KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/5655 E., 2023/886 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Esas No
- 2019/5655
- Karar No
- 2023/886
- Temyiz eden (davacı)
- ... Madencilik Sanayi ve Ticaret A. Ş.
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davalı)
- … İşleri Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av…
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Madencilik işiyle iştigal eden davacı şirket tarafından, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce 2017 yılı için ilan edilen "2-A grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyat Tarifesinin" İstanbul İline yönelik kısımlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; davalı idarenin emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğu, ilgili tarifede "tüvenan" ve "mıcır" ayırımı yapıldığı, bunun yanında farklı maden ve iller bazında ayırıma gidildiği, davalı idarenin tarifeye esas değerlendirmelerinde yeterli araştırmayı yaptığı hususları göz önüne alındığında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden İşleri Genel Müdürlüğü'nce 2017 yılı için ilan edilen "2-A grubu Madenlerde Devlet Hakkı Hesaplamalarında Esas Alınacak Ocak Başı Satış Fiyat Tarifesinin" İstanbul İline yönelik kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, yapılan belirlemelerin keyfi, objektiflikten ve ekonomik hayat gereklerinin karşılanması amacından uzak olduğu, davalı idare tarafından, ocaktan çıkarılan madenin niteliğinde hataya düşüldüğü, gerekli araştırma ve incelemeler yapılmaksızın, dayanakları ortaya konulmaksızın emsal ocakbaşı fiyat tespiti yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
3213 sayılı Maden Kanunun 14. maddesi gereği; ruhsat sahibi tarafından beyan edilen ocak başı satış fiyatının Genel Müdürlük tarafından denetlenebileceği ve bunun sonucunda eksik beyanda bulunulduğunun tespiti halinde bunun tamamlattırılacağı açık olduğundan, Devlet hakkına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek aksaklıkları ve tutarsızlıkları önlemek, beyanlar arasında birliği sağlayarak Devlet hakkı kayıplarının önüne geçmek amacıyla davalı idarenin dayanaklarını ortaya koymak suretiyle emsal fiyat tespiti yapma konusunda yetkili olduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Nitekim; madenlerden alınan Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatının, bölgeler de dikkate alınarak her madene ait ayrı ayrı ve uygulandığı yıl için belirlenerek Genel Müdürlükçe ilan edileceği 3213 sayılı Maden Kanunun 14. maddesinde açıkça kurala bağlanmıştır.
Ancak; Devlet hakkına esas olan emsal ocak başı satış fiyatı belirlenirken, dayanakların ortaya konulması ve ortaya konulan dayanakların da hukuken itibar edilebilecek nitelik taşıması gerekmektedir. Bu konuda yaygın olan uygulama ilgili birlik ve sanayi ve ticaret odalarından alınan görüş ve geçmiş yıllara ilişkin ocak başı fiyatlarının baz alınarak hesaplanmasıdır. Davalı idarece ocak başı satış fiyatında yapılan artışa ilişkin hukuken itibar edilebilecek nitelikte hesaplama ve değerlendirme yapıldığına ilişkin dayanakların ortaya konulmaması nedeniyle gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın, eksik incelemeye dayalı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/5655, K. 2023/886, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama