KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/1689 E., 2022/3164 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2022
- Esas No
- 2020/1689
- Karar No
- 2022/3164
- Temyiz eden (davalı)
- … Üniversitesi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
543 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: … Üniversitesinde Basın, Kültür ve Halkla İlişkiler Müdür Yardımcılığı görevini vekaleten yürüten davacı tarafından, Meslek Yüksekokulu Mimari, Dekoratif Programı öğretim görevliliği sözleşmesinin feshedilmesine ve fesih işlemine bağlı olarak oturmakta olduğu lojmanın tahliye edilmesinin istenilmesine ilişkin işlemin iptali ve mahrum kaldığı maaş ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; her ne kadar mütevelli heyet başkanının sözleşme fesih yetkisini 24/03/2018 tarihli kararla Üniversite vekili Av. …' a devrettiği anlaşılmış ise de, 2547 sayılı Yasa uyarınca, mütevelli heyet üyelerine ait yetkinin ancak vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerinden birine devredilebileceği, Av. …ın ise vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerinden biri olmadığı dolayısıyla yapılan yetki devrinin hukuken geçerli kabul edilemeyeceği, bir an için yapılan yetki devrinin hukuken geçerli olduğu kabul edilse dahi işlemi tesis edenin Av. … olmadığı onun iş ortağı Av. … olduğu,
Av. … tarafından da bu konuya ilişkin Av. …a alt yetki devrinde bulunulmadığı, tüm bu hususların dışında ve ayrıca yetki devrinin 24/03/2018 tarihinde yapıldığı dava konusu işlemin ise 09/02/2018 tarihinde tesis olunduğu, işlem tarihi itibari ile ortada herhangi bir yetki devrinin de söz konusu olmadığı ve sözleşmenin feshine ilişkin de mütevelli heyet başkanınca alınan bir karar olmadığı hususları dikkate alındığında,
dava konusu davacının sözleşmesinin feshine ve buna bağlı olarak oturmakta olduğu lojmanın tahliye edilmesinin istenilmesine ilişkin işlemde yetki unsuru yönünden hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline, Anayasa'nın 125. maddesi hükmü uyarınca işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının davalı idarece ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi (Kapatılan) ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının akademik görevde istihdam edilmediği, üniversite akademik kadrosunda çalışan öğretim üyesi sıfatını taşımaması nedeniyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde iş mahkemelerinin yetkili olduğu, mütevelli heyet tarafından vekalet görevi verilen vekil tarafından işlemin tesis edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemin yetkili kişi tarafından tesis edildiği belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/1689, K. 2022/3164, 27 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama