KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/5553 E., 2021/362 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2021
- Esas No
- 2020/5553
- Karar No
- 2021/362
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü - …
- Vekili
- Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: ... Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) Müdürlüğü'ne geçici kaydı yapılan davacının, sağlık durumu yönünden giriş şartlarına haiz olmadığı gerekçesiyle Polis Meslek Eğitim Merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 23/07/2019 tarihli olur işleminin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında.
26/09/2019 tarihli ara kararıyla davacının Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilerek Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’nin EK-3-1-A maddesi gereğince gerekli tıbbi muayenesi yapılarak anılan madde uyarınca Polis Meslek Eğitim Merkezi öğrencisi olmaya engel teşkil edip etmediği hususunda sağlık kurulu raporu alınmasına karar verildiği, Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen … tarihli ve … sayılı Sağlık Kurulu Raporunda, hastanın EK-3-1-C-2-b maddelerine uyar raporu verildiği, POMEM öğrencisi olamayacağı görüşünün bildirildiği ve Akut Lenfoblastik Lösemi tanısının konulduğu,
bu durumda davacının Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3-1-C-2-b'da yer alan sağlık şartlarını taşımadığı ve Polis Merkez Eğitim Merkezi Öğrencisi olamayacağından bahisle Polis Merkez Eğitim Merkezinden ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından rahatsızlığının 2000 yılında tedavi edildiği, 2009 yılında kontrollerinin bittiği ve hastalığa bağlı olarak olumsuz hiçbir durumla karşılaşılmadığı, kronik, sürekli kontrol altında tutulması gereken veya organ ve sistem fonksiyonları etkileyen bir hastalığının olmadığı, hakkında hiçbir teşhis ve tetkik yapılmadan ve yetki aşımı yapılarak usule aykırı şekilde hazırlanan raporun hükme esas alındığı, 20 yıl önce geçirdiği hastalığın zorlama bir yorumla Yönetmelik hükümlerinin altına sokulduğu,
idare takdir yetkisini sınırsız bir şekilde kullanarak aşırıya kaçan bir şekilcilik ile ortada sağlık açısından olumsuz hiçbir durum yok iken hakkıyla kazandığı polislik mesleğini yerine getirmesini engellediği, çalışma hakkını gaspettiği, Yönetmeliğin 11. maddesi çerçevesinde sağlık durumunun ''A'' ve ''C'' dilimi şartlarını taşıması sebebiyle öğrenciliğe devam eder kararı verilmesi gerektiği, yapılan işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5553, K. 2021/362, 27 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama