilecek yeni işlem davacı hakkında uygulanması muhtemel tekerrür hükümleri yönünden önem arz etmekte olup; lehe kanun hükmünün uygulanması suretiyle tesis edilecek yeni idari işlemin davalı idarece mükerrer cezalandırmaya neden olabilecek şekilde ikinci kez idari yaptırım işlemi tesisi şeklinde anlaşılmaması gerekmektedir.
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/6208, K. 2021/5410, 17 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama