KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3006 E., 2023/5755 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/3006
- Karar No
- 2023/5755
- Temyiz eden (davalı)
- … Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Mermer İnşaat Sanayi ve Ticaret A. Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Çermik ilçesi, … köyü mevkiinde İR:… sayı ve II(b) grup sahasında ruhsat sahibi olan davacı şirketin 13/10/2017 tarihli dilekçe ile ruhsat sahasında 39.250,75 m2'lik alanda işletme çalışması, 1.824,42 m2'lik alanda toprak depolama alanı çalışması ve 340,67 m2'lik alanda ulaşım yolu çalışmasının yapılması ile … tarih ve … sayı olurlu izin stok depolama alanından 1.542,17m2'lik alanın şantiye alanına dönüştürülecek olup 2.618,99 m2'lik alanda stok alanı olarak kalacak ve geriye kalan 5.674,18 m2'lik mevcut stok alanı ile 2.798,00 m2'lik şantiye alanının iptal edilmesi istemiyle yapılan başvurunun,
söz konusu sahalarda izin verilmesinin uygun bulunmadığından reddine yönelik tesis edilen ve Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü tarafından … tarih ve E…. sayılı işlem ile bildirilen Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davalı idarenin, hukuk normları ile kendine yüklenen görev ve sorumlulukları yerine getirirken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkisine sahip olduğu açık ise de, bu takdir yetkisinin, serbestçe kullanılabilecek bir keyfiyeti ifade etmediği, takdir yetkisinin kullanılmasında idarenin mutlak ve sınırsız olmadığı,
kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olarak hareket edebileceği, ancak, davacının yaptığı orman izni başvurusunun idarece reddi gerekmekte ise bu hususun davalı idarece somut ve objektif verilerle ortaya konulmak, başvurunun reddini gerektiren olumsuz durumlar açık ve net biçimde ifade edilmek suretiyle gerekçelendirilmesi gerektiği, bu durumda, davalı idarece her hangi bir somut, bilimsel, objektif veriye dayalı gerekçenin ortaya konulamadığı,
söz konusu durumun aksine başvuru dosyasında madencilik faaliyetlerinin orman mevzuatı ile çevresel etkiler yönünden sakınca taşımadığına ilişkin ilgili idare tarafından düzenlenen evrak ve izin raporunun bulunduğu dikkate alındığında; başvurunun gerekçe belirtilmeksizin reddi yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, orman alanlarında gerçekleştirilecek olan madencilik faaliyetlerinin, ekonomik getirisi dışında doğal dengenin korunması, çevresel olumsuz etkileri yönünden de değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işlemin 6881 sayılı Orman Kanunu hükümleri dikkate alınarak tesis edildiği, 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesinin izin alma şartı getirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, dava konusu işlemin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine aykırı olduğu, gerekçesiz tesis edildiği ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3006, K. 2023/5755, 10 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama