İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/6213 K.2023/1490

1. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin, … tarih ve … sayılı Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına 18/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere zam yapıldığına ilişkin kararının,

Esas2019/6213Karar2023/1490Tarih28 Mart 2023Okuma13 dk · 2.512 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6213 E., 2023/1490 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
28 Mart 2023
Esas No
2019/6213
Karar No
2023/1490
Davacı
… Derneği
Vekili
Av. …
Davalı
… Birliği Başkanlığı
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.512 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

1. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin, … tarih ve … sayılı Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına 18/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere zam yapıldığına ilişkin kararının,

2. Bu işlemin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı başvuru talebinin yasal süresinde cevap verilmeyerek, zımnen red edilmiş sayılmasına ilişkin kararının,

3. Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına zam yapılmasının nedenlerini belirten … tarih ve … (Dava dilekçesinde … tarih ve … yazılmış) sayılı kararının,

4. Yapılan zam oranlarının yeniden değerlendirilmesi ve iki yıl arasındaki (2018-2019) döviz kuru değişim oranının dikkate alınması ile 2018 yılı Mayıs Ayında uygulamaya konulan Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına %27 oranı uygulanarak fiyatların yeniden güncellenmesini sağlamak amacıyla yapılan … tarih ve … sayılı başvuru talebine verilen olumsuz cevabın iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Derneğin, uluslararası nakliyeciler menfaatine faaliyet çalışması yürüttüğü, Dernek Tüzüğünün 4. maddesinde, derneği ve dernek üyelerinin tamamını ilgilendiren konularda dava açamaya yetkili olduğuna ilişkin düzenleme bulunduğu, 18.04.2019 tarihinden itibaren tır karne fiyatlarına ortalama %47 ve %43 gibi fahiş nitelikte zam yapıldığı, bu kararın taşımacılık tekniklerine ve kurallarına, ihracat ve ithalat yapan kişi ve firmalara, uluslararası nakliyecilik yapan kişi ve firmalara, ülke ekonomisinin gelişmesine, usul ve yasaya, idari işlemin yasal unsurlarına açıkça aykırı olarak verildiği,

5174 sayılı Kanun'un "Odalarda Belge Bedelleri ve Ücretler" başlıklı 26. maddesine göre, davalı TOBB'un yönetim kurullunun teklifi, meclislerin onayı ve Resmi Gazete'de yayınlanması gerekirken, bunların yapılmamış olmasının yetki ve şekil yönünden sakatlık oluşturduğu, tarifenin yayınlanmamış olduğu belirtilerek dava konusu işlemlerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

Usul yönünden; davacının dava ehliyetinin bulunmadığı, derneğin doğrudan hizmet alıcısı olmadığıve dernek üyesi bir takım firmaların, Birliğin verdiği hizmetten yararlansa da, ülkedeki tüm nakliye firmalarının davacı dernek üyesi bulunmadığı, esas yönünden; tır belgeleri dağıtım yetkisinin Bakanlar Kurulu'nun 66 ve daha sonra 85 tarihli kararları ile TOBB’a verildiği, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Borsalar Kanunu'nun 56/y bendi ile TOBB'un kefil kuruluş olarak belirlendiği, ücretlerin ise, Karayolları Taşıma Kanunu'nun 33. maddesine göre belirlendiği,

5174 sayılı Kanun'un 71. maddesinde Birlikçe alınacak ücretlerin ve bunların üst limitinin gösterildiği, tarifelerin Yönetim kurulu tarafından kararlaştırılacağının hükme bağlandığı, idarenin bu yetkiye dayanarak tır karne ücretlerine yapılan artışı … tarih ve … sayılı yazı ile davacıya bildirdiği, tır karnelerinin Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği tarafından basıldığı ve dağıtıldığı, her yıl yılın belli dönemlerinde ihtiyacı olanların tır karnesini sipariş ettiği, İsviçre Frangı olarak belirlenen fatura bedelinin peşin ödenerek ithal edildiği, TOBB tarafından ithalat işlemlerinin yılda 2 kez olarak plandığı,

20/04/2018 tarihinde yapılan bir ithalatta İsviçre frangı döviz satış kurunun 4,16 TL'den işlem gördüğü, 2018 yılı içinde 28/09/2018 tarihinde 2. kez ithalat yapıldığı, bu ithalatta da İsviçre frangı döviz satış kurunun 6,137 TL'den işlem gördüğü, 31/01/2019 tarihinde tekrar ithalat yapıldığı, İsviçre frangı döviz satış kurunun 5,254 TL'den işlem gördüğü, 21/05/2018'de yapılan fiyat güncellemesinden sonra enflasyon ile mücadele amacıyla uygulamaya konulan ve birlik desteği ile sürülen indirim kampanyası kapsamında tır karnesi fiyatlarına bir değişikliğe gidilmediği ve bu süre zarfında oluşan zararın davalı tarafından karşılandığı,

20/04/2018 tarihli 4,16 TL'lik kurun 2019 yılı sonuna doğru 6,00 TL olacağı görüşü ile tır karnesi fiyatları yaklaşık olarak %44 oranında artırılmak sürekli yeniden güncellendiği, Nisan 2019 fiyat belirleme akabinde 2019'da yapılacak ithalatta tekrardan zam yapılmaması ve her ithalatta zam yapılması algısının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin, … tarih ve … sayılı Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına 18/04/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere zam yapıldığına ilişkin kararının, bu işlemin kaldırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı başvurunun süresinde cevap verilmeyerek zımnen red edilmiş sayılmasına ilişkin kararının,

Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına zam yapılmasının nedenlerini belirten … tarih ve … sayılı kararının ve yapılan zam oranlarının yeniden değerlendirilmesi ve iki yıl arasındaki (2018-2019) döviz kuru değişim oranının dikkate alınması ile 2018 yılı Mayıs Ayında uygulamaya konulan Tır Karnesi Ücretlerine/Fiyatlarına %27 oranı uygulanarak fiyatların yeniden güncellenmesini sağlamak amacıyla yapılan … tarih ve …sayılı başvuruya verilen olumsuz cevabın iptali istemiyle açılmıştır.

İdarelerce tesis edilen işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargı denetimine tabi olduğu, sebep unsurunun ise, idareyi işlem yapmaya iten saik olarak tanımlandığı ve bu sebebin idareyi işlem yapmaya yönelten maddi veya hukuki durumla örtüşmesi, temellendirilmesi gerektiği izahtan vereste olup, en temel idare hukuku prensiplerindendir.

TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesinin 6’ncı maddesi uyarınca, 3.5.1985 günlü ve 85/9449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Türkiye’de Kefil Kuruluş olarak yetkilendirilen ve TIR karnelerini vermekle görevlendirilen kuruluş Türkiye Ticaret, Sanayi, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğidir.

Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca, ülkemizde kefil kuruluş olarak davalı Birliğe, TIR Karnelerini vermek ve TIR Karnelerinin verilmesi karşılığında alınacak ücreti belirlemek yönünde yetki verilmiş ise de, bu yetki sınırsız bir yetki olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmak durumundadır.

Ayrıca bu yetki kullanılırken, bir başka ifadeyle işlem tesis edilirken, somut olayın arz ettiği önem de dikkate alınırsa, dayanılan gerekçenin ortaya konulması idarenin hukuka bağlılığı ilkesinin temel gerekliliklerindendir.

Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işlem tesis edilirken; son zamanlarda döviz kurlarında yaşanan önemli artış sonucunda halihazırda uygulanan dağıtım ücretlerinin TIR Karnelerinin ithalat ve dağıtım maliyetlerini karşılamayacak noktaya geldiği gerekçesiyle 18/04/2019 tarihinden geçerli olmak üzere TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin yeniden belirlendiği ve anılan karar tarihi itibariyle İsviçre Frangı Döviz kurunun 6.00 TL olması öngörüldüğü belirtilmek suretiyle dağıtım ücretlerinde ortalama olarak %44 oranında artış yapıldığı görülmektedir.

Her ne kadar, dava konusu işlemlerde döviz kurlarında yaşanan önemli artış nedeniyle TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin yeniden belirlendiği belirtilmekte ise de, TIR Karnelerinin basımı ve dağıtımının Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) tarafından gerçekleştirildiği, söz konusu karnelerin Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği'nden İsviçre Frangı ile ithal edildiği ve İsviçre Frangı kurunda ise dava konusu işlemlerde belirtildiği gibi önemli bir artış olmadığı,

TIR Karnelerinin dağıtım ücretleri maliyetine etki eden diğer iki kalem olan oda hizmet ücretleri ve Gümrük makamlarına sağlanan kefalet riskinin ise artıştan önceki ücretlerin de maliyetine etki eden kalemler arasında yer aldığı, davalı idarece de bu kalemlerde maliyete etki eden ne gibi değişikliklerin olduğunun tam olarak izah edilemediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu işlemler ile, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinde bir artış yapılmış olmasına karşın, söz konusu artışa ilişkin dava konusu kararları haklı gösterecek, temellendiricek nitelikte; ekonomik veriler ışığında yapılmış değerlendirmeler, maliyet analizleri, enflasyon oranları gibi bilimsel tespitlerin bulunmaması hususları göz önünde bulundurulduğunda; somut bir gerekçeye dayanılmadan, öngörü üzerine tesis edilen dava konusu işlemlerde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir.

ESAS YÖNÜNDEN

İlgili Mevzuat:

Birleşmiş Milletler Teşkilat’ınca 14/11/1975 tarihinde kabul edilen, TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesinin 1. maddesinde, TIR taşımasının; bu Sözleşme ile saptanan TIR rejimi altında eşyaların bir hareket noktasındaki Gümrük idaresinden, bir varış noktasındaki Gümrük idaresine taşınmasını ifade ettiği, TIR işleminin; bir TIR taşımasının, belli bir ülkenin bir hareket veya giriş (yol boyu) Gümrük idaresi ile bir varış veya çıkış (yol boyu) Gümrük idaresi arasında gerçekleştirilen kısmı ifade ettiği, bir TIR işleminin başlamasının;

bir karayolu taşıtının, taşıt dizisinin veya konteynerin yükü ve bu yüke ilişkin TIR karnesi ile birlikte kontrol amacıyla hareket veya giriş (yol boyu) Gümrük idaresine sunulması ve TIR karnesinin Gümrük İdaresince kabul edilmesini ifade ettiği, bir TIR işleminin sonlandırılmasının; bir karayolu taşıtının, taşıt dizisinin veya konteynerin yükü ve bu yüke ilişkin TIR karnesi ile birlikte kontrol amacıyla varış veya çıkış (yol boyu) Gümrük idaresine sunulmasını ifade ettiği, bir TIR işleminin ibrası deyiminden.

TIR işleminin bir Akit Tarafta usulüne uygun olarak sonlandırıldığının Gümrük makamları tarafından tescilinin anlaşıldığı, TIR karnesi hamili deyiminden.

Sözleşme’nin ilgili hükümlerine uygun olarak kendisine TIR karnesi verilen ve hareket Gümrük idaresinde eşyayı TIR rejimine tabi tutma isteğini belirten bir TIR karnesi formunda adına beyanda bulunulan kişinin anlaşıldığı, TIR karnesi hamilinin, karayolu taşıtının, taşıt dizisinin veya konteynerin yükü ve bu yüke ilişkin TIR karnesi ile birlikte hareket Gümrük idaresine, yol boyu Gümrük idaresine ve varış Gümrük idaresine sunulmasından ve Sözleşme’nin diğer ilgili hükümlerine tam olarak uyulmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Anılan Sözleşme'nin "Tır Karnelerinin Verilmesi ve Kefil Kuruluşun Sorumlulukları" başlıklı 6. maddesinde ise, "1. Her Akit Taraf, Ek 9, Bölüm 1’de belirtilen asgari koşul ve gereklere uygun olarak, kuruluşlara doğrudan ya da muadil kuruluşlar aracılığıyla TIR karnesi verme ve kefil olma izni verebilir. Ek 9, Bölüm I’de yer alan asgari koşul ve gerekler yerine getirilmedigi takdirde, izin iptal edilir.

2. Bir ülkede kuruluşun kefaleti, ancak kendisinin de bağlı bulunduğu uluslararası kuruluşa bağlı yabancı kuruluşlar tarafından verilmiş TIR karneleri himayesindeki faaliyetlerle ilgili sorumlulukları kapsadığı takdirde, geçerli sayılır.

Mükerrer 2. Bir uluslararası kuruluş, 2 nci fıkrada zikredildiği şekilde, uluslararası kefalet sisteminin etkin bir biçimde tesisi ve işletilmesiyle yükümlü olmak üzere, bu yükümlülüğü kabulü halinde, İdari Komite tarafından yetkilendirilir.

3. Kefil Kuruluş, sadece ikamet ettikleri ya da yerleşik bulundukları Akit Tarafların yetkili makamlarınca TIR rejiminden yararlanmaları reddedilmemiş kişilere TIR karnesi verir.

4. TIR rejiminden yararlanma izni, sadece Sözleşme’nin Bölüm II, Ek 9’da belirtilen asgari koşul ve gerekleri sağlayan kişilere verilir. Sağlanan bu kriterlerin korunamaması halinde, 38 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, söz konusu izin iptal edilir.

5. TIR rejiminden yararlanma izni, Sözleşme’de Ek 9, Bölüm II’de belirtilen hükümlere uygun olarak verilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

31/03/1985 tarih ve 18711 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, 85/8993 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında, "14 Kasım 1975 tarihli ekli "TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi"nin, 12 Mayıs 1985 tarihinden geçerli olmak üzere onaylanması; Dışişleri Bakanlığı'nın 26/12/1984 tarihli ve EİGM/EÎUE: IV-734-110-9-4627-6402 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerine göre, Bakanlar Kurulu'nca 16/1/1985 tarihinde kararlaştırılmıştır." kuralı yer almaktadır.

11/05/1985 gün ve 18751 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan, 85/9449 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında ise, "16 Ocak 1985 tarih ve 85/8993 sayılı Kararname ile onaylanmış bulunan "TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi"nin 6 ncı maddesi uyarınca, memleketimizde kefil teşekkül olmak, TIR Karnelerini vermek ve lüzumu halinde (yetki ve sorumluluk kendi üzerinde kalmak ve muameleleri merkezde toplamak kaydı ile) TIR Karnelerini büyük şehirlerdeki ticaret odaları kanalı ile tevzi edebilmek yetkilerinin, 12 Mayıs 1985 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Türkiye Ticare Odaları,

Sanayi Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğine tanınması. Dışişleri Bakanlığının 26/4/1985 tarihli ve EÎGM/ElUE-IV/734.110/9-1218 sayılı yazısı üzerine, Bakanlar Kurulu'nca 3/5/1985 tarihinde kararlaştırılmıştır." hükmüne yer verilmiştir.

Öte yandan, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun "Birliğin görevleri" başlıklı 56. maddesinin 1. fıkrasının (y) bendinde, "Uluslararası anlaşmalar gereği, elektronik ortam dahil TIR ve ATA karneleri, menşe şahadetnameleri, dolaşım belge ve sertifikalarının basımı, dağıtımı ve uygulamalarına ilişkin hizmetler ile EAN -UCC çizgi kod sistemine ilişkin çalışmaları yürütmek", 71. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Birlikçe, belgelerin onaylanması ve hizmetlerin verilmesi karşılığında alınan ücretlerin oran ve miktarı, tahkim gelirleri hariç olmak üzere,

maktu ücretlerde onaltı yaşından büyüklere uygulanan asgarî ücretin brüt tutarının üç katından, nispî ücretlerde de bu tavanı aşmamak kaydıyla binde beşten fazla olamaz. Bu oran ve miktarlar, Yönetim Kurulu tarafından kararlaştırılacak tarifelerle tespit olunur." denilmiştir.

Dava Konusu İşlemlerin İncelenmesi:

Yukarıda alıntısı yapılan mevzuat hükümlerine göre Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne TIR Karneleri Himayesinde Uluslararası Eşya Taşınmasına Dair Gümrük Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca, ülkemizde kefil kuruluş olmak, TIR Karnelerini vermek ve TIR Karnelerinin verilmesi karşılığında alınacak ücreti belirlemek yönünde yetki verilmiş ise de, bu yetki sınırsız bir yetki olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmak durumundadır. Ayrıca bu yetki kullanılırken, bir başka ifadeyle işlem tesis edilirken, somut olayın arz ettiği önem de dikkate alınırsa, dayanılan gerekçenin ortaya konulması idarenin hukuka bağlılığı ilkesinin temel gerekliliklerindendir.

Uyuşmazlıkta, son 6 ayda İsviçre Frangı döviz kurunda yaşanan yüksek artış nedeniyle TIR Karnelerinin maliyetlerinin önemli ölçüde artması nedeniyle 18/04/2019 tarihinden geçerli olmak üzere TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin yeniden belirlendiği belirtilmek suretiyle dağıtım ücretlerinde ortalama olarak %47 oranında artış yapıldığı görülmektedir.

Davacı tarafından, en son zammın yapıldığı 21/05/2018 tarihinden dava konusu zammın yapıldığı tarihe kadar İsviçre Frangı döviz kurunun ortalama %27 oranında artması nedeniyle TIR Karnelerine yapılacak zammın da bu oranda olması gerektiği ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, TIR Karnelerinin ithal edildiği tarihlerde yüksek kur üzerinden ödeme yapılması ve önceki dönemde yüksek kurlar nedeniyle katlanılan maliyet esas alınarak yapılan zammın makul olduğu savunulmaktadır.

Dava konusu TIR Karnelerinin basımı ve dağıtımının Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) tarafından gerçekleştirildiği ve söz konusu karnelerin Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği'nden İsviçre Frangı ile ithal edildiği açıktır. Bu bakımdan, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde en önemli unsurun döviz kurlarında yaşanan değişiklikler (artış ya da azalış) olduğu konusunda şüphe bulunmamaktadır.

Davalı idarece TIR Karnelerine en son zammın yapıldığı 21/05/2018 tarihinden sonra dava konusu zamma kadar 2 kez ithalat yapıldığı görülmektedir. 28/09/2018 tarihinde yapılan ithalatın 6,13 CHF/TL kuru üzerinden, 31/01/2019 tarihinde yapılan ithalatın ise 5,25 CHF/TL kuru üzerinden yapıldığı, 21/05/2018 tarihinde belirlenen TIR Karnelerinin dağıtım ücreti esas alınarak yapılan satışlardan, o tarihteki İsviçre Frangı kurunun daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı idarenin zarar ettiği anlaşılmaktadır.

Davacı tarafından her ne kadar 21/05/2018 tarihi ile 18/04/2019 tarihi arasında İsviçre Frangı döviz kurunun ortalama %27 oranında artması nedeniyle, bu orana göre daha yüksek olan ortalama %47 oranında zam yapılmasının fahiş olduğu ileri sürülmüş ise de, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde söz konusu ücretlerin belirlendiği tarihler arasında geçen sürede döviz kurlarında meydana gelen değişimlerin değil, fiilen ithalatın yapıldığı tarihteki döviz kurunun dikkate alınması gerekmektedir.

Zira, uyuşmazlık konusu zam dönemlerinde olduğu üzere her iki tarih arasında geçen sürede döviz kurlarında daha az yükseliş olmakla birlikte, fiilen ithalatın yapıldığı tarihlere denk gelen günlerde döviz kurunun daha yüksek olmasından kaynaklı olarak davalı idarece daha yüksek bir maliyete katlanılması söz konusu olabilmektedir.

Ayrıca, davalı idarenin dövizle ithal ettiği karneleri Türk Lirası üzerinden satarak olası bir döviz artış riskini üstlendiği, Türk Lirası üzerinden yapılan satışla elde edilen bedelin bir sonraki ithalat için yeniden dövize çevrilmek suretiyle kullanıldığı gözetildiğinde, somut olayda olduğu şekilde belirli bir zaman dilimi için zarar etmesinin ihtimal dahilinde olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu nedenle, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde ithalatın yapıldığı gündeki kur seviyesinin dikkate alınması ve bir sonraki ithalat için ortalama kur seviyesinin gözetilmesi hem davacı gibi TIR Karnelerini kullananlar açısından hem de davalı idare açısından makul, adil ve öngörülebilir olacaktır.

Son olarak, diğer maliyet kalemlerinin yanında dava konusu ücret belirlenirken davalı idarece 2019 yıl sonu için CHF/TL paritesinin 6,00 TL seviyesinde olacağı öngörülerek TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlendiği belirtilmiş olup, anılan yıl için paritenin öngörülen seviyede bulunduğu, bu açıdan davalı idarenin öngörüsünün tutarlı olduğu anlaşılmıştır.

TIR Karnelerinin dağıtım ücretleri maliyetine etki eden diğer iki kalem olan oda hizmet ücretleri ve Gümrük makamlarına sağlanan kefalet riskinin ise artıştan önceki ücretlerin de maliyetine etki eden kalemler arasında yer aldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda, TIR Karnelerinin dağıtım ücretlerinin belirlenmesinde en önemli unsur olan İsviçre Frangı kurunda bir önceki zamdan bu zamana kadar geçen sürede ithalat tarihleri itibarıyla yaşanan artışın dava konusu işlemleri haklı kılacak düzeyde olması, üstlenilen döviz kuru riski ve yıl sonu paritesi öngörüsünün tutarlı olması hususları birlikte değerlendirildiğinde ekonomik verilere uygun şekilde tesis edilen dava konusu işlemlerde kamu yararına, hizmet gereklerine ve hukuka aykırılık bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/6213, K. 2023/1490, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Usul Yönünden
  12. Esas Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/6213
Karar No
2023/1490
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2019/6337 K.2023/1327
  • Danıştay 4. Daire E.2019/6342 K.2023/1259
  • Danıştay 8. Daire E.2019/6353 K.2023/1219
  • Danıştay 10. Daire E.2019/6361 K.2023/1177
  • Danıştay 5. Daire E.2019/6381 K.2023/2514
  • Danıştay 4. Daire E.2019/6384 K.2023/1530

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.