KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4673 E., 2023/1221 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- Esas No
- 2019/4673
- Karar No
- 2023/1221
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- … Bakanlığı (… Bakanlığı)
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
2- … Genel Müdürlüğü
VEKİLLERİ
Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Oto. İnş. Mermer San. ve Tic. A.Ş. VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU
… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Burdur ili Merkez ilçesi sınırları içerisinde … sicil nolu II-b grubu (mermer) maden işletme ruhsat sahası için istenilen orman izninin 1 yıl olarak verilmesine ilişkin davalı bakanlığın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davalı idare tarafından takdir hakkı kullanılarak davacıya, dava konusu işlemin olur tarihinden (29.09.2017 tarihinden) itibaren 1 yıl süre verildiği ve bu tarihin ise 29.09.2018 tarihinde sona ereceği görülmekle birlikte idarece davacının izin için yaptığı başvurusunda herhangi bir eksiklik bulunmadığının kabul edildiği ve davacının maden ruhsatı süresinin 11.10.2021 tarihine kadar devam ettiği hususları birlikte değerlendirilerek ve Orman Kanununun 16 ncı maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 7.maddesi'nin açık hükmü karşısında;
hukuken geçerli somut bir gerekçe ortaya konulmadan ruhsat süresine nispeten çok kısa süre verilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında.
Orman sahaları içerisinde yapılacak her türlü madencilik faaliyetine verilen izinlerin mutlak anlamda maden ruhsatı süresi kadar verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, aksine bir yorumun Orman İdaresinin bu konudaki takdir yetkisinin ortadan kaldırılması sonucunu ortaya çıkaracağı, İdarece somut ve hukukî gerekçeler belirtilmek suretiyle ilgiliye hiç izin verilmeyeceği gibi ruhsat süresinden daha kısa süreli izinlerin de verilebileceği, ancak olayda davalı idarelerce iznin 1 yıl süre ile verilmesi konusunda hukuken kabul edilebiler somut gerekçeler ortaya konulmadığı,
… sicil nolu II-b grubu (mermer) maden işletme ruhsat sahası için istenilen ormanlık saha kullanım izninin 1 yıl olarak verilmesine ilişkin davalı idare işleminde bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Tarım Ve Orman Bakanlığı tarafından mevzuatta izin verilecek en uzun sürenin ruhsat süresi ile sınırlandırıldığı, ruhsat süresi sonuna kadar izin verilmesine ilişkin bir zorunluluk bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, Orman Genel Müdürlüğü tarafından ise; mevzuatta izin verilecek en uzun sürenin ruhsat süresi ile sınırlandırıldığı, ruhsat süresi sonuna kadar izin verilmesine ilişkin bir zorunluluk bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı, işlemin iptaline dair Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Uyuşmazlıkta.
Mahkeme kararının uygulanması niteliğinde tesis edilen 1 yıl süre ile izin verilmesine yönelik dava konusu işleminin iptaline karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında her ne kadar mutlak anlamda maden ruhsatı süresi kadar izin verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı ancak iznin 1 yıl süre ile verilmesi konusunda hukuken kabul edilebiler somut gerekçeler ortaya konulmadığı gerekçelerine yer verilmiş ise de.
21/06/2005 tarih ve 25852 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliği'nin İzin süresi ve süre uzatımı başlıklı 6. maddesinde ''Ruhsat alanı dahilinde, madencilik faaliyetleri veya bu faaliyetlere bağlı tüm tesisler için verilen izinlerin süresi maden ruhsat süresi kadardır.
Maden ruhsatının temdit edilmesi halinde, ilgili bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarından alınmış izinler ruhsat süresi kadar uzatılır.'' hükmüne, yine aynı yönetmeliğin Müktesep haklar başlıklı 18. maddesinde ''Kanunun 7 nci maddesinde ve bu Yönetmelikte belirtilen yerlerde yapılan madencilik faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı tesisler için verilmiş olan izinler, müktesep hak olarak ruhsat hukuku devam ettiği sürece geçerlidir.
Alınan izinler, ruhsatın temdit edilmesi halinde uzatılır. İşletme ruhsatı sınırları dahilinde işletme izni alınan diğer alanlar için de izin verilir.'' hükmüne yer verildiği görülmüş olup, anılan düzenlemeler uyarınca söz konusu izinlerin ruhsat süresi kadar uzatılacağı açıktır.
Bu durumda izin talebinin hukuka ve mevzuatın öngördüğü şekillere uygun olarak yapılması halinde izin süresinin ruhsat süresi kadar uzatılacağı hususu açıkça düzenlendiğinden dava konusu işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4673, K. 2023/1221, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama