İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/4743 K.2022/2958

2- …Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … 3- ……Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … 4- … Bakanlığı Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : …Şirketi Vekili : Av. … İstemin Özeti : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne…

Esas2019/4743Karar2022/2958Tarih21 Nisan 2022Okuma7 dk · 1.388 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4743 E., 2022/2958 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
21 Nisan 2022
Esas No
2019/4743
Karar No
2022/2958
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalılar)
1- …İdaresi Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.388 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

2- …Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … 3- ……Belediye Başkanlığı Vekili : Av. … 4- … Bakanlığı Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davacı) : …Şirketi Vekili : Av. … İstemin Özeti : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, davacı şirketçe sigortalanan işyerinin 8 - 9 Eylül 2009 gününde yağan yağışlar sonrasında Ayamama deresinin taşması nedeniyle oluşan selde hasara uğraması üzerine uğranıldığı öne sürülen ve sigortalısına ödenen 40.408,18.-TL maddi zararın rücuan tazmini istenilmektedir.

İdare Mahkemesince, "8 eylül 2009 salı günü bölgede başlayan aşırı yağmur nedeniyle meydana gelen sel felaketinden kaynaklandığı bu nedenle afetin etkisine %30 oranında bir etki isnat olunabileceğine" ilişkin bilirkişi görüşüne ilaveten davaya konu zararın oluştuğu …No:…adresindeki Halkalı …pafta, …parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın ruhsata aykırı ve kaçak yapı niteliğinde bulunduğu, söz konusu yapı hakkında yapı tatil tutanakları düzenlenerek yıkım kararı bulunduğu da dikkate alındığında, söz konusu zararının %30'luk kısmından davalı idarelerin sorumlu olmadığı, davacının oluşan toplam 40.408,18 TL maddi zararının;

(%25) kusur oranına isabet eden 10.102,04 TL'sinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi, (%25) kusur oranına isabet eden 10.102,04 TL'sinin İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü, (%10) kusur oranına isabet eden 4.040,82 TL'sinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, (%10) kusur oranına isabet eden 4.040,82 TL'sinin Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından tazmini gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında; ilgililerin, işyeri açma ve çalışma ruhsatı adlı belgeye dayanarak işyeri açabileceği belirtilmiştir.

10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 10. maddesinde, işyerlerinin depo olarak kullandıkları yerlerin işyeri açma ve çalışma ruhsatında gösterileceği; 6. maddesinde, yetkili idareden usulüne uygun işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerlerinin yetkili idarelerce kapatılacağı" kuralına yer verilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 31. maddesinde; inşaatın bitme gününün, kullanma izninin verildiği tarih olduğu, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, ancak kullanma izni alan bağımsız bölümlerin bu hizmetlerden istifade ettirileceği kuralına yer verilmiş, 32. maddesinde de, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar hakkında düzenlemeler yapılmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı yer almaktadır.

Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği ya da yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.

Dava dosyasının incelenmesinden, 8 - 9 Eylül 2009 tarihleri arasında İstanbul genelinde yağan yoğun yağmurlardan dolayı Ayamama deresi taşması sonucu, davacı şirketin sigortaladığı iş yerinin sular altında kalması nedeniyle oluşan zararlar için davacı şirket tarafından sigorta poliçesinde yer alan kurallar çerçevesinde 40.408,18-TL hasar bedeli sigortalısı olan işyeri sahibine 16/11/2009 tarihinde ödenmesi sonrasında, söz konusu zararın oluşmasında hizmet kusurları bulunduğundan bahisle 10/06/2010 tarihinde Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'na, 04/06/2010 tarihinde İSKİ Genel Müdürlüğü'ne,

19/07/2010 tarihinde Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığına (Çevre ve Şehircilik Bakanlığına) bila tarihli dilekçe ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na başvuruda bulunularak, zararının tazminini talep edilmiş, Anılan başvurular. Küçükçekmece Belediye Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın …tarih ve …sayılı; yazılarıyla reddedilmesi üzerine davacının sigortalısına ödediği 40.408,18.-TL hasar bedelinin davalı idarelere yapılan başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle 25/08/2010 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda mahkemece yaptırılan 28/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda.

“Ayamama Deresinin akışının yaklaşık %66’sını oluşturan İkitelli istasyonu alanına düşen yağışın 100 yıllık yağışın 2 katı olması sebebiyle meydana gelen yağışın Afet boyutuna ulaştığı” bilgisi bulunduğu, meydana gelen olayın bir sel felaketi olduğu tüm belge ve bilgiler ile sabit olduğu, zira bu konuda dosyada birçok farklı kaynaktan bilgi ve belge bulunduğu, ancak kamu idarelerin sorumluluğunun sadece sel felaketinin oluşumundaki rolü olarak değil aynı zamanda meydana gelebilecek felaket kapsamındaki zararın en aza indirilmesi açısından rolü olarak değerlendirilmesinin gerekli olduğu,

örneğin deprem ele alındığında, depremin afet olmasına karşın tüm projelerde deprem hesaplarının yapılmasınının takibinin idarelerin sorumluluğunda olduğu, başka bir açıdan depremin olma olasılığına karşı depreme gerekli tedbirler alma ve alınmasını teşvik etmekte gene idarelerin görevi olduğu, deprem sonrası her türlü işlemler, tespitler de gene pek çok kamu idareleri ile ilgili bir sorumluluk tanımları kapsamında olduğu, sel felaketi öncesinde ve sonrasında da anayasal olarak idarelerin vatandaşın barınma, can ve mal güvenliği kapsamında sorumluluklarının bulunduğu,

bu nedenle sel felaketinin oluşumunda idare eylemlerinin seli oluşturduğunu iddia etmek uygun olmayıp, meydana gelen olayın bir SEL felaketi olduğunun aşikâr bulunduğu, meydana gelen sel felaketinin oluşmasında idarelere bir kusur verilmesinin düşünülemeyeceği ...idarelerin meydana gelen felaketin etkilendiği alanları yaşama alanı olarak oluşturması kapsamında gerekli ön tedbirleri almadığı, yapıların iskanlı ruhsatlı olarak inşa edildiği, bu bölgelere özel önlemler kapsamında projelendirme, projelerde bölge özeline uygun ek evrak,rapor, inceleme vb.önleyici ve geliştirici bilgi ve belgeler talep etmediklerinin görüldüğü,

sel felaketi yaşanma olasılığı olan yerlerin güvenliğini sağlaması, bu bölgelerin yaşam alanı haline getirilmesi kapsamında gerek yerel belediyesi gerekse de üst planları yapan ve onaylayan büyük şehir belediyesinin yukarıdaki kamu ile ilgili mevzuat hükümleri kapsamında hizmet kusurları olduğu,

Ayamama Deresi taşma olayının 8 eylül 2009 salı günü bölgede başlayan aşırı yağmur nedeniyle meydana gelen sel felaketinden kaynaklandığı bu nedenle afetin etkisine %30 oranında bir etki isnat olunabileceği, oluşan hasardan ötürü İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne %25, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne %25, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na %10, Küçükçekmece Belediyesi'ne %10 oranlarında bir kusur isnadının mümkün olduğu," yolunda görüş ve kanaat belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, yapı kullanma izni verilmeyen ve/veya alınmayan yapıların, izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmayacakları, işyeri açma ve çalıştırma izni olmayan işyerlerinin faaliyette bulunamayacakları açıktır.

Ancak, söz konusu izinler bulunmamasına rağmen davacı şirketin sigortalısının davalı idareler tarafından sunulan kamu hizmetlerinden faydalandığının anlaşılması halinde, davalı idarelerin olay nedeniyle meydana gelen zararın tamamına katlanmasını beklemek, yasal zorunluluk nedeniyle alınması gereken ruhsatları almayan davacı sigortalısının kusurlarının göz ardı edilmesi anlamına gelecektir. Bu durum ise, yukarıda aktarılan Anayasa kuralına, hukukun genel ilkelerine ve hakkaniyete aykırı sonuçları doğuracağından davacının (sigortalının) da olayda davalı idareler ile birlikte müterafik kusuru olduğunun kabulü gerekecektir.

Bu itibarla, uyuşmazlıkta davacı sigortalısının işyeri olarak faaliyette bulunduğu ……No:…adresindeki Halkalı …pafta, …parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın ruhsata aykırı ve kaçak yapı niteliğinde olduğu, söz konusu yapı hakkında yapı tatil tutanakları düzenlenerek yıkım kararı bulunduğu,

işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı açık olup davacı sigortalısına kusur izafe edilmeden, davacı sigortalısına ait bu kusurun, doğal afet etkisi olan %30'luk kısım ile birlikte değerlendirilerek davacı sigortalısına ayrıca kusur izafe edilmeden zararın tamamının davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiğine ilişkin anılan kararda hukuka uyarlık bulunmadığı, İdare Mahkemesince davacı sigortalısının davalı idareler ile birlikte müterafik kusur durumunu gösterir ek bilirkişi raporu alınarak yeniden karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; …İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere,21/04/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/4743, K. 2022/2958, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/4743
Karar No
2022/2958
Tarih
21 Nisan 2022

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2019/4759 K.2022/1793
  • Danıştay 3. Daire E.2019/4763 K.2022/2121
  • Danıştay 3. Daire E.2019/4764 K.2022/1789
  • Danıştay 9. Daire E.2019/4768 K.2022/1188
  • Danıştay 8. Daire E.2019/4780 K.2022/3236
  • Danıştay 8. Daire E.2019/4786 K.2022/3171

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.