İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/1617 K.2023/4044

2- (DAVACI) ...'ya velayeten ...ve ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2021/1617Karar2023/4044Tarih21 Eylül 2023Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/1617 E., 2023/4044 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
21 Eylül 2023
Esas No
2021/1617
Karar No
2023/4044
Temyiz edenler
1- (DAVALI) ...Bakanlığı
Vekili
Hukuk Müşaviri ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

2- (DAVACI) ...'ya velayeten ...ve ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU

... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: 10/11/2014 tarihinde Atatürk'ü anma etkinlikleri sırasında meşalede kullanılan ispirtonun parlaması ve yanması sonucunda ilkokul 4. sınıf öğrencisi olan davacı ...'nun yanmak suretiyle yaralanması nedeniyle 1.000-TL (ıslah sonrası 205.974,74-TL) maddi ve 400.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; ...'nun 4. sınıf öğrencisi olarak eğitim gördüğü Mehmet Özcan Torunoğlu Ortaokulu'nda eğitim-öğretim faaliyetinin bir parçası olan 10 Kasım etkinlikleri sırasında meşale yakımı konusunda idare adına hareket eden okul görevlilerince kusurlu davranılması nedeniyle yanarak yaralandığı ve vücudunda oluşan yanıklar nedeniyle 3 kez operasyon, 6 kez lazer ve intralezyonel enjeksiyon olmak üzere tedaviler aldığı, eğitim hizmetinin yürütümünde davalı idarece kusurlu davranıldığı,

dolayısıyla idarenin hizmet kusuru nedeniyle iş gücü kaybına uğrayan ... için bilirkişi raporu ile hesaplanan 205.974,74-TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 205.974,74-TL'nin 1.000-TL'lik kısmının davacının ...İdare Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 20/05/2015 tarihinden itibaren, 204.974,74-TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, yanmak suretiyle yaralanmanın vermiş olduğu ızdırap ve psikolojik travmanın yetişkin bireylere nazaran çocuklarda çok daha fazla olacağının yadsınamaz bir gerçek olduğu,

olay anında ve sonrasındaki tedavi süreçlerinde yaşamış olduğu acı, elem psikolojik travma sabit olup 12/06/2017 ve 19/10/2018 tarihlerindeki raporlarda tanı ölçütlerinin rapor tarihleri anında karşılamadığı göz önüne alındığında davacının 400.000-TL manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 250.000-TL tutarında manevi tazminatın Ankara 8. İdare Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen reddi ve kısmen kabulüne. İdare Mahkemesi kararının 205.974,74-TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 205.974,74-TL maddi tazminatın 1.000-TL'lik kısmının davacının ...

İdare Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, maddi tazminatın 204.974,74-TL'nin ise ıslah tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve manevi tazminatın kısmen kabulü ile 250.000-TL manevi tazminatın ...

İdare Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin kabulüne, maddi tazminatın 204.974,74-TL'lik kısmının ıslah tarihi olan 24/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının ıslah faizi başlangıç tarihi yönünden kaldırılmasına, ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, toplam 400.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 100.000,00 TL manevi tazminatın ...

İdare Mahkemesinin başvuru tarihi olan 20/05/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI

Davalı Milli Eğitim Bakanlığı tarafından; dava konusu olay nedeni ile iki öğretmenin ve davacı öğrencinin yaralandığı, kaza sonrasında yapılan idari soruşturma sonrasında beden eğitimi öğretmeni ve okul müdürünün görev yerinin değiştirildiği, olay sonrasında davacı öğrencinin hemen hastaneye gönderilip gerekli tedaviyi almasının sağlandığı, talep edilen tazminat miktarının olayın boyutunu aşar nitelikte olduğu ve davacı öğrencinin çocuk olması nedeniyle herhangi bir gelir elde etme durumunun olmaması nedeniyle iş göremezlik tazminatı hesaplanmasının mümkün bulunmadığı, manevi tazminat istemi için gerekli koşulların oluşmadığı ve hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

Davacı tarafından; davacının olayın meydana geldiği tarihteki yaşı ve yanık izlerinin kalıcı iz bıraktığı gözönünde bulundurulduğunda İstinaf Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının olayın özelliğine göre düşük düzeyde kaldığı, maddi tazminata ilişkin taleplerinin tam olarak kabul edilmesine rağmen hüküm tesis edilirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin unutulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından temyiz isteğinin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafça savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden temyiz istemlerinin reddi ile düzeltilerek onanması gerektiği, manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.

Yine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının b bendinde "temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı" hükme bağlanmıştır.

Temyize konu Mahkeme kararı taraflarca temyiz edilmiş olup; uyuşmazlıkta, talep edilen tazminatın miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle arttırılan kısmına yürütülecek faizin başlangıç tarihi yönünden değerlendirme yapılmıştır.

Tam yargı davalarında istemle bağlı olma kuralının sebep olduğu hak kayıplarının giderilmesi amacıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile.

"Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir." cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de, 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde ile "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dâhil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır." hükmü eklenmiştir.

