KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5226 E., 2024/1997 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 29 Mart 2024
- Esas No
- 2021/5226
- Karar No
- 2024/1997
- Temyiz eden (davalı)
- ... Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... San. ve Tic. Ltd. Şti.
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
658 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket vekili tarafından; Konya İli, ... İlçesi sınırları dahilindeki ER:... saylı II (b) grubu maden sahası işletme ruhsatı sahibi olan müvekkilinin, Maden yönetmeliğinin 82'nci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca şirket hisselerinin ... tarafından devralınması istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun uygun bulunmamasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün ... tarih ve E-... sayılı yazısı ile davacıya bildirilen Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanlığı Bağlı İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece dava konusu işlemde herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin sadece talebin uygun görülmediğinin belirtildiği, dava dosyasına sunulmuş olan 19.11.2020 tarihli savunma dilekçesinde de anılan talebin uygun görülmemesinin haklılığını ortaya koyan inceleme ve değerlendirmeye dayalı somut bir bilgi ve belgenin gösterilmediği ve davacı şirket talebinin salt Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Bağlı, İlgili ve İlişkili Kuruluşlar Taşınmaz Komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda talebin uygun olmadığına dair verilen karara atıf yapılmak suretiyle reddedildiği,
dolayısıyla dava konusu işlemin gerekçesiz olması nedeniyle davalı idarece işlemin sebep unsuru ortaya konulamadığından davacının Maden yönetmeliğinin 82'nci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca şirket hisselerinin ... tarafından devralınması istemiyle davalı idareye yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde belirtilen yönden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca iş bu iptal kararının doğrudan şirket hisselerinin ... tarafından devralınması talebinin kabulü sonucunu doğurmadığı,
davalı idarece, söz konusu talep hakkında 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 5'nci ve ve Maden Yönetmeliği'nin 82. maddesi hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldıktan sonra, davacı şirket tarafından mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilip getirilmediğine göre yeniden işlem tesis edilebileceği ve bu işleme karşı ayrıca dava açılabileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, mevzuata göre maden haklarının devir ve intikallerinin Bakan onayı ile gerçekleştiği, devir talebine ilişkin mevzuatta öngörülen belgelere sahip olmanın tek başına devir hususunda kazanılmış hak teşkil etmediği, madenlerin Devletin hüküm ve tasarrufunda olması sebebiyle devir konusunda Bakanlığın münhasıran yetkili olduğu, bu bakımdan Bakanlık bünyesinde Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bakanlık bünyesinde Taşınmaz Komisyonun kurulduğu, anılan komisyon tarafından mevzuatla tanınan yetki kapsamında dava konusu işlemin tesis edildiği, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından işlemin gerekçesiz olarak tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, sebep unsurunun ortaya konulamadığı, maden ruhsatlarının verilmesine ilişkin düzenlemelerin kanunda ve yönetmelikte açıkça gösterildiği, genelge ile üst hukuk normlarının önüne geçilemeyeceği, işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/5226, K. 2024/1997, 29 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama