KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4088 E., 2023/4922 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2023
- Esas No
- 2021/4088
- Karar No
- 2023/4922
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Üniversitesi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Boğaziçi Üniversitesi … Anabilim Dalı'nda 2547 sayılı Kanun'un 50/d maddesi uyarınca araştırma görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, yasal öğrenim süresinin sona erdiğinden bahisle görevine son verilerek üniversiteden ilişiğinin kesilmesine ilişkin 16/09/2019 tarihli işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile.
2547 Yükseköğretim Kanunu'nun 44. maddesinin (c) fıkrasına dayanılarak hazırlanan Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği'nin 17. maddesinin 1. fıkrasında; doktora programının azami on iki yarı yıl olduğu, her ne kadar 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 26/11/2014 tarih ve 29187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile eklenen Geçici 67. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz." düzenlemesine yer verilmiş ise de.
Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 10/10/2017 tarihli toplantısında, 2547 sayılı Kanun'un geçici 67. maddesinin, 2547 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi kapsamında atanan araştırma görevlileri ile ÖYP kapsamında araştırma görevlisi kadrosunda bulunanların araştırma görevlisi kadrolarında azami bulunma sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verildiği hususları dikkate alındığında, 27/08/2013 tarihinde yüksek lisansını tamamlayarak 2013-2014 akademik yılı güz yarı yılında Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Jeofizik Anabilim dalında doktora programına başlayan davacının,
doktora eğitimini azami sürede tamamlayamadığı açık olduğundan, 14/09/2019 tarihinden itibaren kadro ile ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebinin de reddi gerektiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Geçici 67. maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim süreleri dikkate alınmaz.
" hükmüne yer verildiği, anılan maddede öğrencilerin azami sürelerinin hesaplanmasında başlangıç tarihinin ilgili maddenin yürürlük tarihi olduğunun açıkça belirtildiği, Yükseköğretim Kurulunun 07/08/2015 tarihinde aldığı kararla, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin halen ÖYP, 50/d ve 2547 sayılı Kanun'un 35. maddesi kapsamındaki araştırma görevlisi kadrolarında bulunanların lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına karar verilmiş ise de, anılan karara karşı açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/04/2017 tarih, 2017/231 YD itiraz numaralı kararı ile,
2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin, halen ÖYP, 2547 sayılı Kanun'un 50/d ve 35. maddeleri kapsamında araştırma görevlisi kadrolarında bulunan lisansüstü eğitim sürelerinin hesaplanmasında uygulanmamasına ilişkin YÖK Yürütme Kurulu kararının üst norm olan 2547 sayılı Kanun'a aykırı olduğuna karar verildiği, kanunda yalnızca öğrencilik için belirlenmiş olan azami sürelerin, davalı idarece öğretim görevliliği için uygulanmasının açıkça kanuna aykırı olduğu, kanunda araştırma görevlisi kadrosu için hiçbir azami süre getirilmediği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, azami sürenin sona erdiği, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 67. maddesinin öğrencilik süresinde uygulanabileceği, buna ilişkin 10/10/2017 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararı olduğu, işlemde hukuka aykırılık olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/4088, K. 2023/4922, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama