KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3773 E., 2024/2667 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2024
- Esas No
- 2020/3773
- Karar No
- 2024/2667
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Valiliği
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 13/07/2017 tarihli Valilik Oluru ile Fahri Trafik Müfettişliği kimlik kartının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 5.000,00 TL manevi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin tesis edildiği 13/07/2017 tarihi itibarıyla davacının FETÖ/PDY kapsamında yargılamasının devam ettiği ve anılan suç isnadına dayalı olarak tutuklu olduğu gibi yine anılan isnad nedeniyle kamu görevinden uzaklaştırılmış olduğu dikkate alındığında, davacının fahri trafik müfettişliğinin iptaline ilişkin dava konusu işlemin kamu yararı ve hizmet gereklerine ve dolayısıyla hukuka uygun olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olması karşısında davacının tazminat isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından; davacının üzerine atılı suçtan beraat ettiği, dava konusu işlemin tesis edilme gerekçesinin mevzuatta yer almadığı, işlemin davacının itibarını zedelediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı tarafından, isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...6) Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararlar; (c) bendinde, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği.
"Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği.
7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlıkta, davacının fahri trafik müfettişliği kimlik kartının iptaline ilişkin davaya konu işlemin, belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlem niteliğinde olmadığı, bu suretle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamına girmediği; davacı tarafından talep edilen manevi tazminat tutarının da (5.000,00 TL) temyiz için öngörülen parasal sınırı aşmadığı görülmektedir.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından istemin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3773, K. 2024/2667, 8 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama