KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5584 E., 2023/893 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Esas No
- 2019/5584
- Karar No
- 2023/893
- Temyiz eden (davacı)
- … Taahüt Maden Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Davalı yanında müdahil
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, … asfaltı … Yolu, … Mevkii, … parsel sayılı adreste davacı şirket uhdesinde bulunan S:… sayılı II(a) grubu kalker işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin … gün ve … sayılı Kurul Kararı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğünün … gün ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; mevzuat hükümleri dikkate alındığında, madencilik faaliyetleri ile otoyol gibi kamu yararı niteliği taşıyan yatırımların birbirlerini engellemesi, yatırım için başka alternatif alanların bulunamaması durumunda, madencilik faaliyeti ve yatırımla ilgili kararın Kurul tarafından verileceği, dava konusu olayda, Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri (Bağlantı yolları dahil) Kesim-7 Cebeci Kısmı ile kıtalararası karayolu taşımacılığının yoğun olduğu koridorda uluslararası transit taşıma yapan araçların şehir içi trafiğine girmeden geçişinin sağlanması ve böylelikle,
İstanbul İlinin trafik yükünün azaltılması amaçlandığından projede kamu yararının mevcut olduğu, bu durumda davacı şirketin uhdesinde bulunan II(a) grubu kalker sahasının otoyol proje güzergahının sıfır noktasında olduğu ve Kuzey Marmara Otoyolu Kınalı-Odayeri (Bağlantı yolları dahil) Kesim-7 Cebeci Kısmı projesi için alternatif alanın bulunmadığından davalı idarece her iki yatırım arasında mukayese yapılarak takdir hakkının bu yönde kullanılmasında ve davacı şirketin işletme ruhsatının iptal edilmesine ilişkin tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, tesis edilen işlemlerde kamu yararı bulunmadığı, davacı şirketin yaptığı yatırımın boşa gitmesine neden olunduğu, şirkete ödenen tutarın yaptığı yatırımın yanında çok küçük kaldığı, aynı zamanda elde etmeyi düşündüğü gelirin karşısında da çok düşük bir bedel olduğu, yol çalışmasının devamına davacı şirketin maden çalışması kararının alındığı ve fiilen uygulandığı süreçte engel olmadığı, madenin makul süre işletilebileceği, keşif yapılması durumunda iddialarının doğruluğu ortaya konulabilecekken, mahkemece keşif yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin 3213 sayılı Maden Kanununun 7. maddesi ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği çerçevesinde tesis edildiği, işlemin hukuka ve mevzuata belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş, davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/5584, K. 2023/893, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama