İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/5292 K.2023/2861

Av. … - Av. …

Esas2021/5292Karar2023/2861Tarih26 Mayıs 2023Okuma19 dk · 3.773 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/5292 E., 2023/2861 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
26 Mayıs 2023
Esas No
2021/5292
Karar No
2023/2861
Davacı
... Sendikası (…
Vekilleri
Av. … - Av. …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.773 kelime·19 dk okuma·14 bölüm

Av. … - Av. …

DAVALILAR

1- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. …

DAVANIN KONUSU

10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. ve 7. fıkraların iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI

Münhasıran Üniversitelerarası Kurul'a ait bulunan düzenleme yetkilerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılan Yönetmelik'le kullanılmasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğu; dava konusu 6. fıkra hükmünün, doçent adaylarını hak arama özgürlüğü ile yeniden doçentlik başvurusu yapmak suretiyle akademik yükselme ve kariyer haklarını kullanma arasında tercih yapmaya zorladığı, mahkemeye erişim hakkını kısıtladığı; 7. fıkra yönünden ise, mevcut hukuk düzeninde devam edegelen bir doçentlik süreci ile aynı veya farklı anabilim dalında yeni bir doçentlik sürecinin aynı anda yürütülmesine engel bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu kuralın kanuni dayanağı olmadığı gibi bilimsel/akademik hiçbir somut gerekçeye de dayanmadığı, eğitim ve öğretim özgürlüğünü de ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI

… BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Usule ilişkin olarak, davanın yasal süresinde açılmaması halinde süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, iptali istenilen Yönetmelik hükümleri bakımından davacı Sendika'nın veya üyelerinin uğramış olduğu ya da uğrayacağı herhangi bir hak ve menfaat ihlali bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir.

Esasa ilişkin olarak, dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran adayın iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirdiği, adayların davaları kazanması ve yeni başvuru sürecinde de başarılı olması halinde doçentlik unvanının hangi tarihlerde verileceği, hangi sürecin iptal edileceği ile ilgili sorunlar yaşandığı, değişiklikle bu sorunların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği, ayrıca sözlü sınavın kaldırıldığı 7100 sayılı Kanun'dan önce doçentlik unvanının sözlü sınavda başarılı olunan tarih itibariyle verildiği,

eser inceleme aşamasından sonra sözlü sınav aşaması olduğundan adaylar davayı kazansa bile sözlü sınavda başarılı olup olmayacakları belli olmadığından Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı (ÜAK) aleyhine tazminat davası açılmazken sözlü sınav kalkınca davaların kaybedilmesi durumunda tam yargı davaları ile karşı karşıya kalındığı, bir bilim alanında jüri üyesi olarak görev yapacak profesör unvanlı akademisyenlerin sayısının belli olduğu, bu jüri üyelerinin belirli bir süre içinde çok sayıda doçentlik başvuru dosyası incelemek durumunda kaldığı, düzenlemelerle giderilmeye çalışılan çoklu başvuruların bu sayıları çok daha fazla artırdığı,

Ülkemizde yargısal süreçlerin hızlandırılmış olması ve karar sürecinin oldukça kısalmış olması da göz önünde bulundurulduğunda dava konusu 6. fıkrada hukuka aykırılık bulunmadığı. 7. fıkra yönünden ise, aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınması haksızlığının ortadan kaldırıldığı, incelenecek eserler/çalışmalar aynıysa yeni bir başvurunun hukuken korunması gerekli ve makul bir talep olmadığı savunulmaktadır.

… BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI: Usul yönünden, davacı Sendika'nın bu davayı açmakta meşru, kişisel ve güncel bir menfaati bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği belirtilmiştir.

Esas yönünden ise, doçent adaylarının sadece dava konusu edilen bilim/sanat alanından başvuruda bulunamayacağı, diğer tüm bilim/sanat dallarından başvuru yapabileceği, açılan davalar neticesinde Mevzuat Komisyonu görüşlerine göre adaya aynı alandan verilen diplomaların geri alındığı, yeni diplomalar düzenlendiği, bu uygulamaların hem adayın mağduriyetine hem de kamu hizmetinin aksamasına neden olduğu, bununla birlikte adayın doçentlik kadrosuna atandığı üniversitedeki kadrosuna ilişkin işlemlerde de değişiklikler meydana getirdiği, olağan başvuru neticesinde başarılı olup davayı kaybeden adayın aldığı doçentlik belgesinin iptal edildiği,

bu belgeye dayalı olarak yapılan atamalar ve geriye dönük ödemelerin iade edildiği, akademik camiada itibar kaybı yaşandığı, Yönetmeliğin diğer maddelerinde yer aldığı üzere eser incelemesi aşamasında başarısız sayılma, asgari başvuru şartlarını sağlamama veya etik ihlalde bulunma gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayların hemen doçentlik başvurusunda bulunamadığı, uygulamada ÜAK kararları ile yürütülen durumun mevzuatta düzenlenmesine ihtiyaç duyulduğu, aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınması haksızlığının ortadan kaldırıldığı,

farklı alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmalarının amaçlandığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Dava konusu Yönetmelik'in 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali, 7. fıkra yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : …

DÜŞÜNCESİ

Dava, 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in; 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. ve 7. fıkraların iptali istemiyle açılmıştır.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır.

Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.

(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.

(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.

b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.

Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.

ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.

e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11/b-6 maddesinde "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmış olup; "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: ..(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır.

Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

(2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde "(1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.",

"Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde "(1) Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır.

Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır.", 4. maddesinin 6. fıkrasında "Doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayın bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır.

Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." hükmü yer almaktadır.

Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkra yönünden;

Anayasa'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.".

"Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.".

"Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiştir.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.

Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.

Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.

Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkra yönünden;

Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkrada "Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar aynı ya da farklı bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunamazlar.” hükmü yer almaktadır.

Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar yönünden getirilen bu düzenlemede, aynı yayınlarla birden fazla başvuruda bulunmanın idare yönünden karışıklığa neden olacağı ve aynı yayınlar ile iki unvan alınmasının diğer adaylar için haksızlık olduğu hususları dikkate alındığında, getirilen düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varlmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali, Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 7. fıkra yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

Davalı idarelerin usule yönelik iddiaları kabul edilmeyerek işin esası incelendi.

ESAS YÖNÜNDEN

Dava; 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. ve 7. fıkraların iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir.".

"Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.".

"Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiş.

"Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde de, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri düzenlenmiştir.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:

(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.

(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.

(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.

b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.

Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.

c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.

ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.

e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11. maddesinin (b) fıkrasının 6 numaralı bendinde, "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmış olup "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde, "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: ... (4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır.

Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.

(2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.",

"Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır.

Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkra yönünden;

10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkrada, "Doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayın bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." hükmü yer almaktadır.

Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.

Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ise, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak da mümkün olmaz. (AYM, B. No: 2017/37390, 29/09/2021)

Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.

Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda; her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.

10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 7. fıkra yönünden;

10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi ile asıl Yönetmeliğin 4. maddesine eklenen 7. fıkrada, "Doçentlik başvurusu sonuçlanmamış adaylar aynı ya da farklı bilim/sanat alanından yeniden doçentlik başvurusunda bulunamazlar." hükmü yer almaktadır.

Davacı tarafından; mevcut hukuk düzeninde devam eden doçentlik süreci ile aynı veya farklı ana bilim dalında yeni bir doçentlik sürecinin aynı anda yürütülmesine engel bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu düzenlemenin Anayasal güvence altında olan bilim ve sanat özgürlüğü ile eğitim ve öğretim özgürlüğünü ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerce, uygulamada Üniversitelerarası Kurul kararları ile yürütülen durumun mevzuat düzenlemesi haline getirildiği, aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, incelenecek eserler aynı olduğunda yeni bir başvurunun hukuken korunması gerekli makul bir talep olmadığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınmasından doğan haksızlığın ortadan kaldırıldığı, bununla birlikte farklı bir alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların, bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmalarının amaçlandığı savunulmaktadır.

Doçentlik başvurularının şartları, usulü ve değerlendirme sürecine ilişkin mevzuat hükümleri incelendiğinde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda her bir bilim disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmanın doçentlik başvurusu için şart olduğu,

Üniversitelerarası Kurul'un adayın başvurduğu bilim dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit edeceği, doçentlik jürisinde yer alan asıl ve yedek üyelerin, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurul'a gönderecekleri, Üniversitelerarası Kurul'ca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verileceği, doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği.

Doçentlik Yönetmeliği’nde ise, doçentlik değerlendirmesinin Üniversitelerarası Kurul'un görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılacağı, doçentlik jürisinin adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendireceği,

jüri tarafından bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali bulmadığı ve asgari başvuru şartlarını sağladığı tespit edilen adayın akademik çalışmalarının niteliği ve bilim/sanat alanına katkısı esas alınmak suretiyle “başarılı” veya “başarısız” değerlendirmesini içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor hazırlayacağı;

jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporlarının Doçentlik Komisyonu tarafından inceleneceği ve adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığının tespiti halinde doçentlik başvurusunun Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edileceği, asgari başvuru şartlarının sağlandığının tespiti halinde ise jüri üyesine/üyelerine değerlendirme raporu hazırlaması için ek süre verileceği hususlarına yer verildiği görülmektedir.

Davaya konu 7. fıkra hükmü, başvuru hakkını kullanan doçent adayının bu başvuru süreci sonuçlanıncaya kadar yeniden başvuruda bulunamayacağına yönelik hüküm ihtiva etmekte olup bu hükümle aynı yayınlar ile iki unvan alınması sonucu diğer adaylar yönünden ortaya çıkan haksızlığın engellenmesi, farklı bir alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmasına imkan tanınması ve adayın sonuçlanmamış birden fazla başvurusundan kaynaklanan karışıklığın önlenerek doçentlik başvuru sürecinde düzenin sağlanmasının amaçlandığı görülmektedir.

Bu haliyle doçentlik başvurularının neticelenmesine ilişkin olağan süreç gözetildiğinde, orantılı ve makul bir gereklilik olarak değerlendirilen dava konusu düzenlemede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Öte yandan; davacı tarafından dava konusu düzenlemelerin yetki yönünden hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de, hem davaya konu Yönetmelik değişikliği öncesinde Üniversitelerarası Kurul'un görüşünün alındığı, hem de dava konusu düzenlemelerin içeriğine bakıldığında Kurul'un sahip olduğu yetkilere müdahale edilmediği sonucuna varıldığından davacının bu iddiası yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın İPTALİNE,

2. 10/08/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 7. fıkra yönünden DAVANIN REDDİNE,

3. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin yarısı olan … TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan … TL'nin ve yürütmenin durdurulması isteminin kısmen reddi kararına itiraz aşamasında yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4. Yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulü kararına itiraz aşamasında davalı idarelerce ayrı ayrı yapılan … TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,

5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,

6. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

7. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,

8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere,

26/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/5292, K. 2023/2861, 26 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Davalılar
  4. Davanın Konusu
  5. Davacının İddiaları
  6. Davalı İdarelerin Savunmaları
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Danıştay Savcısı : …
  10. Düşüncesi
  11. Türk Milleti Adına
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Usul Yönünden
  14. Esas Yönünden
  15. İlgili Mevzuat
  16. Hukuki Değerlendirme
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/5292
Karar No
2023/2861
Tarih
26 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2021/5298 K.2023/2566
  • Danıştay 4. Daire E.2021/5300 K.2023/2515
  • Danıştay 8. Daire E.2021/5313 K.2023/2862
  • Danıştay 8. Daire E.2021/5314 K.2023/2857
  • Danıştay 4. Daire E.2021/5317 K.2023/2516
  • Danıştay 8. Daire E.2021/5325 K.2023/2646

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.