İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /8. Daire

DANIŞTAY · 8. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 8. Daire E.2021/7125 K.2024/3958

Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde İR:... ruhsat numaralı mermer madeni sahası için, 18.456,04 m² yüzölçümlü alan maden işletme izni verilmesi istemiyle yapılan 02.03.2018 tarihli başvurunun, anılan sahanın orman olarak…

Esas2021/7125Karar2024/3958Tarih28 Haziran 2024Okuma8 dk · 1.612 kelime

KÜNYE

Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/7125 E., 2024/3958 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire

Karar tarihi
28 Haziran 2024
Esas No
2021/7125
Karar No
2024/3958
Temyiz eden (davalı)
...Müdürlüğü
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
...İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... gün ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.612 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde İR:... ruhsat numaralı mermer madeni sahası için, 18.456,04 m² yüzölçümlü alan maden işletme izni verilmesi istemiyle yapılan 02.03.2018 tarihli başvurunun, anılan sahanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği gerekçesiyle reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle, bu işlemin bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; ilgili ruhsat sahası içinde önceden 26.179,44 m² lik orman izni verildiği ve bu sahalarda madencilik çalışması yapılmış olup talep edilen işletme sahasının da izinli sahalara dayandığı, bu sebeple orman bütünlüğü önceden bozulmuş bir saha olduğu,

planlanan işletme alanı için alternatif bir alan olmadığı göz önüne alındığında, zaten bozulmuş ve yeniden eski hale gelmesi mümkün olmayan alanda yapılacak madencilik faaliyetinin ekonomik sonuçları dikkate alındığında, madencilik faaliyeti için yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, mevzuat gereği yapılan değerlendirme sonucu sahanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Davacı şirket tarafından, ... ili, ... ilçesi sınırları içerisinde İR:... ruhsat numaralı mermer madeni sahası için, 18.456,04 m² yüzölçümlü alanmaden işletme izni verilmesi istemiyle yapılan 02.03.2018 tarihli başvurunun, anılan sahanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü ve izin verilmesinde kamu yararı görülmediği gerekçesiyle reddine yönelik ... tarih ve ... sayılı Orman Genel Müdürlüğü işlemiyle, bu işlemin bildirimine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 169. maddesinde, Devletin, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyacağı ve tedbirleri alacağı, bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olduğu, kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamayacağı,ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.

6831 sayılı Orman Kanunu'nun, 5995 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile değişik 16. maddesinde, "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir.

Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır.

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.Orman Kanunu'nun 16. maddesinin verdiği yetkiye istinaden hazırlanan ve Resmî Gazete'nin 30/09/2010 gün ve 27715 sayılı nüshasında yayımlanan Orman Kanununun 16'ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin "Maden işletme izni" başlıklı 8'inci maddesinin birinci fıkrasında, izin verilmesi talebiyle yapılacak müracaat dosyasına hangi evrakların eklenmesi gerektiği, aynı maddenin ikinci fıkrasında,

bölge müdürlüğünün, yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleyeceği, eksik veya yanlış evrak varsa müracaat sahibine bildireceği, belgeler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması hâlinde oluşturulan heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talep edilen alanın Devlet ormanlarına rastlayan kısımları için bedelli rapor tanzim edileceği, aynı maddenin (3) numaralı fıkrasında ise, Bakanlıkça uygun görülenlere, ruhsat süresi dikkate alınarak izin verileceği ifade edilmiş.

"Maden tesis ve altyapı tesis izni" başlıklı 10'uncu maddesininde, madencilik faaliyetleri için gerekli ve orman sayılan alanda yapılması zorunlu tesislere ve altyapı tesislerine ruhsat alanı içinde, talep edilen altyapı tesislerinin ruhsat alanı içinde yapılması için uygun alan bulunmadığının heyet tarafından tespit edilmesi hâlinde ruhsat alanı bitişiğinde de izin verilebileceği, izin verilmesi talebiyle yapılacak müracaat dosyasına hangi evrakların ekleneceği, bölge müdürlüğünün, yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceleyeceği, eksik veya yanlış evrak varsa müracaat sahibine bildireceği,

belgeler tamamlanıncaya kadar talebin değerlendirmeye alınmayacağı, evrakın tam olması hâlinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, tesis ve altyapı tesislerinin Devlet ormanlarında yapılmasının zorunlu olup olmadığı hususunu da içeren bedelli izin raporu düzenleneceği, Bakanlıkça uygun görülenlere, ruhsat süresi dikkate alınarak tesis veya altyapı tesis izni verileceği, bir ruhsat alanında tesis ve/veya altyapı tesis izni verilebilmesi için o ruhsat alanında maden arama, hammadde üretim izni veya maden işletme izninin alınmış olması şartı aranacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Bu özel ve ayrıntılı düzenlemenin ülkemizde orman örtüsünün sürekli yok edilmesi gerçeğinden kaynaklandığı kuşkusuzdur. Anayasa'nın 169. maddesinden gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (ANYM., 13.09.2000 tarih ve E:2000/21, K:2000/16 sayılı kararı)

Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin 22.11.2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır.

İdare Mahkemesince, hükme esas alınan tarihli bilirkişi raporunda, açıkça, dava konusu izin talep edilen pasa döküm sahası verimli ve kapalılığı yüksek olan karaçam ve kızılçamlardan oluşan bir orman alanı üzerine bulunduğu, pasa döküm sahalarının bir daha orman haline dönüşmeyecek, yeşillenmeyecek, çalı dahi yetişmeyen alanlar olarak kalacağı ve ormanın devamlılığı ilkesinin zedeleneceği, orman varlığının azalacağı, orman bütünlüğünün önceden bozulduğu, dava konusu iznin kamu ve istihdam yararı bakımından bölgeye pozitif etki yapacağı, izin verilmemesinin uygun olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu bilirkişi raporu esas alınarak hüküm verildiği anlaşılmaktadır.

Davalı idarenin, 07.04.2021 tarihinde dosya kapsamına alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde yer alan, orman bilirkişisi tarafından sahanın bitki örtüsü ortaya konulduğu, sahanın tamamının verimli, 3 kapalı yapıda olduğu, madencilik yapılması halinde orman kaybının olacağını, sahanın madencilik faaliyeti sonunda rehabilite edilemeyeceğini, orman varlığının azalacağının belirtildiği, sahanın orman bütünlüğünün daha önce verilen izinlerle zaten bozulduğunu bildirilmesinin yerinde olmadığı,

çünkü ruhsat sahasında daha önce verilen izinlerde bozuk orman yapısı nedeniyle yeni izin talep edilen sahadan daha kötü olduğundan, kesilen ağaç miktarın da daha az olduğu, yeni izin talep edilen sahalardaki orman yapısı nedeniyle hem kesilecek ağaç sayısının çok fazla olduğu, hem de bu ağaçların kesilmesi halinde orman varlığının çok azalacağı, orman bütünlüğünün de bozulacağı, orman kaybı ile madencilik faaliyeti nedeniyle elde edilecek ekonomik fayda arasında somut veri ortaya konulmadan kıyaslama yapıldığı, orman varlığının insanlara sunduğu pek çok faydanın göz ardı edildiği,

proje ile sağlanacak istihdamın, orman varlığı az olan alternatif yerlerde orman miktarı azalmadan madencilik yapılması halinde de sağlanabileceği yönündeki itirazlarının İdare Mahkemesince değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.

Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı Kamu yararı ile madencilik iznine ait Kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Bu haliyle, izne konu edilen maden türü de dikkate alındığında, ormanlık sahada izne konu edilen maden sahasının sağlayacağı kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılması yapıldığında; ormanın sadece üzerindeki ağaçların çapı ve kullanım amacı ile ölçülebilen ve değer takdir edilen bir varlık olmadığı, ormanın insan ve diğer canlıların temel yaşam kaynakları olan başta oksijen ve temiz su kaynağı olması, erozyon ve sel gibi afetlerin oluşmasını önleme, tarımsal faaliyetlere destek olma, bölgedeki hayvancılığa katkı sağlama, birçok canlıya yaşam alanı oluşturma fonksiyonları göz önüne alındığında hesap edilemeyecek ölçüde bir değerinin olduğu hususları birlikte değerlendirilmelidir.

İdare Mahkemesince, ilgili ruhsat sahası içinde önceden 26.179,44 m² lik orman izni verildiği ve bu sahalarda madencilik çalışması yapılmış olup talep edilen işletme sahasının da izinli sahalara dayandığı, bu sebeple orman bütünlüğü önceden bozulmuş bir saha olduğu,

planlanan işletme alanı için alternatif bir alan olmadığı göz önüne alındığında, zaten bozulmuş ve yeniden eski hale gelmesi mümkün olmayan alanda yapılacak madencilik faaliyetinin ekonomik sonuçları dikkate alındığında, madencilik faaliyeti için yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de; dosya kapsamındaki bilgi belgeler ve karara esas alınan bilirkişi raporunun değerlendirilmesinden, dava konusu sahanın, daha önce izin verilen alanlardan farklı alan olduğu,

verimli ve kapalılığı yüksek karaçam ve kızılçamdan oluşan orman alanı üzerinde bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda, dava konusu izin talebine konu alanın verimli orman olarak muhafazındaki kamu yararının maden olarak işletilmesine kıyasen daha üstün olduğu sonucuna ulaşıldığından, davacı şirket tarafından 18.456,04 m² yüzölçümlü ormanlık alanda maden işletme izni verilmesi için yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 28/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Daire, E. 2021/7125, K. 2024/3958, 28 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
8. Daire
Esas No
2021/7125
Karar No
2024/3958
Tarih
28 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 8. Daire E.2021/7131 K.2024/3919
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7143 K.2024/9984
  • Danıştay 10. Daire E.2021/7174 K.2024/2311
  • Danıştay 12. Daire E.2021/7180 K.2024/2940
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7203 K.2024/9985
  • Danıştay 5. Daire E.2021/7209 K.2024/9958

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.