KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/3765 E., 2023/3428 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2023
- Esas No
- 2021/3765
- Karar No
- 2023/3428
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Taş ve Mıcır ve İşl. San. Ve Tic. A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Çatalca ilçesi sınırları dahilinde ve davacının uhdesinde bulunan II(a) grubu (kalker) işletme ruhsat sahasında yapılan inceleme neticesinde, ruhsat sahası dışından kalker-mıcır ve kalker-by-pass üretilip satıldığından bahisle, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı şirket adına 4.119.892,55.-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve E… sayılı Maden İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali ve ihtirazi kayıtla ödenen 3.098.919,02 TL'nin iade edilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemde yapılan idari para cezası hesaplaması ve dayanak teknik rapor hesaplamasında, baz alınan ocak başı yılı arasında çelişki olması sebebiyle, Mahkemenin 09/09/2020 tarihli ara kararıyla idari para cezası hesaplanırken hangi dönem/dönemlerin baz alındığına ilişkin bilgi ve belgeler istenilmiş olup, davalı idare tarafından verilen cevapta, ilk tespitin yapıldığı 2015 yılının baz alındığının bildirildiği görülmekle, dava konusu işlemde ise, faaliyetin olmadığı 2016 yılı günceleme oranları üzerinden hesaplama yapıldığı,
diğer yandan davacının 2007 yılından itibaren ruhsat sahası dışında yapılan üretimden sorumlu tutulduğu ancak davacının, 17/02/2009 tarihli kalker işletme iznine kadar ruhsat sahası içerisinde faaliyetinin olmadığı, işleme dayanak tutanak ve raporda da, kim tarafından ER:… sayılı ihalelik sahadan 45.305,58 m3 ve ER:… sayılı ihalelik sahadan 547.091,54 m3 üretim yapıldığının, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde dönemleriyle birlikte açıkça tespit edilmeksizin, davacı şirket adına idari para cezası uygulandığından, yapılan imalatı kesin ve denetime elverişli ölçüme yer vermeden hesaplayarak,
kim tarafından, hangi dönemde üretim yapıldığı açıkça ortaya konulmaksızın, kriter alınan ocak başı fiyat dönemine ilişkin çelişkiler içeren dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davacıdan tahsil edilen 3.098.919,02 TL'nin davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği belirtilerek dava konusu işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödenen 3.098.919,02 TL'nin iadesi isteminin kabulü ile alınan miktarın davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2017 yılındaki mahallinde tetkike göre ruhsat alanı dışında üretim yapıldığının tespit edildiği, buna göre dava konusu işlemin tesis edildiği, ruhsat sahası içindeki ve dışındaki ocağın bütünlük arz ettiğinin heyet üyelerince belirtildiği, davacı tarafından saha içinde ve dışında yapılan ölçüme itiraz edilmediği, ruhsat sahası dışında üretim yapılmaması konusundaki uyarının altına davacı tarafından imza atılması nedeniyle davacıya idari para cezası verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/3765, K. 2023/3428, 23 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama