İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2019/8621 K.2021/3130

Dava, 11/12/2007 günlü ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası, 7. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendi ve 3. fıkrası,…

Esas2019/8621Karar2021/3130Tarih15 Haziran 2021Okuma12 dk · 2.365 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/8621 E., 2021/3130 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
15 Haziran 2021
Esas No
2019/8621
Karar No
2021/3130
Davacı
… Odası
Vekili
Av. …
Davalı
… Bakanlığı
Vekili
Av. …
Davalı yanında müdahil
… Genel Müdürlüğü
Vekili
Av. …
Davanın konusu
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.365 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

Dava, 11/12/2007 günlü ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası, 7. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendi ve 3. fıkrası, 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi ile 5. fıkrasının 2. ve 3. cümleleri, 10. maddesinin 1. fıkrasında geçen "tümü jeoloji mühendisi veya" ibaresinin iptali ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 1. ve 2. maddesi, 3. maddesinin 1. paragrafı, 29. bendinin, 5. maddesinin 1. paragrafı, 5. cümlesinin, 7. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 1. fıkrasının "e" bendinin ve 14. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin iptali için Anayasaya Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI

Dava konusu yönetmelik hükümlerinin Anayasaya aykırı olduğu, Anayasa'nın işletme haklarına ilişkin usul, esas ve müeyyidelerin kanunla düzenleneceğini öngördüğü, Kanun'da ise Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen “gerekli izinlerin iki yılda alınmaması halinde ruhsatın iptali ile teminatın iadesine” ilişkin hüküm bulunmadığı, Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenen ek süreye ilişkin düzenlemelere ilişkin olarak da Kanun'da hüküm bulunmadığı, Kanun'un 8. maddesinde "Mücbir Sebep ve Beklenmeyen Hal" başlığı ile yapılan düzenlemeye aykırı olarak,

termin planında kendi kusuru ile gecikmeye neden olan ve mücbir sebep ve beklenmeyen hal durumu ile karşı karşıya olmayan ruhsat sahiplerine Yönetmelik ile süre verilmesinin söz konusu olduğu, Kanun'un düzenlemediği ve 8. maddeye aykırı olan hükmün iptali gerektiği iddialarıyla hükümlerin iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI

5686 s. Kanun’un 20. maddesinde, Kanun'un uygulanmasına dair usul ve esasların Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içerisinde Bakanlık tarafından çıkarılacak Yönetmelikler ile düzenleneceğinin hüküm altına alındığı, bu kapsamda tesis edilen düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, termin planının, işletme projesinin işletmeye yönelik faaliyetlerin ne zaman, hangi akış şemasına göre yapılacağını gösteren bir zamanlama çizelgesi olduğu, Kanun'da belirtilen süre ile ilgisi bulunmadığı, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

5686 sayılı sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun İdarî Yaptırımlar" başlıklı 11.maddesinde "" hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu 11/12/2007 günlü ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi'nde Kanun'da öngörülmeyen bir yaptırımın düzenlendiği, ancak bir kanun hükmüyle getirilebilecek işletme ruhsatının iptaline ilişkin müeyyidenin, Yönetmelikle düzenlenebilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle iptali gerektiği; dava konusu Yönetmeliğin 5. fıkrasının 2. ve 3. Cümleleri açısından ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava; 11/12/2007 günlü ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası, 7. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendi ve 3. fıkrası, 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi ile 5. fıkrasının 2. ve 3. cümleleri, 10. maddesinin 1. fıkrasında geçen "tümü jeoloji mühendisi veya" ibaresinin iptali ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 1. ve 2. maddesi, 3. maddesinin 1. paragrafı, 29. bendinin, 5. maddesinin 1. paragrafı, 5. cümlesinin, 7. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 1. fıkrasının "e" bendinin ve 14. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin iptali için Anayasaya Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/04/2014 günlü, E:2012/189, K:2014/3089 sayılı kararıyla; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmemiş, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 2. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrasında geçen "tümü jeoloji mühendisi veya" ibaresinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; 7. maddenin 4. fıkrasının iptaline; 5. maddesinin 2. fıkrası, 8. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendi ve 3. fıkrasının, 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi, 5. fıkrasının 2. ve 3. cümlesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/11/2016 günlü ve E:2014/4777, K:2016/2914 sayılı kararıyla, Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/04/2014 günlü, E:2012/189, K:2014/3089 sayılı kararının, Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. ve 5. fıkralarında yer alan düzenlemelere ilişkin kısmının bozulmasına, davanın diğer kısımlarına yönelik temyiz istemlerinin ise reddi ile Daire kararının onanmasına, bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verildiği, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin ise, Kurulun 13/06/2019 günlü ve E:2017/1108, K:2019/3000 sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda Dava Konusu Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi ile 5. fıkrasının 2. ve 3. cümlelerinin incelenmesi gerekmektedir.

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin "İşletme ruhsatı" başlıklı 9. maddesinin 3. fıkrasında.

"İşletme ruhsatı alındıktan sonra, ruhsat sahibince Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir karar belgesi alınarak, ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer meri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin alınması için ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde en geç üç ay içinde girişimde bulunulması zorunludur.

Çevresel Etki Değerlendirmesi işlemleri tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlanmaz. Gerekli olan işlem ve izinler için. İdare, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı mahallindeki tetkiklere yönelik maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır. Gerekli izinlerin 2 yılda alınamaması durumunda ruhsat iptal edilerek teminatı iade edilir.", 5. fıkrasında ise.

"İşletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ise sebepleri ile birlikte İdareye ek süre talebinde bulunulur. İdarece, ek süre talebi incelenerek en fazla üç ay ek süre verilir. Bu sürede de işletme başlatılamaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir." kuralı yer almaktadır.

24/09/2013 tarih ve 28775 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 5.maddesi ile aynı Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesindeki ''2 yılda'' ibaresi ''3 yılda'' olarak değiştirilmiş, 5. fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan ''3 ay'' ibaresi ''6 ay'' olarak olarak değiştirilmiştir.

Her ne kadar dava Konusu Yönetmeliğin iptal istemine konu maddelerinde değişiklik yapılmış ise de; bu değişikliğin, maddenin konusuna ve içeriğine ilişkin olmayıp madde metninde yer alan sürelerin uzatımına ilişkin olduğu, bu nedenle hukuka uygunluk denetimin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkartabileceği, "Çalışma ve sözleşme hürriyeti" başlıklı 48. maddesinde herkesin, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, devletin, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağı, hükümlerine yer verilmiştir.

Anayasanın 168. maddesinde ise; ''Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.

'' hükmü yer almaktadır.

Buna göre, Kanun Koyucu, düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirler ve bunun uygulanmasını, yürütmeye bırakır. Bu asli düzenleme yetkisinin Yasama organına ait olmasının doğal bir sonucudur. Ancak, idarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisi yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, üst hukuk normlarına aykırı olmamalıdır.

Yönetmeliklerin sebep unsurunu kanunlar oluşturur. Kanunların düzenlemediği bir alanda ise yönetmelik çıkarılması olanaksızdır.

Normlar hiyerarşisinde anayasal ve yasal düzenlemelerden sonra gelen idari düzenlemeler bir yasa hükmüne dayalı olarak hazırlanır ve kanun hükümlerine açıklık getirilmesi suretiyle bu kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesi amaçlanır. Dolayısıyla, sınırlı, tamamlayıcı ve bağımlı bir düzenleme yetkisine sahip olan idarenin, Anayasa'da öngörülen ayrık durumlar dışında, yasalarla düzenlenmemiş bir alanda, düzenleme yapmak suretiyle kural koyması mümkün değildir.

Bu bağlamda bakıldığında; yukarıda yer verilen Anayasal hükümler uyarınca ancak bir kanun hükmüyle getirilebilecek işletme ruhsatının iptaline ilişkin müeyyidenin, Yönetmelikle düzenlenebilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.

Bu durumda; dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan 5686 sayılı sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunun'da bu yönde herhangi bir düzenleme yer almamasına rağmen, ruhsat iptali ve ek süre verilmesine ilişkin hususların Yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenlerle dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi ile 5. fıkrasının 2. ve 3. cümlelerinin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ SÜREÇ

Dava; 11/12/2007 günlü ve 26727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 5. maddesinin 2. fıkrası, 7. maddesinin 2. ve 4. fıkraları, 8. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendi ve 3. fıkrası, 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi ile 5. fıkrasının 2. ve 3. cümleleri, 10. maddesinin 1. fıkrasında geçen "tümü jeoloji mühendisi veya" ibaresinin iptali ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 1. ve 2. maddesi, 3. maddesinin 1. paragrafı, 29. bendinin, 5. maddesinin 1. paragrafı, 5. cümlesinin, 7. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 1. fıkrasının "e" bendinin ve 14. maddesinin 2. fıkrasının son cümlesinin iptali için Anayasaya Mahkemesine başvurulması istemiyle açılmıştır.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/04/2014 günlü, E:2012/189, K:2014/3089 sayılı kararıyla; davacının Anayasa'ya aykırılık iddiaları yerinde görülmemiş, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 7. maddesinin 2. fıkrası ile 10. maddesinin 1. fıkrasında geçen "tümü jeoloji mühendisi veya" ibaresinin iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; 7. maddenin 4. fıkrasının iptaline; 5. maddesinin 2. fıkrası, 8. maddesinin 1. fıkrasının "c" bendi ve 3. fıkrasının, 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi, 5. fıkrasının 2. ve 3. cümlesinin iptali istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflarca temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10/11/2016 günlü ve E:2014/4777, K:2016/2914 sayılı kararıyla, Danıştay Sekizinci Dairesinin 17/04/2014 günlü, E:2012/189, K:2014/3089 sayılı kararının, Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. ve 5. fıkralarında yer alan düzenlemelere ilişkin kısmının bozulmasına, davanın diğer kısımlarına yönelik temyiz istemlerinin ise reddi ile Daire kararının onanmasına, bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verildiği, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin ise, Kurulun 13/06/2019 günlü ve E:2017/1108, K:2019/3000 sayılı kararı ile reddedildiği anlaşılmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştay'da temyiz edilebileceği; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 'İdari ve vergi dava daireleri kurullarının görevleri' başlıklı 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği; 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında da, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kurala bağlanmıştır.

Bu nedenle, bozma kararı gözönünde bulundurularak, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

İNCELEME VE GEREKÇE

ESAS YÖNÜNDEN

Anayasanın dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükteki haliyle 124. maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri öngörülmüştür.

Jeotermal ve doğal mineralli su kaynaklarının etkin bir şekilde aranması, araştırılması, geliştirilmesi, üretilmesi, korunması ve bu kaynaklar üzerinde hak sahibi olunması ve hakların devredilmesi, çevre ile uyumlu olarak ekonomik şekilde değerlendirilmesi ve terkedilmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 20. maddesinde, bu Kanunun uygulanmasına dair usul ve esasların bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içerisinde, Bakanlıklar tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği belirtilmiştir.

5686 sayılı Kanunun uygulanması ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla 11.12.2007 tarih, 26727 sayılı Resmi Gazetede Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği yayımlanmıştır.

Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinin incelenmesi:

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 3. fıkrasında.

"İşletme ruhsatı alındıktan sonra, ruhsat sahibince Çevresel Etki Değerlendirmesi olumlu kararı veya Çevresel Etki Değerlendirilmesi Gerekli Değildir karar belgesi alınarak, ruhsat alanı ve faaliyete ilişkin diğer meri mevzuattan kaynaklanan gerekli izinlerin alınması için ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları nezdinde en geç üç ay içinde girişimde bulunulması zorunludur.

Çevresel Etki Değerlendirmesi işlemleri tamamlanmadan ve gerekli izinler alınmadan işletme faaliyetlerine başlanmaz. Gerekli olan işlem ve izinler için. İdare, ilgili bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı mahallindeki tetkiklere yönelik maddi yükümlülükler ruhsat sahibi tarafından karşılanır.

Gerekli izinlerin 2 yılda alınamaması durumunda ruhsat iptal edilerek teminatı iade edilir." hükmüne yer verilmiş olup, iş bu dava ile belirtilen kısmın iptali istenilmektedir.

Davalı idarenin söz konusu düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunmakla birlikte, bu yetkisini kullanırken Kanunun amaçlarıyla bağlı olduğu açıktır. Dava konusu düzenlemenin, iptali istenen kısmı ile projeye ilişkin sürelerin, Kanuna hakim olan proje bazlı değerlendirme özelliğinden uzaklaşılması sonucuna götürdüğü ve farklı vasıfta faaliyet gösteren ruhsat sahiplerini düzenlenen tek bir süre ile bağladığı görülmekte olup, bu durumun Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu'nun ruhuna ve sistematiğine aykırı olduğu anlaşıldığından, bu yönüyle düzenlemenin ilgili kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin incelenmesi:

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin 9. maddesinin 5. fıkrasında "İşletme ruhsat sahibi, projesinde belirtilen termin planına göre akışkanı işletmeye almak zorundadır. Termin planında belirtilen süre içinde akışkan işletmeye alınamaz ise sebepleri ile birlikte İdareye ek süre talebinde bulunulur. İdarece, ek süre talebi incelenerek en fazla üç ay ek süre verilir. Bu sürede de işletme başlatılamaz ise teminat irat kaydedilerek ruhsat iptal edilir." kuralı yer almakta olup, iş bu dava ile belirtilen kısmın iptali istenilmektedir.

Termin planı, işletme projesinde uygulanacak faaliyetlerin ne zaman, hangi akış şemasına göre yapılacağını gösteren bir program olup, termin planı süresine ekleme yapılması yine ruhsat süresi dahilinde gerçekleşebilecek bir durumdur. Davalı idarenin söz konusu düzenlemeyi yapma konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık olup, dava konusu düzenlemenin bu kısmında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin dava konusu 9. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinin İPTALİNE,

2. Dava konusu Yönetmeliğin 9. maddesinin 5. fıkrasının ikinci ve üçüncü cümlelerinin iptali isteminin REDDİNE,

3. Dava sonuç itibariyle kısmen iptal kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlandığından ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, aynı tarife uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2019/8621, K. 2021/3130, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davacının İddiaları
  4. Davalının Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  6. Düşüncesi
  7. Danıştay Savcısı : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. Hukuki Süreç
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Esas Yönünden
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2019/8621
Karar No
2021/3130
Tarih
15 Haziran 2021

İlgili Kararlar

  • Danıştay 4. Daire E.2019/8739 K.2021/3139
  • Danıştay 8. Daire E.2019/8814 K.2021/2955
  • Danıştay 10. Daire E.2019/8954 K.2021/2976
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9093 K.2021/2949
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9208 K.2021/3418
  • Danıştay 8. Daire E.2019/9209 K.2021/2878

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.