KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7025 E., 2023/5496 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2023
- Esas No
- 2021/7025
- Karar No
- 2023/5496
- Temyiz eden (davalı)
- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, … , … , … , … , … , … , … , … plaka sayılı araçlara servis taşımacılığı kartı (tahditli plaka) verilmesine ilişkin 19.10.2020 tarihli başvurunun, belediyelerince alınan UKOME kararları çerçevesinde müracaat tarihi itibariyle tüzel kişiliklerin 25 Mayıs 2015 tarihi ile 25 Haziran 2015 tarihi arasındaki unvan ve vergi numaralarının hali hazırda değişmemiş olması gerektiğinden bahisle reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün … tarihli ve … (BK No:… - İBB No:… ) sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yukarıda yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davacı şirketin 26.04.2019 tarihinde gerçekleştirdiği tür değişikliği ile limited şirketten anonim şirkete dönüşümünün, aynı hükmi şahsiyet yeni bir türde varlığını devam ettirdiğinden, faaliyet konusunda bir değişiklik olmadığından,
var olan hukuki ilişkiler devam edeceğinden ve değişiklikten önceki haklar saklı kalacağından şirketin servis taşımacılığı kartı (tahditli plaka) talebinin olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet vermeyeceği sonucuna ulaşılmakla (diğer şartların sağlanması kaydı ile), dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı;
öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca, kanun ile büyükşehir belediyelerine verilen trafik hizmetlerini planlama, koordinasyon ve güzergah belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespiti, çalıştırılabileceği güzergahlarını tayin etme, sayılarını belirleme ve bunlara izin ve çalışma ruhsatı, plaka hakkı verilmesine ilişkin konularda karar verme yetkisinin Ulaşım Koordinasyon Merkezine ait olduğu anlaşılmakta olup, Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü'nün bu konuda işlem tesis etme yetkisi bulunmadığından,
davacı şirketin başvurusunun Ulaşım Koordinasyon Merkezi tarafından incelenip karara bağlanması gerekirken, bu konuda yetkisi bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nce tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 20.08.2020 tarihli UKOME kararında belirtilen şartlara göre UKOME adına ilgili şube müdürlüğünce işlemin tesis edildiği, uygulamaya yönelik işlemlerin Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nce yerine getirildiği, bu tür binlerce işlemin UKOME tarafından yapılmasının mümkün olmadığı, tesis edilen dava konusu işlem hukuk ve usule uygun olduğundan, temyize konu kararın bozulması gerektiği hususları ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının, karar gerekçesinden sebep unsuruna ilişkin kısmın çıkarılarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararında; davacı şirketin 26.04.2019 tarihinde gerçekleştirdiği tür değişikliği ile limited şirketten anonim şirkete dönüşümünün, aynı hükmi şahsiyet yeni bir türde varlığını devam ettirdiğinden, faaliyet konusunda bir değişiklik olmadığından, var olan hukuki ilişkiler devam edeceğinden ve değişiklikten önceki haklar saklı kalacağından şirketin servis taşımacılığı kartı (tahditli plaka) talebinin olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet vermeyeceği sonucuna ulaşılmakla (diğer şartların sağlanması kaydı ile), dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verildiği,
kararın devamında ise davacı şirketin başvurusunun Ulaşım Koordinasyon Merkezi tarafından incelenip karara bağlanması gerekirken, bu konuda yetkisi bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Daire Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nce tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verilerek, hüküm kurulduğu görülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile Mahkeme kararındaki gerekçelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; dava konusu işlemde öncelikle yetki unsuru yönünden (usulden) hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından, anılan gerekçeyle hüküm kurulması gerekirken, ayrıca işlemin esası incelenmek suretiyle sebep unsuruna ilişkin gerekçeye de kararda yer verilmesinde isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bakımdan, sonucu itibarıyla hukuka uygun olduğu anlaşılan temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığına ilişkin gerekçesinin çıkarılması suretiyle onanması gerekmektedir.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/7025, K. 2023/5496, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama