KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2018/723 E., 2022/1257 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2022
- Esas No
- 2018/723
- Karar No
- 2022/1257
- Temyiz eden (davalı)
- ... Valiliği
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Şırnak İli, Cizre İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde Geçici Köy Korucusu olarak görev yapan davacının, çağrıldığı halde ve yapılan tüm ikazlara rağmen göreve gelmediğinden bahisle görevden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlem ile mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, savunma istem yazısının davacının adresine tebliğe çıkartılıp davacıya belli bir süre verilerek usulüne uygun savunma hakkı tanınması gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde; Anayasa ile teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanmasından ve savunma hakkı verilmeden disiplin cezası uygulanamayacağına ilişkin açık düzenlemeye aykırı olarak işlem tesis edilmesinden dolayı, hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Geçici Köy Korucuları Yönetmeliği 12 ve 33. maddeleri gereği, korucuların çağrı üzerine en seri vasıta ile görev yerinde hazır bulunması gerektiği, yönetmelikte çağırma şeklinin yazılı olması gerektiğine dair düzenleme bulunmadığı, korucu başlarına yapılan tebliğin tüm korucular bakımından tebliğ niteliği taşıdığı, davacıya savunma vermesi için süre tanındığı, savunmasının alınmamış değil, davacının kendi kusuru sebebiyle alınamadığı, 14/12/2015-03/03/2016 tarihleri arasında devam eden operasyonlar ve sokağa çıkma yasağı nedeniyle Cizre PTT Merkez Müdürlüğünün kapalı olması nedeniyle tebliğ imkansızlığı olduğu,
bu nedenle telefonla savunma istendiği, bazı gkkların savunma hakkını kullanmayarak kendi lehlerine hukuki argüman oluşturarak suiniyetli hareket ettikleri, davacının mevzuata uygun olarak görevden çıkarıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, kendisine görev ve sonrasındaki tutanak, savunma işlemleri için herhangi bir tebligat yapılmadığı, dava konusu işlem öncesinde gkk eğitimi almadığı, genellikle temizlik personeli olarak çalıştırıldığı, olay tarihinde sokağa çıkma yasağı başladığı için yasak sona erene kadar evlerine gönderildiği, kendisine herhangi bir görev emri verilmediği, dava açıldıktan sonra işe iadesinin yapıldığı ve maaşlarının faizsiz ödendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/723, K. 2022/1257, 25 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama