İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/4831 K.2024/1405

Türkiye Noterler Birliği tarafından yayınlanan ... tarih ve ... sayılı Genelge’de yer alan “Okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde…

Esas2019/4831Karar2024/1405Tarih13 Mart 2024Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/4831 E., 2024/1405 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
13 Mart 2024
Esas No
2019/4831
Karar No
2024/1405
Davacı
…
Vekili
Av. …
Davalı
… Başkanlığı
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Türkiye Noterler Birliği tarafından yayınlanan ... tarih ve ... sayılı Genelge’de yer alan “Okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına” düzenlemesinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Davacı, görme engelli olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda 20 yıldır avukatlık yaptığını, devletin bir çok kademesinde tanık bulundurma zorunluluğu olmadan imza atarak Bakanlığı temsil ettiğini, noterdeki onaylama şeklinde yapılacak işlemler dışındaki işlemlerde iki tanıkla işlem yapmaya zorlanmasının kabul edilemeyeceğini, Görme Engelliler Federasyonu, Adalet Bakanlığı, Aile,

Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın konu ile ilgili çalışma grubundaki görüşlerinin, imza atabilen/okuma yazma bilen görme engellilerin onaylama ve düzenleme şeklindeki işlemlerde ayrım yapılmadan tanık bulundurma zorunluluğunun kaldırılması yönünde olduğu, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 73. maddesinde düzenleme ve onaylama işlemlerinde ayrım yapmaksızın tanık bulundurmayı engellinin isteğine bıraktığı, Borçlar Kanunu’nda da bu yönde düzenleme olduğu, konu ile ilgili bir çok Yargıtay kararı olduğu, Engelli Hakları Komitesi’nin 09/04/2019 tarihli Türkiye raporunda da dava konusu düzenlemenin eleştirildiği,

günümüz teknolojisinin görme engellilere herhangi bir belgeyi kimsenin yardımı olmadan okuma ve inceleme olanağı verdiği, görme engellilerin ayırt etme gücünün varlığı da kabul ediliyorken aksi yönde düzenleme ile tanık bulundurma zorunluluğu getirilmesinin eşitlik, erişebilirlik, yasa önünde eşit tanınma, adalete erişim ilkelerine açıkça aykırı olduğu, isteğe bırakılması gerektiği, dava konusu edilen Genelge düzenlemesinin 12/06/2019 tarih ve Nolu genelgede varlığını aynı şekilde koruyarak sürdürdüğünü, iptal davası açıldıktan sonra Genelge içeriği değiştirilmeden sadece isminin değiştirildiği,

hem 2014/2 sayılı hem de 2019/5 sayılı genelgede yer alan görme engelli kişilerin noterlik işlemi yaparken sadece onama şeklindeki işlemler bakımından tercihlerine göre tanık bulunduracaklarına ilişkin düzenlemenin Kanuna aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Dava konusu Genelge’nin ... tarih ve ... sayılı birleştirilmiş Genelge ile yürürlükten kaldırılmış olması sebebiyle davanın reddi gerektiği, her ne kadar görme engelli davacı okuma-yazma bildiğini iddia etmekte ise de; görme engeli nedeniyle Braille alfabesi kullanılarak hazırlanan evrakı okuma imkanına sahip olup, noter tarafından latin alfabesi kullanılarak kabartısız halde A4 kağıda düzenlenen evrakı okuma imkanı fiilen bulunmadığı, kanunda kastedilenin de noter tarafından hazırlanan evrakın okunması olduğu,

davacı tarafından yapılmak istenen noterlik işleminin 1512 sayılı Kanun’un 89. maddesi uyarınca düzenleme şeklinde yapılması zorunlu tutulan işlemlerden olduğundan tanık şartı arandığı, zira görme engelli davacı tarafından noterlikçe hazırlanan işlemin okunmasının fiilen mümkün olmadığı, amacın ilgililerin iradelerinin evraka doğru aktarılması olduğu, herhangi bir ayrımcılık ya da mevzuata aykırılık olmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI: …

DÜŞÜNCESİ

Dava, Türkiye Noterler Birliği tarafından yayınlanan, ... tarih ve 2 sayılı Genelge’de yer alan “Görme engellilerin tüm işlemlerinin düzenleme olarak yapılması uygulamasının değiştirilerek, okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına” şeklindeki düzenlemenin iptali istemiyle açılmıştır.

Davaya katılma talebinde bulunan, Türkiye Körler Federasyonu Başkanlığının, Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği ile Türkiye Barolar Birliğinin; Türkiye Noterler Birliğinin, dava konusu işlemine karşı tek başlarına dava açma haklarına sahip oldukları, bu bağlamda anılan tüzel kişiliklerce bu hakkın kullanılmamış olmasının başlı başına ilgilisi tarafından açılmış bir davaya müdahil olma taleplerinin kabul edilmemesi sonucunu doğurmaması gerektiği düşünülmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Fer'i müdahale" başlıklı 66. maddesinde düzenlenen; üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer'î müdahil olarak davada yer alabileceği kuralı uyarınca, Türkiye Körler Federasyonu Başkanlığının, Görme Engelli Evrensel Hukukçular Derneği ile Türkiye Barolar Birliğinin, davacı yanında davaya müdahale şartlarının oluşması nedeniyle davaya katılmaları mümkün olduğundan anılan tüzel kişiliklerin davacı yanında davaya katılma istemlerinin kabul edilmelerine engel bir durum bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Buna karşılık, anılan usulü durumun Dairece kabul görmediği anlaşıldığından esas bakımından konu değerlendirildiğinde; dava konusu düzenlemenin yer aldığı ... tarih ve ... sayılı Genelge'nin ... tarih ve ... sayılı birleştirilmiş Genelge ile yürürlükten kaldırıldığı anlaşıldığından iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 13/03/2024 tarihinde, davacı vekilleri Av. …, Av. …, Av. …, Av. … ve davalı idare vekili Av. …'nun geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

Türkiye Noterler Birliği'nin ... tarih ve 2 sayılı Genelgesinde okuryazar olmayan veya fiziki engelleri sebebiyle imza atmaya muktedir olmayan kimselerin mühür veya bir alet veya parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin noterler tarafından düzenleme şeklinde yapılmasına karar verilmiştir.

Söz konusu Genelgede 2018 yılında yapılan değişiklik ile “okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına” kuralı yer almıştır.

Davacı tarafından, 19/03/2019 tarihinde İzmir 7. Noterliğinde görev taşınmaz satışı için vekaletname çıkarmak istediğini, ancak İzmir 7. Noterinin Türkiye Noterler Birliği'nin ... tarih ve ... sayılı Genelgesini gerekçe göstererek, görme engeli vatandaşların düzenleme şeklinde yapacakları işlemlerde iki tanık huzurunda bulundurulmasının zorunluluk olarak düzenlendiğini, bu nedenle iki tanık bulundurulmadan işlem yapamayacağını belirtmesi üzerine, ... tarih ve ... sayılı Genelge ile noterdeki onaylama şeklinde yapılacak işlemler dışındaki işlemlerde iki tanıkla işlem yapmaya zorlanmasının hukuka ve mevzuata aykırı olduğu belirtilerek iş bu dava açılmıştır.

Dava devam etmekte iken, Türkiye Noterler Birliği'nin ....tarih ve ... sayılı Genelgesi düzenlenmiştir. Türkiye Noterler Birliği'nin .. tarih ve...sayılı Genelgesi'nde,

"e) Görme engellilerin tüm işlemlerinin düzenleme yapılması uygulamasının kaldırıldığı, onaylama işlemlerinde tanık aranmayacağı" başlıklı bölümünde,

"Yürürlükten kaldırılan 21.03.2014 tarihli ve (2) sayılı Genelge ile okuryazar olmayanların tüm işlemlerinin düzenleme yapılması zorunluluğu getirilmiş ve buna istinaden de bu tarihten sonra görme engellilerin tüm işlemleri düzenleme şeklinde ve tanıklar huzurunda yapılmıştır.

Ancak, görme engellilerin noterlik işlemlerinde tanık bulundurma zorunluluğu hakkında Görme Engelliler Federasyonu, Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı temsilcilerinden oluşan çalışma grubu raporunun görüşüldüğü TNB Yönetim Kurulunun 27.02.2018 tarihli toplantısında;

Görme engellilerin tüm işlemlerinin düzenleme olarak yapılması uygulamasının değiştirilerek, okuma yazma bilen, imza atabilen görme engellilerin Noterlik Kanununa göre onaylama şeklinde yapılabilecek işlemlerinde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına karar verilmiştir.

Bu sebeple, okuma yazma bilen, imza atabilen görme engellilerin; zorunlu olarak düzenleme yapılması gereken (vasiyet, taşınmaz satış vaadi gibi) işlemleri dışında kalan ve onaylama yapılması yeterli bulunan işlemlerinde tanık aranmayacaktır. Görme engellinin kendisinin talep etmesi halinde ise onaylama işlemlerde iki tanık bulundurulması mümkün bulunmaktadır." düzenlemesine yer verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

Dava konusu Genelge düzenlemesi ile “okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına” karar verilmiş ve düzenleme şeklinde yapılacak işlemlere ilişkin bir belirlemeye yer verilmemiş ise de, dava konusu düzenlemeden hareketle uygulamada düzenleme şeklinde yapılacak işlemlerde tanık bulundurma zorunluluğu arandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar dava konusu edilen Genelge ... tarih ve ... sayılı birleştirilmiş Genelge ile yürürlükten kaldırılmışsa da, mer'i düzenlemede de davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülen iddialar benzer şekilde yer aldığından işin esası incelenmiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

1982 Anayasası'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde. Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde de;

kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduğu, hükmüne yer verilmiştir.

1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun "Noterlik İşlemlerinde Uyulması Gerekli Genel Hükümler" başlıklı birinci bölümünde yer alan "Hukuki işlemler ve ilgilileri" başlıklı 72. maddesinde, "Noterler, ilgililerin istemi üzerine, hukuki işlemleri belgelendirirler. Belgelendirme, bu kısım hükümleri ile diğer kanunlar ve yönetmelikte gösterilen şekilde yapılır. İlgili, belgelendirme isteminde bulunan kişidir.

Noter, iş yaptıracak kimselerin kimlik, adres ve yeteneğini ve gerçek isteklerini tamamen öğrenmekle yükümlüdür." düzenlemesine. "İlgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olması" başlıklı 73. maddesinde, "(Değişik: 1/7/2005-5378/23 md.) Noter, ilgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olduğunu anlarsa, işlemler engellinin isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılır.

İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, iki tanık ve yeminli tercüman bulundurulur." düzenlemesine.

"İmza yerine işaret, mühür veya parmak izi kullanılması" başlıklı 75. maddesinde ise, "İlgililerle tanık, tercüman ve bilirkişi imza atamadıkları ve imza yerine geçen bir el işareti kullanmadıkları takdirde, varsa mühür, yoksa sol elinin baş parmağı, bu da yoksa diğer parmaklarından biri bastırılır ve hangi parmağın bastırıldığı yazılır.

(Değişik ikinci fıkra: 1/7/2005-5378/24 md.) Bir noterlik işleminde imza atılmış veya imza yerine geçen el işareti yapılmış olmasına rağmen, ilgilisi ister veya adına işlem yapılan ve imza atabilen görme engelliler hariç olmak üzere noter, işlemin niteliği, imzayı atan veya el işaretini yapan şahsın durumu ve kimliği bakımından gerekli görürse, yukarıdaki fıkradaki usûl dairesinde ilgili, tanık, tercüman veya bilirkişinin parmağı da bastırılır. Mühür kullanılması hâlinde parmağın da bastırılması zorunludur." düzenlemesine yer verilmiştir.

Anılan Kanunun "Düzenleme" başlıklı İkinci Bölümünde yer alan ve "Şekil" başlığını taşıyan 84. maddesinin 1. fıkrasında, "Hukuki işlemlerin noter tarafından düzenlenmesi bir tutanak şeklinde yapılır." düzenlemesine. "Tutanağın okunması" başlıklı 86. maddesinde, "Tutanağın, ilgilinin gerçek isteği hakkındaki beyanı yazıldıktan sonra okuması için kendisine verilir. İlgili tutanağı okur, içindekiler isteğine uygun ise, bu husus da yazıldıktan sonra altını imzalar." düzenlemesine.

"İlgilinin okuma ve yazma imkanına sahip olmaması" başlıklı 87. maddesinde, "İlgili okuma ve yazma imkanına sahip değilse, hazır bulundurulacak iki tanık huzurunda maksadını notere beyan eder. Noter, bu beyanı yazdıktan sonra tutanak okunur. Ancak, işlemin tanık huzurunda yapılmasını emreden diğer kanunların hükümleri saklıdır.

İlgili ve tanıklar, beyanın aynen yazıldığını ifade ettikten ve bu husus tutanağa geçirildikten sonra altını imza ederler." düzenlemesine; "Düzenleme şeklinde yapılması zorunlu işlemler" başlıklı 89. maddesinde ise, "Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren sözleşme ve vekaletnamelerle, vasiyetname, mülkiyeti muhafaza kaydı ile satış, gayrimenkul satış va'di, vakıf senedi, evlenme mukavelesi, evlat edinme ve tanıma, mirasın taksimi sözleşmesi ve diğer kanunlarda öngörülen sair işlemler bu fasıl hükümlerine göre düzenlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun "c. İmza" başlıklı 15. maddesinde, "İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur.

İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması, ancak örf ve âdetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır.

(Değişik fıkra: 13/2/2011-6111/213 md.) Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Taşınmazlarla ilgili mülkiyet hakkı, sınırlı aynî haklar ve kişisel hakların tapu siciline tescil, değişiklik, terkin ve düzeltme işlemleri ile sicil ve belgelerin arşivlenmesinin usûl ve esaslarını kapsayan ve 17/08/2013 tarihli ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Tapu Sicil Tüzüğünün "Tanık bulundurulması gereken hâller" başlıklı 24. maddesinde, "(1) Tapu işlemlerinde, istem sahiplerinden biri veya birkaçının imza atamaması, okuma ve yazma bilmemesi, kimliklerinde şüpheye düşülmesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile mevzuatın öngördüğü diğer hâllerde iki tanık bulundurulur.

(2) İstem sahibinin, işitme, konuşma veya görme engelli olması hâlinde, işlemler isteğe bağlı olarak iki tanık huzurunda yapılır. Engellinin tanık istememesi hâlinde, bu husus istem belgesinde veya resmî senette belirtilir. İlgilinin işitme veya konuşma engelli olması ve yazı ile anlaşma imkânının da bulunmaması hâlinde, işaret dilinden anlayan yeminli bilirkişi bulundurulur." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarenin düzenleme yetkisinin aslında ikincil, türev nitelikte olduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Anayasa'ya göre, idarenin, düzenleme yetkisini kanunlar çerçevesinde ve kanunlara uygun olarak kullanması gerekmektedir. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü, bir konunun yönetmelikle düzenlenmesini öngörüyorsa, düzenlemenin yönetmelikle yapılması zorunludur.

Ayrıca, normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.

Bu açıklamalar ışığında, uyuşmazlığa bakıldığında, davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin ve bu yetkinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının irdelenmesi gerekmektedir.

Olayda, görme engelli olan davacı tarafından düzenleme şeklinde vekâletname çıkarma işleminde ancak iki tanık bulundurulması şartıyla işleminin yapılabileceği belirtildiğinden, okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin düzenleme şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğu aranmasının hukukiliğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.

1512 sayılı Kanun’un "İlgilinin işitme, konuşma veya görme engelli olması" başlıklı 73. maddesi ile görme engellilere ilişkin özel düzenlemelerin getirildiği, Kanunun "İlgilinin okuma ve yazma imkanına sahip olmaması" başlıklı 87. maddesinde ise imza atamayanların ve okuma yazma imkânı olmayanların durumlarına ilişkin genel hükümlerin mevcut olduğu görülmektedir.

1512 sayılı Kanun’un görme engelliler ile ilgili düzenleme getiren 73. maddesinde onaylama veya düzenleme şeklinde yapılan işlemler bakımından herhangi bir ayrıma gidilmemiş, "işlemler" ifadesi kullanılarak görme engellilerin işlemlerinin isteğine bağlı olmak üzere iki tanık huzurunda yapılacağı belirtilmiştir.

Yine, Kanunun 75. maddesinde de, "imza atabilen görme engelliler hariç olmak üzere" ifadesine yer verilerek imza atabilen görme engelliler açısından ayrı bir usul izleneceği belirtilmiştir.

Bu düzenlemeler göz önüne alındığında, kanun koyucunun görme engelli kişilerin tek başlarına imzalarıyla bağlayıcı işlem yapabileceklerini kural haline getirdiği, ancak talepleri bulunması halinde işlem esnasında tanık bulundurabileceklerine yönelik bir irade ortaya koyduğu açıkça anlaşılmaktadır.

06/05/2022 tarih ve 15264 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından sunulan hukuki görüşte de, "görme engelli bir bireyin, ilgilisi olduğu düzenleme şeklinde bir noterlik işlemi yapılırken iki tanık bulundurulmasını arzu etmemesi ve imza atabilmesi durumunda, noterin ilgilinin gerçek isteği hakkındaki beyanını yazdıktan sonra görme engelli vatandaşın hazırlanan işlemin içeriğine teknolojik imkanlardan faydalanarak vakıf olması sağlanıp bu hususunda tutanağa geçirilmesi halinde, işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına gerek bulunmadığı gibi bu yönde mevzuat değişikliğine de ihtiyaç olmadığı" değerlendirilmiştir.

Öte yandan, Tapu Sicil Tüzüğü’nün 24. maddesinin birinci fıkrasında, görme engelli bireyler herhangi bir tapu devir işlemini tercihleri doğrultusunda iki tanık bulundurmaksızın gerçekleştirebilirken, Türkiye Noterler Birliği'nin mevcut uygulaması neticesinde noterde tapu devir işlemi için bir başka kişiye yetkiyi içeren vekâletname işlemini gerçekleştiremeyecektir. Hukukun genel kaideleri doğrultusunda kişinin kendisi asıl işlemi tanık olmaksızın yapabiliyorken, mezkûr işlem için herhangi birini vekil tayin etme işini evleviyetle yapabiliyor olması gerekmektedir.

Ayrıca, davacı tarafından, noterde gerçekleştireceği vekâletname çıkarma işleminde görme engeli nedeniyle iki tanık bulundurması zorunluluğunun engellilik temelinde doğrudan ayrımcılığa yol açtığı gerekçesi ile Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumuna yapılan başvuruda, Kurumun ... tarih ve B.

No: ..., K: ... sayılı kararı ile "görme engellilerin yapacağı işlemlerde tanık bulundurulmasının ancak görme engellinin talepte bulunması halinde gerektiği hususu kanunda açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen görme engellilerin yapacağı düzenleme şeklindeki işlemlerde tanık bulundurulmasının uygulamada bir zorunluluk olarak dayatılmasının; okuma yazma bilen, imza atabilen görme engellilere yönelik farklı muamelenin makul ve meşru bir nedene dayanmadığı,

farklı muameleye tabi tutulan görme engelli bireye aşırı ve olağanın ötesinde bir külfet yüklediğinden eşitlik ilkesinin ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiği" gerekçesi ile muhataplar hakkında idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.

Bu durumda, yapılan açıklamalar doğrultusunda, dava konusu Genelge düzenlemesinin, okuma yazma bilen/imza atabilen görme engelliler düzenleme şeklinde noterlik işlemi yaparken iki tanık bulundurmalarını zorunlu tutacak nitelikte sonuç doğurması sebebiyle Noterlik Kanunu düzenlemelerine aykırı olarak düzenlendiği ve hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Türkiye Noterler Birliği tarafından yayınlanan ... tarih ve ... sayılı Genelge’de yer alan “Okuma yazma bilen/imza atabilen görme engellilerin onaylama şeklinde yapılacak işlemlerde iki tanık bulundurma zorunluluğunun aranmamasına, ilgilinin talebi halinde ise işlemin iki tanık huzurunda yapılmasına” düzenlemesinin İPTALİNE,

2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,

13/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/4831, K. 2024/1405, 13 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı: …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Süreç
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Usul Yönünden
  13. Esas Yönünden
  14. Hukuki Değerlendirme
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/4831
Karar No
2024/1405
Tarih
13 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 12. Daire E.2019/4939 K.2024/1148
  • Danıştay 8. Daire E.2019/5517 K.2024/1103
  • Danıştay 5. Daire E.2019/6173 K.2024/2577
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6280 K.2024/1196
  • Danıştay 5. Daire E.2019/6505 K.2024/2578
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6737 K.2024/1403

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.