6459 sayılı Kanun'un 4. maddesinin gerekçesinde; "AİHM, devletin sorumluluğuna ilişkin tazminat davalarında, davacıların yargılamanın yavaş işlemesinden doğan zararlarını ortadan kaldıracak yeterli bir çözüm bulunmadığı yönünde ülkemiz aleyhinde ihlal kararları vermektedir. Düzenlemeyle, idarî yargıda açılan tam yargı davalarında talep edilen tazminatın daha yüksek olduğunun dava devam ederken anlaşılması durumunda, davacıya talep edilen miktarı arttırma hakkı verilmemesinin adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul edilmesi sebebiyle, nihai karar verilinceye kadar ıslah suretiyle talep edilen tazminat miktarını arttırma hakkı tanınmaktadır." ifadesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Faiz, idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

Tazminatın ödenmesi istemiyle idareye yapılan başvuru üzerine, bu istemin idare tarafından açıkça veya zımnen reddi üzerine, idarenin, tazminat istemi karşısında direnmeye (temerrüde) düşürüldükten sonra davacının tazminat miktarını dava açarak talep edebileceği, açılacak davada talep edilecek tazminat miktarının serbestçe tayinine hukuki bir engel bulunmamakla birlikte, talep edilecek tazminat miktarının yüksek tutulması durumunda davacının talep ettiği tutar ölçüsünde ödemek zorunda kalacağı ve bu tür davalarda nispi olarak belirlenen yargılama harçlarının da yüksek olacağı, bunun da mahkemeye erişim hakkını kısıtlayacağı açıktır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, uğranılan zararın gerçek miktarının Mahkeme tarafından net bir şekilde ortaya çıkması durumunda, ortaya çıkan bu gerçek zararın tamamının tazmini amacıyla verilen miktar artırımına (ıslah) ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp, mevcut davada talep edilen tazminat miktarının ıslah suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu sonucuna varılmaktadır.

Yukarıda aktarılan hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, esasen davacının dava açarken yüksek oranlı yargılama harçları vb. nedenlerden dolayı tazmini isteminde bulundukları bedel dava dilekçesinde düşük belirtilmiş ise de, davacının tazminine karar verilmesi konusunda gerçek iradelerini yansıtan miktarın, ıslah ile arttırılan gerçek zararları olduğunun, bu gerçek zararın esasen idarelere başvuru tarihinde bir başka deyişle idarelerin temerrüde düşürüldüğü tarihte ortaya çıktığı, ancak davacı tarafından miktarı tam olarak bilinemediğinden ve tespit edilemediğinden dava açılırken talep edilemeyen bir zarar olduğunun kabulü,

bu kabul doğrultusunda da ıslahla arttırılan dava değerinin tamamına davalı idarenin temerrüde düştükleri idareye başvurma tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunun kabulü gerekmektedir.

Nitekim; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/06/2020 tarih ve E:2019/53, K:2020/853 sayılı kararı da bu yöndedir.

Bu durumda, idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih, davacının ...

İdare Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 20/05/2015 olduğundan, İstinaf Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. maddesinin " Kararın 204.974,74-TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 18/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine," ibaresinin , "kabul edilen 204.974,74-TL'lik kısmının ise maddi tazminatın idarenin temerrüde düşürüldüğü tarih olan 20/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idarece davacıya ödenmesine, davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiğinden,

kabul edilen 205.974,74-TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 22.863,23-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

Temyize konu kararın diğer kısımları yönünden ise; karar hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektiren bir neden bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz istemlerinin reddine, 2. ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/09/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

(X)- Dava, 10/11/2014 tarihinde Atatürk'ü anma etkinlikleri sırasında meşalede kullanılan ispirtonun parlaması ve yanması sonucunda ilkokul 4. sınıf öğrencisi olan davacı ...'nun yanmak suretiyle yaralanması nedeniyle 1.000-TL (ıslah sonrası 205.974,74-TL) maddi ve 400.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı öğrencinin meşalede kullanılan ispirtonun parlayarak yanması sonucu yarlanması akabinde ambulansla Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'ne getirildiği, yapılan ilk tetkik ve tedavinin ardından aynı gün (10/11/2014) düzenlenen Sağlık Raporu'nda davacının sağ kulak deri kısmı, sırt bölgesinin %70'i, her iki bacak arka kısımlarında 2. ve 3. derece yanıklar bulunduğu, başın arka saçlı kısmında ve saçlarında yanma olduğunun belirtildiği, 19/11/2014 tarihinde davacıya Debridman + Greftleme (yanan kısmın kazınması ve deri nakli) yapıldığı,

davacının taburcu olduğu 24/11/2014 tarihinde düzenlenen heyet raporunda ise 45 gün istirahat verildiği, 20/11/2014 tarihinde annesinin 2 ay süre ile davcıya refakat etmesi yönünde heyet raporu düzenlendiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından 01/02/2018 tarihinde hazırlanan mütalaada; dava konusu olay nedeniyle davacının 3 kez operasyon ve 6 kez lazer ıntralezyonel enjeksiyon olmak üzere tedaviler aldığı, kurulca yapılan muayenelerde davacının sol kolunda, her iki bacak iç ve arka kesimlerinde bileğe kadar devam eden yanık yara izlerinin bulunduğunun tespit edildiği,

anılan muayene tarihinde 8. sınıf öğrencisi olan davacının yaralarını arkadaşlarının görmesini istemediğini belirttiği, davacının meslekte kazanma gücünde %13 kaybının olduğu ve 3 ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtildiği, İdare Mahkemesince alınan ara karar gereği düzenlenen 30/10/2018 tarihli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Adli Tıp Anabilim Dalı Medikolegal Değerlendirme Raporu'nda.

