KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/6418 E., 2024/369 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2024
- Esas No
- 2020/6418
- Karar No
- 2024/369
- Temyiz eden (davacı)
- … Teknik Sis. İth. İhr. ve Paz. Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Muğla ili … ilçesi … Mahallesinde İR:… ve İR:… numaralı ruhsatların sahibi davacı tarafından; 10.000 metrekarelik maden işletme izninin 7385,434 metrekarelik kısmının maden işletme olarak devamı 2.614,566 metrekarelik kısmının ise beton karıştırma ve asfalt plent tesisi olarak kullanımına ayrılmak üzere revize edilmesi istemli başvurusunun reddine yönelik … Orman Bölge Müdürlüğü'nün …. tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 27/02/2019 tarih ve E:2014/5855, K:2019/1433 sayılı kararı ile "asfalt ve beton karıştırma ünitelerinin, madencilik ile ilgili olmaması veya madencilik faaliyeti için destek niteliğinde dahi olmaması nedeniyle, madencilik faaliyeti için zorunlu olan tesisler olarak kabul etmeye hukuken olanak bulunmamaktadır" gerekçesiyle Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (II) bendinde "Tesis" tanımı içerisinde yer alan "asfalt ve beton karıştırma ünitelerini" ibaresinin iptaline karar verildiği,
davacının isteğinin Yönetmelik'te tesis tanımı içinde yer almayan, hatta öncesinde Yönetmelikte yer verilmesine rağmen orman alanlarındaki ruhsat sahalarında bulunmasına cevaz verilmemesi gereken birimler olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilen bir teşkilatlanmadan ibaret olduğu, davacının daha önce, ruhsatına bağlı olarak, sahasında asfalt ve beton karıştırma tesisi hiç yer almadığı gibi, aksi durumda dahi üst norm niteliğindeki Kanuna aykırı olarak düzenlendiği yargı kararıyla ortaya konulan Yönetmelik hükmü gereği alacağı iznin mevcut durumda kazanılmış hak olarak da korunamayacağı kanaatine varıldığından,
davacının isteminin reddedilmesinde mevzuata ve hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, başvuruda bulunduğu tarihte asfalt plent tesisi ve beton karıştırıcı olarak kullanım izni verilmesinde hukuken bir engel olmadığı, davalı idarece düzenlenen raporda kullanım amacı değişikliği yapılmasında sakınca görülmediği, ve Bakan oluru alınmak üzere Genel Müdürlüğe gönderildiği, 28.07.2015 tarihinde Bakan oluru ile 19.09.2024 tarihine kadar izin verildiği,
bu olur'dan iki gün sonra Danıştay Sekizinci Dairesinin "asfalt ve beton karıştırma üniteleri" yönünden yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden davalı idarece 30.07.2015 tarihli Bakanlık oluru ile beton karıştırıcı ve plent tesisine dönüştürülmesi için verilen izin açık işletme izin alanı olarak düzeltildiği, davalının kullanım amacı değişikliğinin uygun bulunduğuna dair yazısı dikkate alınarak beton karıştırma ünitesi ve asfalt plent tesisi tedariğinin gerçekleştirildiği, Yönetmelikte yer alan iptal sebeplerine dayanılmaksızın 28.07.2015 tarihli iznin iptal edildiği,
davalı idarece başvurusu üzerinden çok zaman geçtikten sonra değişen mevzuat nedeniyle talebinin reddinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/6418, K. 2024/369, 2 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama