İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/4817 K.2020/3889

2- … Bakanlığı

Esas2019/4817Karar2020/3889Tarih29 Eylül 2020Okuma10 dk · 1.953 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4817 E., 2020/3889 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
29 Eylül 2020
Esas No
2019/4817
Karar No
2020/3889
Davacı
…
Vekili
Av. …
Davalılar
1- … Bakanlığı
Vekili
I. Hukuk Müşaviri Yrd. … - (Aynı adreste
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.953 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

2- … Bakanlığı

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri … - (Aynı adreste) 3- … Bakanlığı

VEKİLİ

Hukuk Müşaviri … - (Aynı adreste)

DAVANIN KONUSU

Direksiyonu sağda olan … markalı … plakalı aracın sahibi olan davacı tarafından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemenin ve 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Dava konusu düzenleme 04.02.2013 tarihinden önce direksiyonun sağda olması kusur sayılmadığı halde bu tarih itibariyle ağır kusur olarak kabul edildiği ve kazanılmış hakkının yok sayıldığı, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek dava konusu işlemin iptali istenilmektedir.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 94. maddesi'nde "Karayollarında trafik sağdan akar." hükmüne yer verildiği, trafiğin sağdan aktığı ülkelerde sağdan direksiyonlu araçların büyük risk teşkil ettiği, söz konusu düzenlemenin trafiğin daha düzenli olması yönünde atılan bir adım olduğu, araç muayenelerinin 2 yılda bir yapılmasından dolayı davacının herhangi bir kazanılmış hakkından söz edilemeyeceği iddiaları ile davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI

Dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu ve hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

... BAKANLIĞI'NIN SAVUNMASI

Gerek dava konusu düzenleyici işlemde ve gerekse subjektif işlemde Bakanlığının bir dahlinin bulunmadığı, dava konusu düzenleme yetki, şekil, konu ve maksat yönleri ile hukuka uygun olduğundan davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun bozma kararına uyularak, temyize konu 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işleme ilişkin kısım yönünden davanın süreaşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava, davacıya ait aracın, 07/09/2013 tarihinde İvedik Araç Muayene İstasyon'unda muayene edilmesi sonucunda düzenlenen araç muayene raporunda aracın direksiyonunun sağ tarafta olduğu gerekçesiyle ağır kusurlu sayılması ve araç muayenesinin onaylanmaması üzerine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan direksiyonu sağda olan araçların tescilinin yapılamayacağına ilişkin hüküm ile 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 12/04/2016 tarih, E:2014/3570, K:2016/2545 sayılı kararıyla; davacıya ait aracın, 07/09/2013 tarihinde İvedik Araç Muayene İstasyon'unda muayene edilmesi sonucunda düzenlenen araç muayene raporunda aracın direksiyonunun sağ tarafta olduğu gerekçesiyle ağır kusurlu sayıldığı ve araç muayenesinin onaylanmaması üzerine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan direksiyonu sağda olan araçların tescilinin yapılamayacağına ilişkin hüküm ile 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılmasına ilişkin işlemin

iptali istemiyle, muayene raporunun üzerinden 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra 12/03/2014 tarihinde mahkeme kaydına giren dilekçeyle davanın açıldığı ancak dava konusu 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunun 2014 yılı için 03/03/2014 tarihinde yeniden düzenlendiği, anılan kusur tablosunda da sağdan direksiyonlu aracın ağır kusurlu sayıldığı görüldüğünden, açılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına geçildiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" hükmünün iptali istemine ilişkin olarak;

olayda, davacının trafiğe daha önceden tescil edilen aracının trafik tescil kaydının halen geçerliliğini koruduğu ve idarece tescil kaydının iptaline ilişkin somut bir işlem tesis edilmediği, sadece aracın muayenesi sonucunda ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği,

öte yandan 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin dayanağının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılmaz" hükmü olmadığı da göz önüne alındığında, davacının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda yer alan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemeye karşı dava açmasında menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığı,

04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin olarak; olayda, direksiyonu sağda olan araçların trafiğe tescilinin yapılamayacağına ilişkin düzenlemenin 01/05/2010 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliği ile yürürlüğe girdiği,

Emniyet Genel Müdürlüğünün 28/03/2012 tarih ve 2086-70536 sayılı yazısı üzerine 01/07/2012 tarihinden itibaren araç muayene kusur tablosunun 3.16.1 numaralı bölümünde araçların direksiyonunun sağ tarafta olmasının ağır kusurlu sayıldığı görülmekle birlikte daha önceden araç muayenesinde olumlu rapor almış sağdan direksiyonlu araçlarla ilgili istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda ise herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin tüm sağdan direksiyonlu araçların ağır kusurlu sayılacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği,

bu durumda, hukuki güvenlik ilkesi gereğince 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemde eksik düzenleme içermesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın.

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemenin iptali istemine ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine.

04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, davalı idarelerden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının, anılan kararın aleyhlerine olan kısmını temyiz etmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca;

davacının aracının 07/09/2013 tarihinde İvedik Araç Muayene İstasyonunda muayene edilmesi sonucunda düzenlenen araç muayene raporu ile aracın direksiyonunun sağ tarafta olduğu gerekçesiyle, 07/09/2013 tarihi itibarıyla ağır kusurlu olarak tespit edildiği, bu tespitin dayanağı olan 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin en geç bu tarihte davacı tarafından öğrenildiği,

bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde en geç 06/11/2013 tarihinde açılması gerektiği halde 12/03/2014 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi mümkün bulunmamakta olup, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken esası incelenmek suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle temyiz isteminin kabulüne Danıştay Onbeşinci Dairesinin 12/4/2016 gün ve E:2014/3570, K:2016/2545 sayılı kararının temyize konu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca temyiz incelemesi sonucu verilen kararlara ilgili dava daireleri tarafından uyulması zorunlu olup, ısrar olanağı tanınmadığından İdari Dava Daireleri Kurulunun 1/11/2018 gün ve E:2016/4278, K:2018/4443 sayılı bozma kararına uyularak davanın bu kısmı hakkında süre aşımı yönünden ret kararı verilmesi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, direksiyonu sağda olan … markalı … plakalı aracın sahibi olan davacı tarafından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemenin ve bu düzenlemeye dayanılarak tesis edildiği ileri sürülen 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 12/04/2016 tarih, E:2014/3570, K:2016/2545 sayılı kararıyla; davacıya ait aracın, 07/09/2013 tarihinde İvedik Araç Muayene İstasyon'unda muayene edilmesi sonucunda düzenlenen araç muayene raporunda aracın direksiyonunun sağ tarafta olduğu gerekçesiyle ağır kusurlu sayıldığı ve araç muayenesinin onaylanmaması üzerine Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan direksiyonu sağda olan araçların tescilinin yapılamayacağına ilişkin hüküm ile 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılmasına ilişkin işlemin

iptali istemiyle, muayene raporunun üzerinden 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra 12/03/2014 tarihinde mahkeme kaydına giren dilekçeyle davanın açıldığı ancak dava konusu 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunun 2014 yılı için 03/03/2014 tarihinde yeniden düzenlendiği, anılan kusur tablosunda da sağdan direksiyonlu aracın ağır kusurlu sayıldığı görüldüğünden, açılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına geçildiği, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" hükmünün iptali istemine ilişkin olarak;

olayda, davacının trafiğe daha önceden tescil edilen aracının trafik tescil kaydının halen geçerliliğini koruduğu ve idarece tescil kaydının iptaline ilişkin somut bir işlem tesis edilmediği, sadece aracın muayenesi sonucunda ağır kusurlu olduğunun tespit edildiği,

öte yandan 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin dayanağının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılmaz" hükmü olmadığı da göz önüne alındığında, davacının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda yer alan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemeye karşı dava açmasında menfaatinin bulunmadığı sonucuna varıldığı,

04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptali istemine ilişkin olarak; olayda, direksiyonu sağda olan araçların trafiğe tescilinin yapılamayacağına ilişkin düzenlemenin 01/05/2010 tarihinde yapılan yönetmelik değişikliği ile yürürlüğe girdiği,

Emniyet Genel Müdürlüğünün 28/03/2012 tarih ve 2086-70536 sayılı yazısı üzerine 01/07/2012 tarihinden itibaren araç muayene kusur tablosunun 3.16.1 numaralı bölümünde araçların direksiyonunun sağ tarafta olmasının ağır kusurlu sayıldığı görülmekle birlikte daha önceden araç muayenesinde olumlu rapor almış sağdan direksiyonlu araçlarla ilgili istisnai bir düzenlemeye yer verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, dava konusu 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda ise herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin tüm sağdan direksiyonlu araçların ağır kusurlu sayılacağına ilişkin düzenlemeye yer verildiği,

bu durumda, hukuki güvenlik ilkesi gereğince 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemde eksik düzenleme içermesi nedeniyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın.

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenlemenin iptali istemine ilişkin kısmının ehliyet yönünden reddine. 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.

Davalı idarelerden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığının, anılan kararın aleyhlerine olan kısımlarını temyiz etmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 01/11/2018 tarih ve E:2016/4278, K:2018/4443 sayılı kararıyla, olayda davacının aracının 07/09/2013 tarihinde İvedik Araç Muayene İstasyonunda muayene edilmesi sonucunda düzenlenen araç muayene raporu ile aracın direksiyonunun sağ tarafta olduğu gerekçesiyle, 07/09/2013 tarihi itibarıyla ağır kusurlu olarak tespit edildiği,

bu tespitin dayanağı olan 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlemin en geç bu tarihte davacı tarafından öğrenildiği, bu durumda, bu tarihten itibaren 60 gün içerisinde en geç 06/11/2013 tarihinde açılması gerektiği halde 12/03/2014 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesi mümkün bulunmamakta olup, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken esası incelenmek suretiyle verilen Daire kararında hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin 12/04/2016 tarih, E:2014/3570,

K:2016/2545 sayılı kararının temyize konu kısmının bozulmasına karar verilmiştir.

2577 Sayılı Yasa'nın 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği, 2575 sayılı Yasanın 38. maddesinde İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesinin 4. fıkrasında da; İdare mahkemelerinin bozmaya uymayarak eski kararında ısrar edebileceği öngörülürken, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulmasının zorunlu olduğu belirtilerek, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ise ısrar olanağı tanınmamıştır.

Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

Bu durumda, dava konusu Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 30. maddesinin (j) bendinde yer alan "direksiyonu sağda olan araçların tescili yapılamaz" şeklindeki düzenleyici işlem hakkında verilen ehliyet yönünden ret kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmayarak kesinleştiği görüldüğünden, temyize konu 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işleme ilişkin kısım yönünden ise bozma kararı gözönünde bulundurularak süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Temyize konu 04/02/2013 tarihinden itibaren 2013 yılında uygulanacak kusurlar tablosunda direksiyonu sağda olan aracın ağır kusurlu sayılacağına ilişkin işlem yönünden DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE;

2. Dava kısmen ehliyet ret, kısmen süre aşımı nedeniyle ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından yatırılan ve kullanılan … TL ile davalı Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı tarafından yatırılan ve kullanılan … TL posta avansının davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemleri halinde taraflara iadesine,

5. Bakılan davanın, kesinleşen kısmı için davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine;

6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,

29/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/4817, K. 2020/3889, 29 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Vekili
  5. Davanın Konusu
  6. Davacının İddiaları
  7. İçişleri Bakanlığı'nın Savunması
  8. ... Bakanlığı'nın Savunması
  9. ... Bakanlığı'nın Savunması
  10. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  11. Düşüncesi
  12. Danıştay Savcısı : …
  13. Düşüncesi
  14. Türk Milleti Adına
  15. İnceleme Ve Gerekçe
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/4817
Karar No
2020/3889
Tarih
29 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2019/5007 K.2020/3431
  • Danıştay 3. Daire E.2019/5027 K.2020/3434
  • Danıştay 3. Daire E.2019/5062 K.2020/3435
  • Danıştay 3. Daire E.2019/5063 K.2020/3432
  • Danıştay 8. Daire E.2019/5075 K.2020/3469
  • Danıştay 3. Daire E.2019/5135 K.2020/3459

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.