"1- Yapılan psikiyatrik değerlendirme sonucunda, davacı ...'nun yaşadığı travmatik olaydan sonra ortaya çıkan ve yaklaşık 2 yıl boyunca devam eden güvensizlik duyguları, süreklilik gösteren olumsuz duygusal durumu, uyku sorunları, yabancılaşma duyguları, yaşadığı olayları yineleyici, sıkıntı veren düşler görme, olayı çağrıştıran uyaranlarla karşılaştığında sıkıntı yaşamave kaçınması ve uluslararası tanısal sınıflandırmalara göre Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanı ölçütlerini karşılamaktadır.

2- Olayın üzerinden 4 yılı aşkın zaman geçtiği şimdiki psikiyatrik değerlendirmeye göre; ...'nun Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanı ölçütlerini şimdiki zamanda karşılamadığı tıbbi kanaatine varılmıştır." sonucuna varıldığı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından 19/11/2018 tarihinde hazırlanan mütalaada;

dava konusu kaza sonrasında davacının aldığı tıbbi tedavi ve operasyonlar değerlendirilmek suretiyle, davacının %13 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli balımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin belirtildiği görülmektedir.

Kişilerin uğramış olduğu zarar, kişilerin hayatlarında huzursuzluğa sebep olmaktaysa, kişiye elem ve üzüntü vermekte ve kişilik değerlerine yönelikse; zararın konusu manevi olarak nitelendirilmektedir. Bu tazminatın amacı; kişilik haklarına yöneltilen saldırı sonucunda, saldırıya uğrayanın manevi zararını, çektiği üzüntüyü ve uğradığı ruhsal sarsıntıyı gidermeye yardımcı olacak ruhsal tatmin yoludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK) vermiş olduğu kararda manevi tazminatın amacının sadece rahatlatmak duygusu vermek olmadığını aynı zamanda zarar veren yanı da, dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla caydırıcı olabilmek, olduğunu belirtmiştir.

Dava konusu olayın gelişim süreci incelendiğinde, okul idaresi ve çalışanların okul bünyesinde gerçekleştirilecek bir etkinlikte son derece yanıcı ve patlayıcı nitelikte olduğu herkesin malumu olduğu ispirto gibi bir maddeyi hiçbir uyarı ve önlem almaksızın kullandıkları, bu suretle kusurlu davranış sergiledikleri yönünde bir tereddüt bulunmadığı, anılan kusurlu davranış neticesinde o dönem ilkokul 4. sınıf öğrencisi olan davacının vücudunda ağır yanıklar oluştuğu, vücudunun büyük kısmının sargılı halde kaldığı, çeşitli defalar operasyon geçirdiği ve tedaviler aldığı,

en temel gereksinimlerini dahi 3 aya yakın süre başka birisi aracılığıyla karşılayabileceğinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından belirtildiği, %13 iş gücü kaybına uğradığı, yanık izleri ve olay nedeniyle travma yaşadığı, yaşı da dikkate alındığında olay nedeniyle yaşadığı elem ve korkunun daha fazla olacağı hususları dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince belirlenen tazminat miktarının davacının duyduğu elem ve üzüntüyü karşılayacak nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, temyize konu karar ile hükmedilen tazminat miktarının, ilkokul öğrencilerinin eğitim öğretim aldığı bir eğitim kurumunda ilgili ve gerekli önlem ve tedbirleri almayan İdare tarafından üstlenilmesi gereken pozitif yükümlülüklerin yerine getirilmesini sağlayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte olup, belirlenen tazminat miktarı bu yönüyle de hukuka uygun bulunmamıştır.

Bu itibarla; davacı tarafından talep edilen 400.000-TL sebepsiz zenginleşmeye yol açacak ise de istinaf mahkemesince takdir edilen miktarın da manevi zararı karşılamaktan uzak olduğu sonucuna varılmakla, manevi tazminat miktarına yönelik temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/1617, K. 2023/4044, 21 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenlerin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. Hukuki Değerlendirme
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/1617
Karar No
2023/4044
Tarih
21 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/1628 K.2023/4188
  • Danıştay 10. Daire E.2021/1635 K.2023/4665
  • Danıştay 6. Daire E.2021/1636 K.2023/6702
  • Danıştay 6. Daire E.2021/1637 K.2023/6695
  • Danıştay 6. Daire E.2021/1641 K.2023/6707
  • Danıştay 2. Daire E.2021/1672 K.2023/4253

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.